‹ Ana sayfa
Danıştay6. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 6. Daire E.2022/6892 K.2025/3052

Esas No: 2022/6892 · Karar No: 2025/3052 · Karar Tarihi: 28.05.2025
Özet: (1) Uyuşmazlık, Siirt Belediye Meclisi’nin kararına göre belirlenen taşınmazda yapılaşma koşullarını değiştirerek, cephe mesafelerinin güncellenmesi ve ticaret alanı olarak yeniden belirlenmesi yönündeki nazım imar planı değişikliğinin kabulü üzerine açılan idari davadır. (2) Mahkeme, plan açıklama raporu ve bilirkişi raporundaki eksiklikler ve hukuka uygunluk konusundaki yetersizlikler nedeniyle mahkeme kararını bozalaksızın, temyiz talebini reddederek davanın ilk derece mahkemesine iade edilmesini onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY ALTINCI DAİRE
Esas No: 2022/6892
Karar No: 2025/3052

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Yönetimi

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...

DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- ... Vakıf Tüzel Kişiliği
2- ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN ÖZETİ: Siirt İli, Merkez İlçesi, ..., ... ada, ... parsel sayılı, mevcut planlarda belediye hizmet alanı olarak belirlenmiş olan taşınmazın fonksiyonunun cephe mesafeleri güncellenmek, bunun dışında yapılaşma koşullarında herhangi bir değişiklik yapılmamak kaydıyla ticaret alanı olarak belirlenmesine yönelik olarak yapılan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin kabulüne ilişkin Siirt Belediye Meclisi'nin ... tarihli, ... sayılı kararı ile anılan karar doğrultusunda verilen 29/11/2019 tarihli yapı ruhsatının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemlerden nazım imar planı değişikliği yönünden dosya kapsamında mevcut bir plan açıklama raporunun bulunmadığı, öte yandan Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda anılan plan değişikliğinin hukuka uygunluğu açısından herhangi bir değerlendirmeye yer verilmeyip sadece dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun olduğunun belirtildiği; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden ise, plan açıklama raporunda “parselin işlevini tam anlamıyla gerçekleştirebilmesi açısından fonksiyon değişikliği yapılması” şeklinde açıklanan değişiklik gerekçesinin Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nde plan değişikliği için aranan "kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel bir gerekçe" olarak kabul edilemeyeceği, bilirkişi raporunun plan değişikliğini zorunlu kılan teknik ve nesnel gerekçenin somut olarak ortaya konulması açısından da eksik değerlendirmeler içerdiği; bununla birlikte bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin genel karakteri, komşu taşınmazlarla etkileşimi vb hususlar dikkate alınmadan yalnızca söz konusu taşınmaz özelinde, parçacıl bir değerlendirme yapıldığı, bu anlamda plan değişikliğinin plan bütünlüğüne etkisinin ortaya konulamadığı, değişiklikle getirilen ticaret alanı kullanımının yer seçim ilkeleri açısından uygun olup olmadığı ve ulaşım altyapısına olası etkileri yönünden de herhangi bir değerlendirme yapılmadığı göz önünde bulundurulduğunda, taşınmazın kullanım kararının belediye hizmet alanından ticaret alanına dönüştürülmesinin çevresindeki kullanımlar da dikkate alınarak imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı yönünden uygun olup olmadığı hususlarının yeni bir bilirkişi raporu ya da mevcut bilirkişiden alınacak ek rapor ile ortaya konulması suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, eksik incelemeye dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?