Danıştay6. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 6. Daire E.2021/6409 K.2024/4371
Özet: (1) Uyuşmazlık, Beşiktaş ilçesinde yer alan bir arsanın imar planında “ticaret alanı” olarak belirlenen kullanım kararının “kentsel tasarım proje alanı” olarak değiştirilmesi ve 1/5000 ölçekli Beşiktaş‑Dolmabahçe‑Ortaköy Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı’nın iptali talebine dayanır. (2) Danıştay Altıncı Dairesi, Davacının temyiz talebini reddederek, önceki İdare Mahkemesi kararını onaylamış ve kararın usul ve kanuna uygun olduğunu beyan ederek bozulmasını gerek gördüğünü belirlemiştir.
T.C. DANIŞTAY ALTINCI DAİRE
Esas No: 2021/6409
Karar No: 2024/4371
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Bankası A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... sayılı parselin imar planında "ticaret alanı" olan kullanım kararının "kentsel tasarım proje alanı" olarak belirlenmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli Beşiktaş - Dolmabahçe - Ortaköy Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı'nın iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 03/10/2017 tarihli, E:2015/7940, K:2017/7066 sayılı bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 3194 sayılı İmar Yasasının 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır. İşlem tarihinde yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik'in 3. maddesinin 11. fıkrasında, imar planı; belde halkının sosyal ve kültürel gereksinimlerini karşılamayı, sağlıklı ve güvenli bir çevre oluşturmayı, yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen ve bu amaçla beldenin ekonomik, demografik, sosyal, kültürel, tarihsel, fiziksel özelliklerine ilişkin araştırmalara ve verilere dayalı olarak hazırlanan, kentsel yerleşme ve gelişme eğilimlerini alternatif çözümler oluşturmak suretiyle belirleyen, arazi kullanımı, koruma, kısıtlama kararları, örgütlenme ve uygulama ilkelerini içeren pafta, rapor ve notlardan oluşan belge, olarak tanımlanmış ve imar planının, nazım imar planı ve uygulama imar planı olmak üzere iki aşamadan oluştuğu, düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında anılan yasa ve yönetmelik hükümlerinde belirtildiği şekilde herhangi bir genel kullanış biçiminin belirlenmediği, "kentsel tasarım proje alanı"nın bir kullanım kararını tarifleyebilmesi için içeriğinin tanımlanarak belirlilik kazandırılmış olması gerektiği halde yapılmadığından dava konusu planda taşınmaza yönelik olarak herhangi bir kullanım kararının belirlendiğinden bahsedilemeyeceği, uyuşmazlık konusu planda planlama bölgesinin gelecekteki nüfus ve yapı yoğunluğuna ilişkin herhangi bir öngörünün yer almadığı, dolayısıyla ulaşım sistemine ilişkin herhangi bir düzenlemenin de söz konusu olmadığı, buna karşılık niteliği gereği tüm bu hususları ölçeğinin gerektirdiği ayrıntıda düzenlemesi gereken dava konusu planın, sayılan hususların tümünü, ne zaman yapılacağına ilişkin hiçbir belirlilik bulunmayan kentsel tasarım projesine bıraktığı görülmektedir. İmar planında hangi kullanıma özgülendiği belirsiz bırakılan, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihi itibarıyla da dosya kapsamında hâlen bu belirsizliğin netleştirildiğine dair bilgi-belge bulunmayan taşınmaz yönünden davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığı açıktır.
Dava konusu plan, mevzuatın aradığı şekilde kullanım kararı ve yoğunluk bakımından herhangi bir belirlilik içermemekte olup ayrıca dosya kapsamında plan değişikliğine ilişkin bilgi ve gerekçelerin yer aldığı plan açıklama raporuna da rastlanmadığından bu haliyle nazım imar planının usule ve yasaya uygunluğundan söz etmek olanaklı değildir. Diğer taraftan koruma amaçlı nazım imar planının iptali istemiyle açılan davanın Kültür ve Turizm Bakanlığı hasım mevkiine alınmaksızın görülmesinde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygunluk bulunmayan Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 01/07/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2021/6409
Karar No: 2024/4371
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Bankası A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... sayılı parselin imar planında "ticaret alanı" olan kullanım kararının "kentsel tasarım proje alanı" olarak belirlenmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli Beşiktaş - Dolmabahçe - Ortaköy Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı'nın iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 03/10/2017 tarihli, E:2015/7940, K:2017/7066 sayılı bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 3194 sayılı İmar Yasasının 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır. İşlem tarihinde yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik'in 3. maddesinin 11. fıkrasında, imar planı; belde halkının sosyal ve kültürel gereksinimlerini karşılamayı, sağlıklı ve güvenli bir çevre oluşturmayı, yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen ve bu amaçla beldenin ekonomik, demografik, sosyal, kültürel, tarihsel, fiziksel özelliklerine ilişkin araştırmalara ve verilere dayalı olarak hazırlanan, kentsel yerleşme ve gelişme eğilimlerini alternatif çözümler oluşturmak suretiyle belirleyen, arazi kullanımı, koruma, kısıtlama kararları, örgütlenme ve uygulama ilkelerini içeren pafta, rapor ve notlardan oluşan belge, olarak tanımlanmış ve imar planının, nazım imar planı ve uygulama imar planı olmak üzere iki aşamadan oluştuğu, düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında anılan yasa ve yönetmelik hükümlerinde belirtildiği şekilde herhangi bir genel kullanış biçiminin belirlenmediği, "kentsel tasarım proje alanı"nın bir kullanım kararını tarifleyebilmesi için içeriğinin tanımlanarak belirlilik kazandırılmış olması gerektiği halde yapılmadığından dava konusu planda taşınmaza yönelik olarak herhangi bir kullanım kararının belirlendiğinden bahsedilemeyeceği, uyuşmazlık konusu planda planlama bölgesinin gelecekteki nüfus ve yapı yoğunluğuna ilişkin herhangi bir öngörünün yer almadığı, dolayısıyla ulaşım sistemine ilişkin herhangi bir düzenlemenin de söz konusu olmadığı, buna karşılık niteliği gereği tüm bu hususları ölçeğinin gerektirdiği ayrıntıda düzenlemesi gereken dava konusu planın, sayılan hususların tümünü, ne zaman yapılacağına ilişkin hiçbir belirlilik bulunmayan kentsel tasarım projesine bıraktığı görülmektedir. İmar planında hangi kullanıma özgülendiği belirsiz bırakılan, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihi itibarıyla da dosya kapsamında hâlen bu belirsizliğin netleştirildiğine dair bilgi-belge bulunmayan taşınmaz yönünden davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığı açıktır.
Dava konusu plan, mevzuatın aradığı şekilde kullanım kararı ve yoğunluk bakımından herhangi bir belirlilik içermemekte olup ayrıca dosya kapsamında plan değişikliğine ilişkin bilgi ve gerekçelerin yer aldığı plan açıklama raporuna da rastlanmadığından bu haliyle nazım imar planının usule ve yasaya uygunluğundan söz etmek olanaklı değildir. Diğer taraftan koruma amaçlı nazım imar planının iptali istemiyle açılan davanın Kültür ve Turizm Bakanlığı hasım mevkiine alınmaksızın görülmesinde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygunluk bulunmayan Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 01/07/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.