Danıştay6. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 6. Daire E.2019/17827 K.2023/9688
Özet: Uyuşmazlık, Şişli ilçesinde bulunan taşınmazın bölgedeki uygulama imar planı değişikliklerinin imza ve kabul aşamalarının hukuka aykırı olup olmadığı konusundaki 1/1000 ölçekli imar planının ve Yol Kavşak Projesinin zımnen reddine ilişkin kararın onaylanmasıdır. Mahkeme, ilk dereceye karşı açılan istinafın kabulüyle şebekedeki kararın bozulmasına ve kararın silinirken yeniden hakem mahkemesine yönlendirilmesine karar verdi.
T.C. DANIŞTAY ALTINCI DAİRE
Esas No: 2019/17827
Karar No: 2023/9688
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana ilişkin 24/06/2006 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Şişli Merkez ve Çevresi Uygulama İmar Planı ile Kağıthane Belediye Caddesi- Cendere Arası Yol Kavşak Projesine ait 21/04/2010 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli İmar Plan Tadilatının ve söz konusu uygulama imar planlarında plan değişikliği yapılması talebiyle yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu edilen 24/06/2006 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 21/04/2010 tarihinde tasdik edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin, gerek 29/12/2003 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planına, gerekse 21/04/2010 tarihinde onaylanarak yürürlüğe giren 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine kullanım kararı ile ulaşım sistemi ve yol genişlikleri bakımından uygun olmadığı, dolayısıyla planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlanamadığı, davaya konu taşınmazın bir yandan 1/1000 ölçekli uygulama imar planıyla yapılaşmasına ilişkin kısıtlılık getirilmesine karşın, taşınmazın kamulaştırılmayacağına dair kurum görüşüyle tasarruf hakkının kısıtlanmış olduğu, bu durumun şehircilik ilkeleri, planlama esaslarıyla kamu yararı adına doğru olmadığı, davaya konu taşınmazın … Caddesiyle … Caddesinin kesişiminde planlanan kavşakta yer alan trafik adasına isabet eden kısmına herhangi bir yapılaşma hakkı verilmesi halinde, kavşak tasarımının bozulacağı ve … Namlı Caddesinden … Caddesine yönelen trafiğin sağlıklı bir şekilde dönüş yapamayacağı, bunun karşılığında kaldırım olarak planlanan davaya konu taşınmazın geri kalan kısmının gereğinden fazla geniş bırakıldığı, oysa … Caddesi boyunca planlanan kaldırım genişliğinin (imar adası hattının) aynı nitelikte devam ettirilmesi halinde, davacı taşınmazına rastlayan kısımda küçük de olsa bir kitlenin yapılabileceği, kavşağın bu noktasında bırakılan bu kadar geniş bir kaldırımın, kamu yararı açısından gerekli ve kaçınılmaz olmadığı, dolayısıyla kısmen de olsa inşaat amaçlı kullanılabilecek bir imar parselinin üretilmesinin mümkün olduğu, sonuç olarak dava konusu işlemlerin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmaza verilen "yol" foksiyonunun üst ölçekli plan olan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planından geldiği, ayrıca ihtilaf konusu taşınmazın plan sınırları içinde kaldığı Kağıthane Belediye Caddesi Cendere Caddesi Arası Yol, Kavşak Uygulama Projesinin, Şişli Büyükdere Caddesi arasında bağlantı sağladığı ve E-5 karayoluna paralel güzergah olması sebebiyle E-5 karayolu için alternatif oluşturduğu görülmekte olup İstanbul ilinin ulaşım problemleri dikkate alındığında uyuşmazlık konusu taşınmazın dava konusu planlarda "yol" alanı olarak planlanmasında kamu yararı bulunduğu, öte yandan davaya konu taşınmaza herhangi bir yapılaşma hakkı verilmesi halinde, taşınmazın bulunduğu alandaki kavşak tasarımının bozulacağı ve Şehit Er Cihan Namlı Caddesinden Galata Deresi Caddesine yönelen trafiğin sağlıklı bir şekilde dönüş yapamayacağı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından dava konusu planlarda ve söz konusu planlarda değişiklik yapılması talebiyle yapılan başvurunun zımmen reddine ilişkin işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından, istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararındaki dava konusu taşınmaza yönelik öngörülen yol fonksiyonunun 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer aldığı tespitinin yanlış olduğu, davalı savunmasında ve bilirkişi raporunda da taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında yol alanında yer almadığının belirtildiği, ayrıca anılan kararda yer verilen bilirkişi raporu özetinde lehine olan kısımların çıkarıldığı, bilirkişi raporunda dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına aykırı olduğunun tespit edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İlçe belediyelerinin kavşak alanına ilişkin ulaşım planı yapma yetkisinin bulunmadığı, taşınmazın kavşak yol alanından çıkarılması için İstanbul Büyükşehir Belediyesine yazı yazıldığı ancak bu talebin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığınca reddedildiği, taşınmazın yol alanından çıkarılmasının yoğunluğu arttırıcı bir etkiye sahip olacağı, parsellerin bulunduğu bölgenin ana ulaşım aksına ulaşmak için gerekli olduğu, dava konusu işlemlerin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının maliki olduğu İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, … parsel sayılı taşınmazın … Caddesi ve … Caddesinin birbiriyle kesiştiği noktada konumlandığı, yüzölçümün 144,00 m2 olduğu, 29/12/2003 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında TK3 rumuzlu konut+ticaret kulllanımında yer aldığı, 24/06/2006 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise yol alanı içinde kaldığı, 29/12/2003 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik öngören ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla uygun görülüp İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanınca 21/04/2010 tarihinde onaylanarak yürürlüğe giren 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği sınırının dışında kalmasına karşılık aynı meclis kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde kavşak (yol) alanında kaldığı, davacının … tarih ve … sayılı uygulama imar planının üst ölçekli nazım imar planına uygun hale getirilmesine yönelik talebini içeren plan tadilatı teklifinin zımnen reddi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
