Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2025/2798 K.2025/4351
Özet: (1) Uyuşmazlık, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilerek kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesini talep etmesidir. (2) Mahkeme, davacının isteğini reddederek, ilk derece Mahkemesinin kararının kesinleştiğini ve bu nedenle ihbar itirazının kabul edilmediğini, işlemin iptali istenilen şekilde yapılamayacağını kararlaştırmıştır.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2025/2798
Karar No: 2025/4351
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi kapsamına giren bir suçlama bulunduğundan anılan maddede güvence altına alınan ceza hukukuna dair tüm ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, "terör örgütüne üyelik" suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu, kastın bu suçun kurucu unsurlarından birisi olduğu, hakkındaki tanık beyanlarının çelişkili olduğu, söz konusu beyanların lehe yorumlanması gerektiği, evde kaldığını iddia eden tanıkların henüz dinlenmediği, gizli tanık ... un ifadesinde yer alan bilgilerin ve SD kartın incelemesi sonucunda elde edilen listelerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, fişleme niteliğindeki kodlama dosyasında B4 olarak kodlanmasının dışında FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakını destekleyen somut hiçbir delil bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan tanık beyanlarının incelenmesinden; ...'nın 06/08/2016 tarihinde alınan ifadesinde, ''... Ayda bir kez ... beni kaldıkları cemaat evine çağırırdı. ... Risalei nur okurdu. Bu evde ..., ..., ..., ... beraber kalırlardı.'', ...'nın 14/01/2018 tarihinde alınan ifadesinde, ''... Ben daha önce ... Tem Şube'de ifade verdim doğrudur, aynen tekrar ederim. Sanık ...'u 2010 yılında Komiser yardımcılığı kursundan tanırım. ...,..., ...., .... ve sanık ... o zaman zarfında cemaat evinde birlikte kalırlardı, benide 15 -20 gün aralıklarla söz konusu eve davet ederlerdi, orada bireysel olarak risaleyi nur okunurdu, başka ekleyeceğim bir husus yoktur.'', ...'nin 11/08/2016 tarihinde alınan ifadesinde, ''... Komiser Yardımcılığı kursundaki B sınıfında eğitim gören kursiyerlerden; ... ve ... (... ilinde görev yapar) isimlerini belirttiğim bu şahıslar cemaat evlerinde kalan cemaat mensubu kursiyerlerdi.'' ...'nin 14/01/2018 tarihinde alınan ifadesinde, ''Ben daha önce ... tem şube de ifade verdim ifadem doğrudur aynen tekrar ederim. Ben Tem şubede ifade verirken komiser yardımcılığı kursunda B sınıfında eğitim gören kişilerin ajandası gösterildi, aynı evde kalan toplu hareket eden kişiler varmı diye soruldu, ben de ajandadan sanıkla birlikte birçok kişinin ismini verdim, ben bizzat sanığın cemaat evinde kaldığını bilmiyorum. Başka ekleyeceğim bir husus yoktur.'', ...'nin 15/02/2019 tarihinde alınan ifadesinde, ''Bazen dönüşüm yapılıyordu, problem çıkaranlar diğer evlere aktarılıyordu, bizim kaldığımız bir ev bir apartman dairesiydi, en üstte ev sahibi vardı, diğer üç daire cemaate tahsis edilmişti. Bu üç dairenin tamamında kursa katılanlar kalıyordu, yine yan tarafta da bir daire kiralanmıştı, diğer dairelerde de hatırladığım kadarıyla ..., ..., ..., ..., ....,.... isimli şahıslar kalıyordu.", ....'nin 14/05/2019 tarihinde alınan ifadesinde, ''2010-2011 yılında komiser yardımcılığı kursunda İstanbulda tanıştım. Kendisi kurstan sınıf arkadaşım olurdu. Kaldığımız apartmanın 4 dairesi vardı 3 tanesi örgüte ait evler bir taneside ev sahibine aitti. Bu evlerden bir tanesinde kaldığını hatırlamıyorum.'', ...'nın 20/02/2019 tarihinde alınan ifadesinde, "... isimli şahıs bizlere 15-20 günde bir gelir sohbet verirdi. Sınıf mümessilimiz olan ... sanırım sınıfta cemaatten sorumlu kişi idi ancak ben bu şahsı hiçbir toplantıda görmedim arkadaşlardan cemaatçi olduğunu duydum birde sicilinin düşük olmasına rağmen sınıf mümessili olması birim dikkatimi çekti. Benim birlikte kaldığım arkadaşlar ile bir grubum vardı bunlarla sohbet yapıyorduk bunun dışında başka bir gruba katılmadım diğer gruplardan bilgim yoktur. Ayrıca evimizi zaman zaman cemaat sohbeti için ..., ...., ...., ...., ..., isimli benim ile aynı sınıfta olan kursiyerlerde gelirdi.", ....'nın 18/08/2019 tarihinde alınan ifadesinde ise, ''Sanık ile ... Komiser Yardımcılığı Kursunda aynı sınıfta olmamız nedeniyle tanışmıştım, birkaç defa örgütün sohbetlerinde gördüm, sanığın örgüte ilişkin başkaca bir faaliyetini bilmiyorum, görmedim, duymadım, bilgim görgüm bundan ibarettir.'' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Bu durumda, davacının örgüt evlerinde kaldığına ve örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katıldığına yönelik yukarıda yer verilen tanık ifadeleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/04/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2025/2798
