‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2025/7808 K.2025/7200

Esas No: 2025/7808 · Karar No: 2025/7200 · Karar Tarihi: 17.06.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/7808
Karar No : 2025/7200

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; kamu hizmetlerini ifa etmek üzere istihdam edilen kamu personelinin, hiyerarşik yapıya dayalı terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesi durumunda görevlerine devam etme imkanlarının kalmadığı, ilgili kamu personeli hakkında kamu görevinden çıkarma kararı verilebilmesi için FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik, mensubiyet ve iltisak yahut bunlarla irtibatlı olduklarının değerlendirilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, kamu görevinden çıkarılmasına karar verilen personelin FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde ise, sübut derecesinde bir bağın varlığının aranmadığı, bu yönde bir bağın varlığı noktasında kanaatin oluşmasının yeterli görüldüğü, söz konusu değerlendirmeler ışığında yapılacak değerlendirmenin cezai sorumluluktan bağımsız olarak yalnızca ilgili kişinin meslekte kalmasının uygun olup olmadığından ibaret olacağı açık olup, somut olay bağlamında değerlendirme yapıldığında; ... Cumhuriyet Başsavcılığının E:... sayılı soruşturma dosyasında ifade veren M.T. tarafından, örgüt toplantılarına katıldığı dönemde kendi grubu içerisinde davacının da bulunduğunun beyan edildiği, öte yandan, niteliği davacıyla ilgili iddiaların kişiselleştirildiği bölümde ayrıntısıyla anlatıldığı üzere davacının ... isimli gizli tanıktan elde edilen kodlama listesinde ''EA'' seviyesinde kodlandırıldığı, örgüt liderinin talimatıyla tasarruf ya da kar saikiyle açıklanamayacak şekilde FETÖ/PDY'ye müzahir bankaya para yatırdığı ve katılım hesapları açtığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine SMS yoluyla para gönderdiği ve iltisaklı öğretim kurumlarına para gönderme bilgisinin bulunduğu şeklindeki tespitler bir bütün halinde dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY yapılanması ile irtibat veya iltisakının olduğu, anılan nedenle davacının Anayasaya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi talebinin de karşılanmasına hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı sayılı kararıyla; istinaf isteminin reddi yönünde Daireleri tarafından verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararın davacıya 30/11/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, temyiz başvurusunun ise otuz (30) günlük temyize başvuru süresi geçirildikten sonra 19/12/2024 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yapıldığı, yasal süre geçirildikten sonra yapıldığı anlaşılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle incelenme olanağının bulunmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tarafına herhangi bir tebligat yapılmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının muhtarlığa teslim edildiğine dair bir bilgilendirme de almadığı, usulsüz tebligat nedeniyle söz konusu kararı öğrendiği tarihin esas alınması gerektiği, Anayasa'nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadan, soruşturma yapılmadan, adil yargılanma hakkı tanınmadan ve mahkemeye erişim hakkı verilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle somut hiçbir delil gösterilmeden terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, özel sektörde çalışamayacak şekilde kamu görevine son verildiğinden eğitim hakkının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmaya ilişkin Anayasa ve kanunlarda düzenlenen usul ve esaslara uyulmaksızın tesis edilen işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY ile bağını gösteren hiçbir somut delil bulunmadığı, Bakanlar Kurulunun Anayasa ve kanunların kendisine vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesi için aleyhindeki isnadı tam ve eksiksiz olarak bilmesi gerektiği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı kararı yönünden ise temyiz istemi reddedilerek temyiz süre ret kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**

**İLGİLİ MEVZUAT:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." kuralına yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Dava Dairesi kararına yönelik temyiz istemi yönünden:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İstinaf başvurusunun reddine ilişkin Dava Dairesi kararına yönelik temyiz istemi yönünden:
İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar, süresinde temyiz başvurusunda bulunulmamış olması nedeniyle kesinleşmiş ve yukarıdaki başlıkta temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karar temyizen incelenerek hukuka uygun bulunmuştur.
Bu nedenle, istinaf başvurusunun reddi yolundaki kesinleşmiş Dava Dairesi kararının temyizen incelenmesine kanunen olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA,
2. İstinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yönünden TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
3. Temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?