Danıştay7. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2021/1792 K.2024/687
Özet: (1) Davacı, 2018 ve 2019 yıllarında gümrükte serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ödenen vergilerin, 4458 sayılı Kanun’un 211. maddesi uyarınca iadesi talep ediyor. (2) Danıştay, 7. Daire Başkanı kararında, verginin tazmin edilmesi gereken maddeyi (küçük heykeller, saksı vb.) ana olarak tanımlarken, iade edilmemesi gereken maddeler (kozmetik, bambu, kulaklık vb.) için hükmü bozulması gerektiğini belirleyerek, davacının iade talebini kısmen reddetti.
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/1792
Karar No: 2024/687
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2018 ve 2019 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 10 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalara ilişkin gözetim kıymetinden kaynaklandığı ileri sürülerek fazladan ödenen vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi talebiyle yapılan başvuruların reddine dair kararlara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının geri verme başvurusuna konu ettiği beyannameler muhteviyatı eşyaların bir kısmının gözetim uygulaması kapsamında olduğu, bir kısmının ise herhangi bir gözetim uygulamasına tabi olmadığının anlaşıldığı, dava konusu işlemin "küçük heykeller, saksı, koruyucu kapak, oyuncak ve yapma çiçek aksamı" cinsi eşyalara isabet eden kısmına ilişkin olarak; Tebliğ'de belirtilen birim kıymetin eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı, gözetim önlemleri nedeniyle artırılan değer üzerinden ödenen verginin iadesi gerektiğinden dava konusu işlemin anılan eşyalara isabet eden kısmında hukuki isabet bulunmadığı ve bu eşyalara ilişkin fazladan ödenen tutarın başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği, dava konusu işlemin "kozmetik, bambu, kulaklık, powerbank ve şarj aleti " cinsi eşyalara isabet eden kısmına gelince; davacının beyan ettiği yurt dışı gider kaleminin satış bedeline dahil olmadığı yönünde açık ve net herhangi bir verinin bulunmadığı, fazladan beyan edildiği ileri sürülen tutarın gerçeği yansıtmadığının ve gerçek satış bedelinin tespiti için inceleme, araştırma ve hukuki yorum yapılması gerektiğinden, davacının geri verme isteminin bahsi geçen eşyalar yönünden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı anlaşılmış olup, dava konusu işlemin bu eşyalara isabet eden kısımlarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin, gözetim uygulamasına tabi olan eşyalardan kaynaklanan kısmının iptali ile bu eşyalar nedeniyle fazladan ödenen tutarın başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesine; kalan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf istemlerine konu vergi mahkemesi kararının, dava konusu işlemin "küçük heykeller, saksı, koruyucu kapak, oyuncak ve yapma çiçek aksamı" cinsi eşyalara isabet eden kısmının iptali ve fazladan ödenen vergilerin tecil faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrası hukuka uygun görülmüş olup, davalı idarece istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bu kısmını kusurlandıracak nitelikte bulunmadığı; dava konusu işlemin "kozmetik, bambu, kulaklık, powerbank ve şarj aleti" cinsi eşyalara isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına gelince; beyannamelerde eşyaya ilişkin fatura kıymeti ile yurt dışı gider altında beyan olunan kıymet arasındaki farkın çok fazla olduğu, vergi tahakkuk ve tahsilinde fatura bedelinin gerçeği yansıtmadığı yönünde herhangi bir veri, emsal referans fiyat veya tespitin bulunmadığı, davacının beyan ettiği kıymet ile fatura kıymeti arasındaki yüksek tutarlı farkın serbest iradeyle beyan edildiğinin kabulünün hayatın olağan akışı ve ticari hayatın gerçekleriyle bağdaşmayacağı, davacıdan tahsil edilen vergilerin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının iade edilmemesinin, yukarıda açıklanan hukuki duruma aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüyle vergi mahkemesi kararının "kozmetik, bambu, kulaklık, powerbank ve şarj aleti" cinsi eşyalara isabet eden kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra, dava konusu işlemin bu kısmının iptaline, bu kısma isabet eden vergilerin idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının iade talebinin Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde düzenlenen hata halinde alınan vergilerin iadesine ilişkin geri verme hükümlerine uygun olmadığı, idarenin davacının yurtdışı gider olarak belirttiği kıymet farkının eklenmesinde baskı ya da zorlamasının olmadığı, davacı adına tesis edilen işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu kararda, beyannamelerin 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş olmaları karşısında, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle iade edilmesi gerekirken, fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle iadesine karar verildiği anlaşılmış olup, bu durum, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olduğundan, vergi dava dairesi kararının vergi mahkemesi kararında yer alan faize ilişkin hüküm fıkrasında yer alan "fazladan tahsil edilen vergilerin tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine'' ilişkin kısmın, "fazladan tahsil edilen vergilerin yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı adına 2018 ve 2019 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 10 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalara ilişkin gözetim kıymetinden kaynaklandığı ileri sürülerek fazladan ödenen vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi talebiyle yapılan başvurularının reddine dair kararlara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen vergilerin iadesine ilişkin hüküm fıkrası ile başvuru tarihinden itibaren hesaplanmak üzere iadesine hükmedilen tecil faizinin yasal faize isabet eden kısmına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Temyize konu kararın faiz istemine ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmına gelince;
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasında, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmünün yer aldığı, 2018 ve 2019 yıllarında tescil edildiği anlaşılan beyannamelere konu verginin geri verilmesinde başvuru tarihinden itibaren tecil faizinin hesaplanması gerektiğine karar verilmiş ise de, beyannamelerin 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş olması karşısında, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle iade edilmesi gerekmekte olup, hesaplanacak tecil faiziyle iadeye ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmında hukuki isabet bulunmamakla birlikte yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan bu hükmün 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün yanlışlık kapsamında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının, vergi mahkemesi kararının "fazladan ödenmek zorunda kalınan gümrük vergilerinin başvuru tarihinden itibaren işletilecek tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine" dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasından, söz konusu ibarenin çıkarılarak "fazladan tahsil edilen vergilerin başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/02/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, Türk Mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır.
Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşya için ''birim kıymet'' belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmiş; bazı dönemlerde de Gümrükler Genel Müdürlüğü'nce belirli bir eşyaya yönelik olarak çıkarılan ve ilgili gümrük müdürlüklerine bildirilen yazılarla, gözetim kıymet uygulamasına benzer nitelikte ''referans kıymet'' uygulaması getirilmiştir.
İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan; davalı İdarece belirlenen gözetim kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır.
Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğler ve genel yazılarla önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Bakanlık Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken; yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak bu beyana karşı veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır.
Bu açıklamalar göz önüne alındığında, olayda, geri verme başvurularının reddine dair kararlara vaki itirazın reddine ilişkin işlemde, beyannameler muhteviyatı "kozmetik, bambu, kulaklık, powerbank ve şarj aleti" cinsi eşyalar için gözetim kıymet uygulaması bulunmadığı halde, davacı tarafından kıymet araştırmasından kaçınmak amacıyla ek kıymet beyanında bulunulduğunun belirtildiği, dolayısıyla münhasıran anılan eşyalara özgü şekilde genel, nesnel olarak belirlenen gözetim kıymetin altında ithaline izin verilmeme durumunun söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında, davacının beyanının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunun tespitinin inceleme ve araştırma gerektirmesi ve yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduğunun açıkça anlaşılamaması nedeniyle geri verme isteminin Kanun'un anılan maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan "kozmetik, bambu, kulaklık, powerbank ve şarj aleti" cinsi eşyalara isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyoruz.
Esas No: 2021/1792
Karar No: 2024/687
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2018 ve 2019 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 10 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalara ilişkin gözetim kıymetinden kaynaklandığı ileri sürülerek fazladan ödenen vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi talebiyle yapılan başvuruların reddine dair kararlara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının geri verme başvurusuna konu ettiği beyannameler muhteviyatı eşyaların bir kısmının gözetim uygulaması kapsamında olduğu, bir kısmının ise herhangi bir gözetim uygulamasına tabi olmadığının anlaşıldığı, dava konusu işlemin "küçük heykeller, saksı, koruyucu kapak, oyuncak ve yapma çiçek aksamı" cinsi eşyalara isabet eden kısmına ilişkin olarak; Tebliğ'de belirtilen birim kıymetin eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı, gözetim önlemleri nedeniyle artırılan değer üzerinden ödenen verginin iadesi gerektiğinden dava konusu işlemin anılan eşyalara isabet eden kısmında hukuki isabet bulunmadığı ve bu eşyalara ilişkin fazladan ödenen tutarın başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği, dava konusu işlemin "kozmetik, bambu, kulaklık, powerbank ve şarj aleti " cinsi eşyalara isabet eden kısmına gelince; davacının beyan ettiği yurt dışı gider kaleminin satış bedeline dahil olmadığı yönünde açık ve net herhangi bir verinin bulunmadığı, fazladan beyan edildiği ileri sürülen tutarın gerçeği yansıtmadığının ve gerçek satış bedelinin tespiti için inceleme, araştırma ve hukuki yorum yapılması gerektiğinden, davacının geri verme isteminin bahsi geçen eşyalar yönünden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı anlaşılmış olup, dava konusu işlemin bu eşyalara isabet eden kısımlarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin, gözetim uygulamasına tabi olan eşyalardan kaynaklanan kısmının iptali ile bu eşyalar nedeniyle fazladan ödenen tutarın başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesine; kalan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf istemlerine konu vergi mahkemesi kararının, dava konusu işlemin "küçük heykeller, saksı, koruyucu kapak, oyuncak ve yapma çiçek aksamı" cinsi eşyalara isabet eden kısmının iptali ve fazladan ödenen vergilerin tecil faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrası hukuka uygun görülmüş olup, davalı idarece istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bu kısmını kusurlandıracak nitelikte bulunmadığı; dava konusu işlemin "kozmetik, bambu, kulaklık, powerbank ve şarj aleti" cinsi eşyalara isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına gelince; beyannamelerde eşyaya ilişkin fatura kıymeti ile yurt dışı gider altında beyan olunan kıymet arasındaki farkın çok fazla olduğu, vergi tahakkuk ve tahsilinde fatura bedelinin gerçeği yansıtmadığı yönünde herhangi bir veri, emsal referans fiyat veya tespitin bulunmadığı, davacının beyan ettiği kıymet ile fatura kıymeti arasındaki yüksek tutarlı farkın serbest iradeyle beyan edildiğinin kabulünün hayatın olağan akışı ve ticari hayatın gerçekleriyle bağdaşmayacağı, davacıdan tahsil edilen vergilerin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının iade edilmemesinin, yukarıda açıklanan hukuki duruma aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüyle vergi mahkemesi kararının "kozmetik, bambu, kulaklık, powerbank ve şarj aleti" cinsi eşyalara isabet eden kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra, dava konusu işlemin bu kısmının iptaline, bu kısma isabet eden vergilerin idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının iade talebinin Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde düzenlenen hata halinde alınan vergilerin iadesine ilişkin geri verme hükümlerine uygun olmadığı, idarenin davacının yurtdışı gider olarak belirttiği kıymet farkının eklenmesinde baskı ya da zorlamasının olmadığı, davacı adına tesis edilen işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu kararda, beyannamelerin 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş olmaları karşısında, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle iade edilmesi gerekirken, fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle iadesine karar verildiği anlaşılmış olup, bu durum, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olduğundan, vergi dava dairesi kararının vergi mahkemesi kararında yer alan faize ilişkin hüküm fıkrasında yer alan "fazladan tahsil edilen vergilerin tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine'' ilişkin kısmın, "fazladan tahsil edilen vergilerin yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı adına 2018 ve 2019 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 10 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalara ilişkin gözetim kıymetinden kaynaklandığı ileri sürülerek fazladan ödenen vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi talebiyle yapılan başvurularının reddine dair kararlara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen vergilerin iadesine ilişkin hüküm fıkrası ile başvuru tarihinden itibaren hesaplanmak üzere iadesine hükmedilen tecil faizinin yasal faize isabet eden kısmına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Temyize konu kararın faiz istemine ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmına gelince;
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasında, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmünün yer aldığı, 2018 ve 2019 yıllarında tescil edildiği anlaşılan beyannamelere konu verginin geri verilmesinde başvuru tarihinden itibaren tecil faizinin hesaplanması gerektiğine karar verilmiş ise de, beyannamelerin 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş olması karşısında, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle iade edilmesi gerekmekte olup, hesaplanacak tecil faiziyle iadeye ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmında hukuki isabet bulunmamakla birlikte yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan bu hükmün 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün yanlışlık kapsamında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının, vergi mahkemesi kararının "fazladan ödenmek zorunda kalınan gümrük vergilerinin başvuru tarihinden itibaren işletilecek tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine" dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasından, söz konusu ibarenin çıkarılarak "fazladan tahsil edilen vergilerin başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/02/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, Türk Mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır.
Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşya için ''birim kıymet'' belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmiş; bazı dönemlerde de Gümrükler Genel Müdürlüğü'nce belirli bir eşyaya yönelik olarak çıkarılan ve ilgili gümrük müdürlüklerine bildirilen yazılarla, gözetim kıymet uygulamasına benzer nitelikte ''referans kıymet'' uygulaması getirilmiştir.
İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan; davalı İdarece belirlenen gözetim kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır.
Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğler ve genel yazılarla önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Bakanlık Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken; yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak bu beyana karşı veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır.
Bu açıklamalar göz önüne alındığında, olayda, geri verme başvurularının reddine dair kararlara vaki itirazın reddine ilişkin işlemde, beyannameler muhteviyatı "kozmetik, bambu, kulaklık, powerbank ve şarj aleti" cinsi eşyalar için gözetim kıymet uygulaması bulunmadığı halde, davacı tarafından kıymet araştırmasından kaçınmak amacıyla ek kıymet beyanında bulunulduğunun belirtildiği, dolayısıyla münhasıran anılan eşyalara özgü şekilde genel, nesnel olarak belirlenen gözetim kıymetin altında ithaline izin verilmeme durumunun söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında, davacının beyanının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunun tespitinin inceleme ve araştırma gerektirmesi ve yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduğunun açıkça anlaşılamaması nedeniyle geri verme isteminin Kanun'un anılan maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan "kozmetik, bambu, kulaklık, powerbank ve şarj aleti" cinsi eşyalara isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.