Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2025/5075 K.2025/5903
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/5075
Karar No : 2025/5903
**DAVACI:** ...
**DAVALI:**... Kurulu / ...
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve... sayılı kararının Danıştay 5. Dairesi'nin 17/10/2022 tarih ve E:2017/184, K:2022/6971 sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/06/2024 tarih ve E:2023/1163, K:2024/1403 sayılı kararıyla kesinleşmesi sonrasında, meslekten çıkarılmasına yönelik işlem nedeniyle uğranılan maddi zararına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 SDR maddi, duyulan elem ve ızdırabın karşılığı olarak ise 120.000,00 SDR manevi tazminatın işlem tarihinden itibaren işletilecek libor faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki TCMB satış kuru TL karşılığı şeklinde ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Hakimler ve Savcılar Kurulu kararıyla meslekten çıkarılması sonrasında, tüm banka hesaplarına bloke uygulandığı, bankacılık işlemleri yapamadığı, yargı kararıyla görevine iade edilmesi üzerine terfilerinin uygulanmadığı, mali haklarının kısıtlandığı, bu süreçte hakkında yürütülen idari soruşturmanın başından yargı kararının uygulandığı tarihe kadar sağlık, emeklilik güvencelerinin elinden alındığı, vekalet ücreti, noter ücreti, cezaevinde yaptığı masraflar, taşınma masrafları gibi harcamaları ödemek zorunda kaldığı, ruh sağlığı, iç huzuru, özgürlüğü, şeref ve haysiyeti, mesleki onuru ve ekonomik varlığı, kişilik haklarının ihlal edildiği, alacaklarının her birinin Uluslararası Para Fonuna Ait Özel Çekme Hakları rezerv para birimine çevrilerek fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının ödenmesine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
**İLGİLİ MEVZUAT:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; ikinci fıkrasında, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; üçüncü fıkrasında, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 5. maddesinin birinci fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun'un 3. ve 5.maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 15. maddesinin beşinci fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun "Değer Esası" başlıklı 16. maddesinde, "değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu" hükmüne yer verilmiş olup, (1) sayılı tarifede uygulanacak miktarlar (TL) cinsinden yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından tazmini talep edilen maddi ve manevi zarar miktarının Türk Lirası yerine Uluslararası Para Fonuna Ait Özel Çekme Hakları rezerv para birimi cinsinden belirtildiği anlaşılmaktadır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca tam yargı davalarında (1) sayılı tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcının alınabilmesi için anlaşmazlık konusu değerin dava dilekçesinde Türk Lirası olarak belirlenmesi zorunludur.
Bu durumda, anlaşmazlık konusu değerin dava dilekçesinde Türk Lirası olarak belirlenmesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında, ödenmesine karar verilmesi istenen zararın Türk Lirası cinsinden gösterilmemesi nedeniyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine de uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; dava dilekçesinde sözü edilen istem nedeniyle nisbi karar harcı hesaplanamadığından süresi içinde dilekçenin yenilenmesi ve eksikliklerin giderilmesi halinde, nisbi karar harcının da hesaplanarak davacıdan isteneceği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde yukarıdaki hususlar gözetilerek, yeniden dava açmakta serbest olmak üzere REDDİNE,
2. Dilekçe ve eklerinin davacıya iadesine,
3. Yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, anılan Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası gereğince davanın reddedileceği hususunun davacıya bildirilmesine, 23/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/5075
Karar No : 2025/5903
**DAVACI:** ...
**DAVALI:**... Kurulu / ...
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve... sayılı kararının Danıştay 5. Dairesi'nin 17/10/2022 tarih ve E:2017/184, K:2022/6971 sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/06/2024 tarih ve E:2023/1163, K:2024/1403 sayılı kararıyla kesinleşmesi sonrasında, meslekten çıkarılmasına yönelik işlem nedeniyle uğranılan maddi zararına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 SDR maddi, duyulan elem ve ızdırabın karşılığı olarak ise 120.000,00 SDR manevi tazminatın işlem tarihinden itibaren işletilecek libor faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki TCMB satış kuru TL karşılığı şeklinde ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Hakimler ve Savcılar Kurulu kararıyla meslekten çıkarılması sonrasında, tüm banka hesaplarına bloke uygulandığı, bankacılık işlemleri yapamadığı, yargı kararıyla görevine iade edilmesi üzerine terfilerinin uygulanmadığı, mali haklarının kısıtlandığı, bu süreçte hakkında yürütülen idari soruşturmanın başından yargı kararının uygulandığı tarihe kadar sağlık, emeklilik güvencelerinin elinden alındığı, vekalet ücreti, noter ücreti, cezaevinde yaptığı masraflar, taşınma masrafları gibi harcamaları ödemek zorunda kaldığı, ruh sağlığı, iç huzuru, özgürlüğü, şeref ve haysiyeti, mesleki onuru ve ekonomik varlığı, kişilik haklarının ihlal edildiği, alacaklarının her birinin Uluslararası Para Fonuna Ait Özel Çekme Hakları rezerv para birimine çevrilerek fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının ödenmesine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
**İLGİLİ MEVZUAT:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; ikinci fıkrasında, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; üçüncü fıkrasında, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 5. maddesinin birinci fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun'un 3. ve 5.maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 15. maddesinin beşinci fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun "Değer Esası" başlıklı 16. maddesinde, "değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu" hükmüne yer verilmiş olup, (1) sayılı tarifede uygulanacak miktarlar (TL) cinsinden yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından tazmini talep edilen maddi ve manevi zarar miktarının Türk Lirası yerine Uluslararası Para Fonuna Ait Özel Çekme Hakları rezerv para birimi cinsinden belirtildiği anlaşılmaktadır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca tam yargı davalarında (1) sayılı tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcının alınabilmesi için anlaşmazlık konusu değerin dava dilekçesinde Türk Lirası olarak belirlenmesi zorunludur.
Bu durumda, anlaşmazlık konusu değerin dava dilekçesinde Türk Lirası olarak belirlenmesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında, ödenmesine karar verilmesi istenen zararın Türk Lirası cinsinden gösterilmemesi nedeniyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine de uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; dava dilekçesinde sözü edilen istem nedeniyle nisbi karar harcı hesaplanamadığından süresi içinde dilekçenin yenilenmesi ve eksikliklerin giderilmesi halinde, nisbi karar harcının da hesaplanarak davacıdan isteneceği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde yukarıdaki hususlar gözetilerek, yeniden dava açmakta serbest olmak üzere REDDİNE,
2. Dilekçe ve eklerinin davacıya iadesine,
3. Yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, anılan Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası gereğince davanın reddedileceği hususunun davacıya bildirilmesine, 23/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.