Karar No: 2025/4351
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi kapsamına giren bir suçlama bulunduğundan anılan maddede güvence altına alınan ceza hukukuna dair tüm ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, "terör örgütüne üyelik" suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu, kastın bu suçun kurucu unsurlarından birisi olduğu, hakkındaki tanık beyanlarının çelişkili olduğu, söz konusu beyanların lehe yorumlanması gerektiği, evde kaldığını iddia eden tanıkların henüz dinlenmediği, gizli tanık ... un ifadesinde yer alan bilgilerin ve SD kartın incelemesi sonucunda elde edilen listelerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, fişleme niteliğindeki kodlama dosyasında B4 olarak kodlanmasının dışında FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakını destekleyen somut hiçbir delil bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan tanık beyanlarının incelenmesinden; ...'nın 06/08/2016 tarihinde alınan ifadesinde, ''... Ayda bir kez ... beni kaldıkları cemaat evine çağırırdı. ... Risalei nur okurdu. Bu evde ..., ..., ..., ... beraber kalırlardı.'', ...'nın 14/01/2018 tarihinde alınan ifadesinde, ''... Ben daha önce ... Tem Şube'de ifade verdim doğrudur, aynen tekrar ederim. Sanık ...'u 2010 yılında Komiser yardımcılığı kursundan tanırım. ...,..., ...., .... ve sanık ... o zaman zarfında cemaat evinde birlikte kalırlardı, benide 15 -20 gün aralıklarla söz konusu eve davet ederlerdi, orada bireysel olarak risaleyi nur okunurdu, başka ekleyeceğim bir husus yoktur.'', ...'nin 11/08/2016 tarihinde alınan ifadesinde, ''... Komiser Yardımcılığı kursundaki B sınıfında eğitim gören kursiyerlerden; ... ve ... (... ilinde görev yapar) isimlerini belirttiğim bu şahıslar cemaat evlerinde kalan cemaat mensubu kursiyerlerdi.'' ...'nin 14/01/2018 tarihinde alınan ifadesinde, ''Ben daha önce ... tem şube de ifade verdim ifadem doğrudur aynen tekrar ederim. Ben Tem şubede ifade verirken komiser yardımcılığı kursunda B sınıfında eğitim gören kişilerin ajandası gösterildi, aynı evde kalan toplu hareket eden kişiler varmı diye soruldu, ben de ajandadan sanıkla birlikte birçok kişinin ismini verdim, ben bizzat sanığın cemaat evinde kaldığını bilmiyorum. Başka ekleyeceğim bir husus yoktur.'', ...'nin 15/02/2019 tarihinde alınan ifadesinde, ''Bazen dönüşüm yapılıyordu, problem çıkaranlar diğer evlere aktarılıyordu, bizim kaldığımız bir ev bir apartman dairesiydi, en üstte ev sahibi vardı, diğer üç daire cemaate tahsis edilmişti. Bu üç dairenin tamamında kursa katılanlar kalıyordu, yine yan tarafta da bir daire kiralanmıştı, diğer dairelerde de hatırladığım kadarıyla ..., ..., ..., ..., ....,.... isimli şahıslar kalıyordu.", ....'nin 14/05/2019 tarihinde alınan ifadesinde, ''2010-2011 yılında komiser yardımcılığı kursunda İstanbulda tanıştım. Kendisi kurstan sınıf arkadaşım olurdu. Kaldığımız apartmanın 4 dairesi vardı 3 tanesi örgüte ait evler bir taneside ev sahibine aitti. Bu evlerden bir tanesinde kaldığını hatırlamıyorum.'', ...'nın 20/02/2019 tarihinde alınan ifadesinde, "... isimli şahıs bizlere 15-20 günde bir gelir sohbet verirdi. Sınıf mümessilimiz olan ... sanırım sınıfta cemaatten sorumlu kişi idi ancak ben bu şahsı hiçbir toplantıda görmedim arkadaşlardan cemaatçi olduğunu duydum birde sicilinin düşük olmasına rağmen sınıf mümessili olması birim dikkatimi çekti. Benim birlikte kaldığım arkadaşlar ile bir grubum vardı bunlarla sohbet yapıyorduk bunun dışında başka bir gruba katılmadım diğer gruplardan bilgim yoktur. Ayrıca evimizi zaman zaman cemaat sohbeti için ..., ...., ...., ...., ..., isimli benim ile aynı sınıfta olan kursiyerlerde gelirdi.", ....'nın 18/08/2019 tarihinde alınan ifadesinde ise, ''Sanık ile ... Komiser Yardımcılığı Kursunda aynı sınıfta olmamız nedeniyle tanışmıştım, birkaç defa örgütün sohbetlerinde gördüm, sanığın örgüte ilişkin başkaca bir faaliyetini bilmiyorum, görmedim, duymadım, bilgim görgüm bundan ibarettir.'' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Bu durumda, davacının örgüt evlerinde kaldığına ve örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katıldığına yönelik yukarıda yer verilen tanık ifadeleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/04/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.