Danıştay7. Daireİdare Hukuku
Danıştay 7. Daire E.2022/302 K.2023/4618
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/302
Karar No : 2023/4618
TEMYİZ EDENLER: 1 - (DAVACI):...
2 - (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Otomotiv ve Endüstriyel Madeni Yağlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve gecikme faizi ile 2007 yılına ait özel usulsüzlük cezasından oluşan amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin; 2008 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, asıl amme borçlusu şirket adına yapılan tarhiyatların dava açılmayarak kesinleşmesi üzerine düzenlenen ödeme emirleri dava konusu edilmediği gibi herhangi bir ödeme yapılmayarak mal bildiriminde de bulunulmadığı, 21/10/2021 tarihli ara kararına cevaben dosyaya sunulan belgelerden, asıl amme borçlusu şirkete ait ... ilinde bulunan ve davalı idarece üzerine haciz konulan taşınmazın satıldığı ve idarenin hesabına 73.264,18-TL aktarıldığının anlaşılması karşısında, amme alacaklarının şirketten tamamen tahsil edilemeyeceği açık olmakla birlikte, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesine 06/06/2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5766 sayılı Kanun'la eklenen fıkra ile getirilen limited şirket ortağının şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları düzenlemesi, ancak bu tarihten sonraki amme alacaklarına uygulanabileceğinden, 30/06/2009 tarihinde hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan davacının 06/06/2008 tarihinden önceki borçlardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, ödeme emrinin 06/06/2008 tarihinden sonraki amme borçlarına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, dava konusu edilen bölümünün kalan kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2009 yılının Temmuz ayında hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldıkları, tarhiyatların kendilerine tebliğ edilmediği, dava konusu amme borçlarının zamanaşımına uğradığı, vadelerinin kendilerinin ortaklıktan ayrıldığı tarihlere isabet ettiği; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları; 5766 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değiştirilen ve 06/06/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 2. fıkrasında, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacakları; 3. fıkrasında, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükümlerine göre müteselsilen sorumlu olacakları hükme bağlanmıştır.
5766 sayılı Kanun'un 3. maddesinin gerekçesiyle birlikte değerlendirildiğinde anılan düzenlemelere göre, 06/06/2008 tarihinden sonra doğan borçlara ilişkin olarak, limited şirketlerde sermaye payını devralarak ortak olan kişiler, devir öncesine ait borçlardan, yani devir tarihinden önce tahakkuk etmiş ve vadesinde ödenmemiş olmaları nedeniyle kesinleşmiş olan borçlardan devreden kişiyle birlikte müteselsilen sorumlu oldukları gibi devir tarihinde henüz kesinleşmemiş olan borçlar yönünden borcun doğduğu dönemde ortak olmasalar da ödenmesi gereken dönemde ortak olmaları halinde de müteselsilen sorumlu bulunmaktadırlar. Dolayısıyla, amme alacağının ait olduğu dönemdeki şirket ortağının sorumluluğu tartışmasız olup söz konusu yasa düzenlemesi ile müteselsil sorumluluk hükmünün devralan ortak için getirildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, ... Otomotiv ve Endüstriyel Madeni Yağlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve gecikme faizi ile 2007 yılına ait özel usulsüzlük cezasından doğan amme alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin; 2008 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, davacının ortaklıktan ayrıldığı tarihten önceki amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle işlemin bu kısmının iptalini yolunda verilen Daire kararında hukuka uyarlık bulunmadığı görüşüyle karara katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/302
Karar No : 2023/4618
TEMYİZ EDENLER: 1 - (DAVACI):...
2 - (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Otomotiv ve Endüstriyel Madeni Yağlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve gecikme faizi ile 2007 yılına ait özel usulsüzlük cezasından oluşan amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin; 2008 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, asıl amme borçlusu şirket adına yapılan tarhiyatların dava açılmayarak kesinleşmesi üzerine düzenlenen ödeme emirleri dava konusu edilmediği gibi herhangi bir ödeme yapılmayarak mal bildiriminde de bulunulmadığı, 21/10/2021 tarihli ara kararına cevaben dosyaya sunulan belgelerden, asıl amme borçlusu şirkete ait ... ilinde bulunan ve davalı idarece üzerine haciz konulan taşınmazın satıldığı ve idarenin hesabına 73.264,18-TL aktarıldığının anlaşılması karşısında, amme alacaklarının şirketten tamamen tahsil edilemeyeceği açık olmakla birlikte, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesine 06/06/2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5766 sayılı Kanun'la eklenen fıkra ile getirilen limited şirket ortağının şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları düzenlemesi, ancak bu tarihten sonraki amme alacaklarına uygulanabileceğinden, 30/06/2009 tarihinde hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan davacının 06/06/2008 tarihinden önceki borçlardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, ödeme emrinin 06/06/2008 tarihinden sonraki amme borçlarına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, dava konusu edilen bölümünün kalan kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2009 yılının Temmuz ayında hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldıkları, tarhiyatların kendilerine tebliğ edilmediği, dava konusu amme borçlarının zamanaşımına uğradığı, vadelerinin kendilerinin ortaklıktan ayrıldığı tarihlere isabet ettiği; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları; 5766 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değiştirilen ve 06/06/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 2. fıkrasında, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacakları; 3. fıkrasında, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükümlerine göre müteselsilen sorumlu olacakları hükme bağlanmıştır.
5766 sayılı Kanun'un 3. maddesinin gerekçesiyle birlikte değerlendirildiğinde anılan düzenlemelere göre, 06/06/2008 tarihinden sonra doğan borçlara ilişkin olarak, limited şirketlerde sermaye payını devralarak ortak olan kişiler, devir öncesine ait borçlardan, yani devir tarihinden önce tahakkuk etmiş ve vadesinde ödenmemiş olmaları nedeniyle kesinleşmiş olan borçlardan devreden kişiyle birlikte müteselsilen sorumlu oldukları gibi devir tarihinde henüz kesinleşmemiş olan borçlar yönünden borcun doğduğu dönemde ortak olmasalar da ödenmesi gereken dönemde ortak olmaları halinde de müteselsilen sorumlu bulunmaktadırlar. Dolayısıyla, amme alacağının ait olduğu dönemdeki şirket ortağının sorumluluğu tartışmasız olup söz konusu yasa düzenlemesi ile müteselsil sorumluluk hükmünün devralan ortak için getirildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, ... Otomotiv ve Endüstriyel Madeni Yağlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve gecikme faizi ile 2007 yılına ait özel usulsüzlük cezasından doğan amme alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin; 2008 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, davacının ortaklıktan ayrıldığı tarihten önceki amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle işlemin bu kısmının iptalini yolunda verilen Daire kararında hukuka uyarlık bulunmadığı görüşüyle karara katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.