Danıştay7. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2022/4526 K.2024/1661
Özet: 1. Uyuşmazlık, 2020 yılında ithal edilen eşyalara ilişkin gözetim kıymeti yükseltilmesiyle artan gümrük, ilave gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerinin fazladan ödenmesi ve bu vergilerin yasal faiziyle iadesi talebine dayanmaktadır. 2. Mahkeme, ithal edilen eşyanın satış bedelinin gözetim kıymeti olarak kabul edilmesi gerektiğini doğrulayarak ve yasal faizle birlikte iadenin mümkün olduğunu karara bağlamıştır.
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/4526
Karar No: 2024/1661
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı adına
... (...) Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Telekom Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2020 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 8 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşyaların kıymetinin gözetim kıymetine yükseltilmesi suretiyle yurt dışı gidere eklenerek fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük, ilave gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerinin eşyaya ait faturalarda gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin kesin olmayan cevapla reddine ilişkin karara yapılan itirazın yine kesin olmayan cevapla reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin yasal faiziyle iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin eşyanın satış bedeli olduğu, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde sırasıyla diğer yöntemlere başvurulabileceği, gözetim uygulamasının amacının bir malın ithalatında, yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi olduğu, gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşyanın, belirlenen bir kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, sadece, "gözetim belgesi" ibrazı zorunluluğu getirildiği ve bu zorunluluğa uyulmaması halinde, Gümrük Kanunu hükümlerine göre gözetim kıymeti üzerinden tahakkuk yapılmasını gerektirir bir durumun mevcut olmadığı, beyan edilen pozisyon için Tebliğde belirtilen kıymetler, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenlemenin de bulunmadığı dikkate alındığında, gözetim uygulaması nedeniyle arttırılan kıymet üzerinden ödenen vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan iade edilecek vergilerin, 4458 sayılı Kanun’un 216. maddesi uyarınca tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle işlemin iptaline ve vergilerin tecil faiziyle iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdari başvuru yolları tüketilmeden dava açıldığı, davacının kendi beyanına göre tahakkuk ve tahsil edilen vergilerin iadesinin istenilemeyeceği, ayrıca, yasal faiz isteminde bulunulmasına rağmen talebin aşılarak tecil faizine hükmedilmesinde de hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır.
İncelenen dosyada, dava dilekçesinde haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen vergilerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesinin istenildiği görülmüştür. Dilekçede talep edilen yasal faizin kanuni dayanağı gösterilmemekle birlikte bu talepten, kanuni faize ilişkin özel düzenleme içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen "kanuni faiz"in anlaşılması gerekmektedir.
Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulması durumunda yargı yerince taleple bağlı kalınmayarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinde belirtilen tecil faizine hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir.
Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle, dava dilekçesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na tabi olan ve 07/11/2019 tarihinden sonra tahsil edilip yargı kararı uyarınca iadesi gereken bir verginin herhangi bir yasal dayanak gösterilmeksizin yasal/kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesinin istenmesi durumunda, yasal/kanuni faiz talebinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni faiz" başlıklı 1. maddesinde düzenlenen faizin anlaşılması gerektiği, bu itibarla, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca tecil faizine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, temyize konu kararın tecil faizine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesi gerektiği oyu ile, kararın belirtilen kısmına katılmıyoruz.
Esas No: 2022/4526
Karar No: 2024/1661
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı adına
... (...) Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Telekom Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2020 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 8 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşyaların kıymetinin gözetim kıymetine yükseltilmesi suretiyle yurt dışı gidere eklenerek fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük, ilave gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerinin eşyaya ait faturalarda gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin kesin olmayan cevapla reddine ilişkin karara yapılan itirazın yine kesin olmayan cevapla reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin yasal faiziyle iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin eşyanın satış bedeli olduğu, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde sırasıyla diğer yöntemlere başvurulabileceği, gözetim uygulamasının amacının bir malın ithalatında, yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi olduğu, gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşyanın, belirlenen bir kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, sadece, "gözetim belgesi" ibrazı zorunluluğu getirildiği ve bu zorunluluğa uyulmaması halinde, Gümrük Kanunu hükümlerine göre gözetim kıymeti üzerinden tahakkuk yapılmasını gerektirir bir durumun mevcut olmadığı, beyan edilen pozisyon için Tebliğde belirtilen kıymetler, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenlemenin de bulunmadığı dikkate alındığında, gözetim uygulaması nedeniyle arttırılan kıymet üzerinden ödenen vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan iade edilecek vergilerin, 4458 sayılı Kanun’un 216. maddesi uyarınca tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle işlemin iptaline ve vergilerin tecil faiziyle iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdari başvuru yolları tüketilmeden dava açıldığı, davacının kendi beyanına göre tahakkuk ve tahsil edilen vergilerin iadesinin istenilemeyeceği, ayrıca, yasal faiz isteminde bulunulmasına rağmen talebin aşılarak tecil faizine hükmedilmesinde de hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır.
İncelenen dosyada, dava dilekçesinde haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen vergilerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesinin istenildiği görülmüştür. Dilekçede talep edilen yasal faizin kanuni dayanağı gösterilmemekle birlikte bu talepten, kanuni faize ilişkin özel düzenleme içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen "kanuni faiz"in anlaşılması gerekmektedir.
Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulması durumunda yargı yerince taleple bağlı kalınmayarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinde belirtilen tecil faizine hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir.
Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle, dava dilekçesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na tabi olan ve 07/11/2019 tarihinden sonra tahsil edilip yargı kararı uyarınca iadesi gereken bir verginin herhangi bir yasal dayanak gösterilmeksizin yasal/kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesinin istenmesi durumunda, yasal/kanuni faiz talebinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni faiz" başlıklı 1. maddesinde düzenlenen faizin anlaşılması gerektiği, bu itibarla, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca tecil faizine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, temyize konu kararın tecil faizine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesi gerektiği oyu ile, kararın belirtilen kısmına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.