‹ Ana sayfa
Danıştay7. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 7. Daire E.2022/1730 K.2023/4129

Esas No: 2022/1730 · Karar No: 2023/4129 · Karar Tarihi: 26.10.2023
Özet: Uyuşmazlık, davacının dahilde işleme izin belgesinin iptali nedeniyle düşen gümrük vergileri, para cezası, faizleri ve ek vergilere ilişkin tazminat talebine yöneliktir; Mahkeme, kararın onaylandığını, davacının maktu karar harcını ödemiş olduğunu, kararın 26/10/2023 tarihinde oybirliğiyle verildiğini ve karar düzeltme yolunun devreye girebileceğini belirtmiştir.
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/1730
Karar No: 2023/4129

TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI): ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ: Av. ...

2- (DAVALI): ... Bakanlığı adına ... Bölge Gümrük Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle 20/06/2008 tarih ve 2008/D1-2649 sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında geçici olarak ithal edilen eşyaya ilişkin olarak dahilde işleme izin belgesinin re'sen iptal edildiğinden bahisle gümrük vergileri, vergiler üzerinden hesaplanan para cezası, gümrük vergilerine ait gecikme faizi, kaynak kullanımını destekleme fonu payı, fon payının matraha dahil edilmesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisi ile bu verginin faizi, fon payı üzerinden hesaplanan cezai faize ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, olayda, mal mukabili ödeme şeklinde gerçekleştirilen ithalat için, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve fon payının matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilmesi gereken katma değer vergisinin, ithalatların dahilde işleme rejimi kapsamında gerçekleştirilmesi nedeniyle ithalat sırasında tahakkuk ettirilmesi söz konusu olmadığından, davaya konu işlemin, fon payı ve ek katma değer vergisine ilişkin kısmının yeni bir tahakkuk, para cezası kısmının ise yeni bir işlem olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilmiş bir işlem ile takibinin mümkün olmadığı, davalı idarece Gümrük Kanunu'nun 242. maddesine göre itiraz hakkının kullandırılmasını ve itiraz üzerine verilen olumsuz işleme karşı başvurulacak idari yargı mercii ve süresinin gösterilmesini temin edecek şekilde bir işlem tesis edilmesi gerektiği; kaynak kullanımını destekleme fonu payı tutarı üzerinden, 1988/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8. maddesi uyarınca müeyyide olarak cezai faiz hesaplanmasının, Anayasanın 38. maddesinde ifade edilen "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğunun anlaşılması karşısında dava konusu işlemin, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile fon payının matraha dahil edilmesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisi, bu verginin faizi ile gümrük vergileri üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezası ve fon payı üzerinden hesaplanan cezai faize ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından, adına tescilli beyanname ile dahilde işleme izin belgesi kapsamında geçici olarak ithal edilen eşyanın girişi esnasında gümrük vergilerinin tahakkuk ettirildiği ve indirimli teminat uygulamasından yararlanılarak %10'una tekabül eden kısmının teminata bağlandığı, daha sonra dahilde işleme izin belgesinin rejim şartlarının ihlal edildiğinden bahisle re'sen iptal edilmesi üzerine, teminat mektupları iade edilmeden tesis edilen işlemin başlangıçta tahakkuk ettirilen ve kesinleşen gümrük vergilerine ilişkin kısmı zamanaşımına uğramadığından, işlemin bu kısmı yönünden 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca alacağın vadesinin belirlenmesi işlemi olduğunun kabulü suretiyle olayda rejim ihlali bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, davacı adına düzenlenen dahilde işleme izin belgesinin müeyyideli olarak re'sen kapatıldığı, bu işlemin dava konusu edilmediği, belge kapsamında ithal edilen eşyanın işlenerek ihraç edildiğine ilişkin davacı tarafından sunulan bir bilgi veya belgenin olmadığı, dava dilekçesinde de mali sıkıntı yaşanması nedeniyle izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyaların bir kısmının ihraç edilmediğinin beyan edildiği, ara kararları ile ithal edilen eşyanın tamamının veya bir kısmının ihraç edilip edilmediğinin taraflardan sorulduğu, davacı tarafından cevap verilmediği, davalı idarece, bu eşyanın yurt dışı edildiğine dair bir bilgi ve kayda rastlanılmadığı şeklinde cevap verildiği görüldüğünden, dahilde işleme rejimi hükümlerinin ihlal edildiği sonucuna varıldığı, bu durumda, davacı adına tahakkuk ettirilen gümrük vergileri ile gümrük vergilerine ait gecikme faizinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, izin belgesi kapsamındaki malların bir kısmı ihraç edilemediği halde hesaplamaya ihraç edilen mallara ait vergilerin de dahil edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı; davalı idarece, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davalı idarece savunma verilmemiş; davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.

Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.

Temyiz istemine konu kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 25/10/2019 tarih ve E:2015/1657, K:2019/5678 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davalı idarece temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, temyize konu kararın davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?