Danıştay7. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.1993/5576 K.1995/5516
Özet: (1) Çankaya Vergi Dairesi, borçlu cari hesap şeklinde çalışan kredi sözleşmelerinin süresi uzatılmadan aynı sözleşmelerle kredi verilmesi durumunda damga vergisinin doğmadığını iddia ederek, 1990 Ocak dönemi için kesilen kaçakçılık cezalı damga vergisi tarifesinin iptalini talep etti. (2) Danıştay Yedinci Daire, temyiz dilekçesindeki iddiaların yasal ve usul gerekçelerine uymadığını belirterek temyiz isteğini reddetti ve vergi mahkemesinin kararını onadı.
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 1993/5576
Karar No: 1995/5516
Temyiz İsteminde Bulunan: Çankaya Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı Taraf: ... Meşrutiyet Şubesi
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 1990 yılının Ocak dönemine ilişkin olarak düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden tarh edilen kaçakçılık cezalı damga vergisini; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. ve 2. maddelerinden bahisle, dosyanın ve ara kararı ile getirtilen sözleşmelerin incelenmesinden, süresiz olarak imzalanan ve borçlu cari hesap şeklinde çalışan genel kredi ve cari hesap sözleşmelerinin düzenlendiği tarihte damga vergisinin ödendiğinin ve bu sözleşmelerin süresinin uzatıldığına ilişkin herhangi bir mektup veya şerh bulunmadığının görüldüğü, ancak davalı idarece, borçlu cari hesap şeklinde çalışan genel kredi ve cari hesap sözleşmelerinin kredi kullanma süreleri tamamlandığı halde, sözleşmelerin yenilenmesi işlemleri yapılmadan aynı sözleşmelerle kredi kullandırılmaya devam edilmesi halinde mukavelenamenin süresinin uzatılmış sayılacağından hareketle vergi tarhiyatının yapılmış olduğu, oysa vergi hukukunda vergiyi doğuran olayın her vergi nev'inde ayrı ayrı belirtildiği, damga vergisinde vergiyi doğuran olayın, kanunda belirlenmiş kağıtların düzenlenmesi veya bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesi, uzatılması ve değiştirilmesi, devri veya bozulmasının şerh edilmesi ile meydana geleceği, sözleşmelerde sürenin uzatıldığına ilişkin Damga Vergisi Kanununun 2. Maddesine uygun bir şerh veya mektup bulunmamakla birlikte, süre uzatılmaksızın aynı sözleşmelerle kredi kullandırılmasına devam edilmesi halinde vergiyi doğuran olay gerçekleşmemesine rağmen sürenin zımnen uzatılmış olduğundan hareketle vergi salınmasında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle terkin eden ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararının; 4 numaralı Bankalar Kanunu Tebliğinde, kredilerde vadenin 18 ayı geçemeyeceğinin belirtildiği, bu nedenle 18 aylık sürenin tamamlanmasından sonra aynı sözleşmeye dayanılarak kredi kullandırılmaya devam edilmesi halinde, ilk kredi kullandırılması tarihinin Damga Vergisi Kanunu açısından süre uzatım tarihi olacağı, bu durumda yapılan cezalı damga vergisi tarhiyatında yasal isabetsizlik bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yolundadır.
Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: İleri sürülen bozma nedenleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1 numaralı bendinde öngörülen nedenlerden hiçbirisine girmediğinden, temyiz isteğinin reddi ile hukuka ve usul hükümlerine uygun bulunan vergi mahkemesi kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine, kararın onanmasına, 20.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Esas No: 1993/5576
Karar No: 1995/5516
Temyiz İsteminde Bulunan: Çankaya Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı Taraf: ... Meşrutiyet Şubesi
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 1990 yılının Ocak dönemine ilişkin olarak düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden tarh edilen kaçakçılık cezalı damga vergisini; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. ve 2. maddelerinden bahisle, dosyanın ve ara kararı ile getirtilen sözleşmelerin incelenmesinden, süresiz olarak imzalanan ve borçlu cari hesap şeklinde çalışan genel kredi ve cari hesap sözleşmelerinin düzenlendiği tarihte damga vergisinin ödendiğinin ve bu sözleşmelerin süresinin uzatıldığına ilişkin herhangi bir mektup veya şerh bulunmadığının görüldüğü, ancak davalı idarece, borçlu cari hesap şeklinde çalışan genel kredi ve cari hesap sözleşmelerinin kredi kullanma süreleri tamamlandığı halde, sözleşmelerin yenilenmesi işlemleri yapılmadan aynı sözleşmelerle kredi kullandırılmaya devam edilmesi halinde mukavelenamenin süresinin uzatılmış sayılacağından hareketle vergi tarhiyatının yapılmış olduğu, oysa vergi hukukunda vergiyi doğuran olayın her vergi nev'inde ayrı ayrı belirtildiği, damga vergisinde vergiyi doğuran olayın, kanunda belirlenmiş kağıtların düzenlenmesi veya bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesi, uzatılması ve değiştirilmesi, devri veya bozulmasının şerh edilmesi ile meydana geleceği, sözleşmelerde sürenin uzatıldığına ilişkin Damga Vergisi Kanununun 2. Maddesine uygun bir şerh veya mektup bulunmamakla birlikte, süre uzatılmaksızın aynı sözleşmelerle kredi kullandırılmasına devam edilmesi halinde vergiyi doğuran olay gerçekleşmemesine rağmen sürenin zımnen uzatılmış olduğundan hareketle vergi salınmasında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle terkin eden ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararının; 4 numaralı Bankalar Kanunu Tebliğinde, kredilerde vadenin 18 ayı geçemeyeceğinin belirtildiği, bu nedenle 18 aylık sürenin tamamlanmasından sonra aynı sözleşmeye dayanılarak kredi kullandırılmaya devam edilmesi halinde, ilk kredi kullandırılması tarihinin Damga Vergisi Kanunu açısından süre uzatım tarihi olacağı, bu durumda yapılan cezalı damga vergisi tarhiyatında yasal isabetsizlik bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yolundadır.
Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: İleri sürülen bozma nedenleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1 numaralı bendinde öngörülen nedenlerden hiçbirisine girmediğinden, temyiz isteğinin reddi ile hukuka ve usul hükümlerine uygun bulunan vergi mahkemesi kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine, kararın onanmasına, 20.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.