‹ Ana sayfa
Danıştay 6. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 6. Daire E.2023/556 K.2023/2380

Esas No: 2023/556 · Karar No: 2023/2380 · Karar Tarihi: 07.03.2023
Özet: (1) Uyuşmazlık, 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ile eklenmiş 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun uygulama imar planlarına ilişkin hükümlerinin uygulanması ve adli yargının görev alanına girip girmemesi konusundaki çelişkiye dayanmaktadır. (2) Danıştay Altıncı Daire, imar planlarının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl içinde uygun işlemlerin yapılmaması halinde idari yargının görevsiz ölçekte görev yapma zorunluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın idari yargının görev alanına girmediğini ve bu nedenle idari yargının kararını reddettiğini kararını vermiştir.
T.C. DANIŞTAY ALTINCI DAİRE
Esas No: 2023/556
Karar No: 2023/2380

TEMYİZ EDEN

TARAFLAR: I- (DAVACI) …

VEKİLİ: Av. …
II- (DAVALI) … Bakanlığı - ANKARA

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF: 1- … Bakanlığı
2- …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakimi …'nun açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Ek 1. maddesinin 1. fıkrasına; 26/11/2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesiyle eklenen cümle ile uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde ilgili idarelerce imar programlarının veya imar uygulamalarının yapılmaması ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların kamulaştırılmaması veya her hâlde mülkiyet hakkının kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davaların adli yargıda görüleceği düzenlenmiş olup söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra adli yargı yerleri görevli olduğundan, idari yargı mercilerinde görülmekte olan davaların anılan Kanun hükmü gereğince görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan; davanın açıldığı tarihte görevli bulunan mahkemenin sonradan çıkan yasa ile görevsiz hale gelmesi üzerine verilecek görevsizlik kararlarında taraflara vekalet ücreti yükletilmesine hukuken olanak bulunmadığı, ayrıca görevsizlik kararı verilinceye kadar taraflarca yapılmış olan yargılama giderlerinin ise usule ilişkin mevzuat ve uyuşmazlık konusuyla ilgili yerleşik içtihatlar çerçevesinde, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu dikkate alınarak takdir edileceği tabiidir.

Nitekim, Dairemizin konuyla ilgili 30/11/2022 tarihli, E:2021/7461, K:2022/10466 sayılı kararında bu hususlar ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/03/2023 tarihinde, kesin olarak, usulde ve esasta oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X):
Dairemizin 30/11/2022 tarihli, E:2021/7461, K:2022/10466 sayılı kararında yer alan gerekçelerle karara katılmıyorum.

KARŞI OY (XX):
2942 sayılı, Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesinde; " (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.) Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E:2016/181 K:2018/111 sayılı Kararı ile) (Ek cümle:16/11/2022-7421/3 md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü yer almaktadır.

Uyuşmazlık konusu taşınmazın imar planında "Telekom Alanı" olarak ayrıldığı, telekomünikasyona ilişkin alt yapı çalışmalarının ise davalı idarenin uhdesinde olmadığı dikkate alındığında, anılan taşınmaz, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlardan sayılamayacağından, uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiği düşüncesiyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.

Esas yönünden ise; Dairemizin 30/11/2022 tarihli, E:2021/7461, K:2022/10466 sayılı kararında yer alan gerekçelerle karara katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?