Anılan Kanun'un 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Mekansal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, mekansal planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekansal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları olarak hazırlanacağı, buna göre planlama kademelerinin, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekansal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluştuğu kural altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında, mekansal planların, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanacağı, her planın, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Planlamanın en temel unsurlarından birisi olan, birbirini yönlendiren ve denetleyen farklı ölçeklerdeki planlar arasındaki "kademeli birliktelik" ilkesi uyarınca, alt ölçekli planlar, bir üst ölçekte belirlenen temel ilke, strateji ve plan kararlarına uygun olmak zorunda olup, bunun sonucu olarak, 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı ile belirlenen kullanım kararlarının, üst kademede bulunan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile uyumlu olup olmadığı yönünden incelenmesi gerektiği açıktır. Başka bir deyimle hiyerarşik planlama ilişkisine göre, bir plan bir üst ölçekli plan tarafından yönlendirilmeli ve ona uyumu noktasında denetlenmelidir.
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda dava konusu taşınmazın 29/12/2003 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında TK3 rumuzlu konut alanında yer almasına karşılık 24/06/2006 onay tarihli ve 21/04/2010 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kavşak yol alanında kaldığı, taşınmazın bulunduğu bölgede 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının 1/5000 ölçekli nazım imar planında öngörülen ulaşım sistemine ve buna bağlı yol genişliklerine uygun olmadığı dolayısıyla planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olduğu tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda, uygulama imar planlarının ve davacının plan değişiklik teklifinin zımnen reddine ilişkin işlemin planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemlerin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabul edilerek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemlerin iptali yolundaki Mahkeme kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2019/17827
Karar No: 2023/9688
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana ilişkin 24/06/2006 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Şişli Merkez ve Çevresi Uygulama İmar Planı ile Kağıthane Belediye Caddesi- Cendere Arası Yol Kavşak Projesine ait 21/04/2010 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli İmar Plan Tadilatının ve söz konusu uygulama imar planlarında plan değişikliği yapılması talebiyle yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu edilen 24/06/2006 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 21/04/2010 tarihinde tasdik edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin, gerek 29/12/2003 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planına, gerekse 21/04/2010 tarihinde onaylanarak yürürlüğe giren 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine kullanım kararı ile ulaşım sistemi ve yol genişlikleri bakımından uygun olmadığı, dolayısıyla planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlanamadığı, davaya konu taşınmazın bir yandan 1/1000 ölçekli uygulama imar planıyla yapılaşmasına ilişkin kısıtlılık getirilmesine karşın, taşınmazın kamulaştırılmayacağına dair kurum görüşüyle tasarruf hakkının kısıtlanmış olduğu, bu durumun şehircilik ilkeleri, planlama esaslarıyla kamu yararı adına doğru olmadığı, davaya konu taşınmazın … Caddesiyle … Caddesinin kesişiminde planlanan kavşakta yer alan trafik adasına isabet eden kısmına herhangi bir yapılaşma hakkı verilmesi halinde, kavşak tasarımının bozulacağı ve … Namlı Caddesinden … Caddesine yönelen trafiğin sağlıklı bir şekilde dönüş yapamayacağı, bunun karşılığında kaldırım olarak planlanan davaya konu taşınmazın geri kalan kısmının gereğinden fazla geniş bırakıldığı, oysa … Caddesi boyunca planlanan kaldırım genişliğinin (imar adası hattının) aynı nitelikte devam ettirilmesi halinde, davacı taşınmazına rastlayan kısımda küçük de olsa bir kitlenin yapılabileceği, kavşağın bu noktasında bırakılan bu kadar geniş bir kaldırımın, kamu yararı açısından gerekli ve kaçınılmaz olmadığı, dolayısıyla kısmen de olsa inşaat amaçlı kullanılabilecek bir imar parselinin üretilmesinin mümkün olduğu, sonuç olarak dava konusu işlemlerin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmaza verilen "yol" foksiyonunun üst ölçekli plan olan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planından geldiği, ayrıca ihtilaf konusu taşınmazın plan sınırları içinde kaldığı Kağıthane Belediye Caddesi Cendere Caddesi Arası Yol, Kavşak Uygulama Projesinin, Şişli Büyükdere Caddesi arasında bağlantı sağladığı ve E-5 karayoluna paralel güzergah olması sebebiyle E-5 karayolu için alternatif oluşturduğu görülmekte olup İstanbul ilinin ulaşım problemleri dikkate alındığında uyuşmazlık konusu taşınmazın dava konusu planlarda "yol" alanı olarak planlanmasında kamu yararı bulunduğu, öte yandan davaya konu taşınmaza herhangi bir yapılaşma hakkı verilmesi halinde, taşınmazın bulunduğu alandaki kavşak tasarımının bozulacağı ve Şehit Er Cihan Namlı Caddesinden Galata Deresi Caddesine yönelen trafiğin sağlıklı bir şekilde dönüş yapamayacağı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından dava konusu planlarda ve söz konusu planlarda değişiklik yapılması talebiyle yapılan başvurunun zımmen reddine ilişkin işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından, istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararındaki dava konusu taşınmaza yönelik öngörülen yol fonksiyonunun 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer aldığı tespitinin yanlış olduğu, davalı savunmasında ve bilirkişi raporunda da taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında yol alanında yer almadığının belirtildiği, ayrıca anılan kararda yer verilen bilirkişi raporu özetinde lehine olan kısımların çıkarıldığı, bilirkişi raporunda dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına aykırı olduğunun tespit edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İlçe belediyelerinin kavşak alanına ilişkin ulaşım planı yapma yetkisinin bulunmadığı, taşınmazın kavşak yol alanından çıkarılması için İstanbul Büyükşehir Belediyesine yazı yazıldığı ancak bu talebin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığınca reddedildiği, taşınmazın yol alanından çıkarılmasının yoğunluğu arttırıcı bir etkiye sahip olacağı, parsellerin bulunduğu bölgenin ana ulaşım aksına ulaşmak için gerekli olduğu, dava konusu işlemlerin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının maliki olduğu İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, … parsel sayılı taşınmazın … Caddesi ve … Caddesinin birbiriyle kesiştiği noktada konumlandığı, yüzölçümün 144,00 m2 olduğu, 29/12/2003 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında TK3 rumuzlu konut+ticaret kulllanımında yer aldığı, 24/06/2006 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise yol alanı içinde kaldığı, 29/12/2003 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik öngören ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla uygun görülüp İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanınca 21/04/2010 tarihinde onaylanarak yürürlüğe giren 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği sınırının dışında kalmasına karşılık aynı meclis kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde kavşak (yol) alanında kaldığı, davacının … tarih ve … sayılı uygulama imar planının üst ölçekli nazım imar planına uygun hale getirilmesine yönelik talebini içeren plan tadilatı teklifinin zımnen reddi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
Anılan Kanun'un 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Mekansal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, mekansal planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekansal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları olarak hazırlanacağı, buna göre planlama kademelerinin, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekansal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluştuğu kural altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında, mekansal planların, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanacağı, her planın, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Planlamanın en temel unsurlarından birisi olan, birbirini yönlendiren ve denetleyen farklı ölçeklerdeki planlar arasındaki "kademeli birliktelik" ilkesi uyarınca, alt ölçekli planlar, bir üst ölçekte belirlenen temel ilke, strateji ve plan kararlarına uygun olmak zorunda olup, bunun sonucu olarak, 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı ile belirlenen kullanım kararlarının, üst kademede bulunan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile uyumlu olup olmadığı yönünden incelenmesi gerektiği açıktır. Başka bir deyimle hiyerarşik planlama ilişkisine göre, bir plan bir üst ölçekli plan tarafından yönlendirilmeli ve ona uyumu noktasında denetlenmelidir.
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda dava konusu taşınmazın 29/12/2003 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında TK3 rumuzlu konut alanında yer almasına karşılık 24/06/2006 onay tarihli ve 21/04/2010 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kavşak yol alanında kaldığı, taşınmazın bulunduğu bölgede 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının 1/5000 ölçekli nazım imar planında öngörülen ulaşım sistemine ve buna bağlı yol genişliklerine uygun olmadığı dolayısıyla planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olduğu tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda, uygulama imar planlarının ve davacının plan değişiklik teklifinin zımnen reddine ilişkin işlemin planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemlerin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabul edilerek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemlerin iptali yolundaki Mahkeme kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.