Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2025/2080 K.2025/2327
Özet: 1) Davacının iddiası, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle kamu görevinden kaldırılmasının haksızlığı ve Görevine iade talebinin reddine ilişkin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının iptaliyle ilgili olarak yaptıkları temyiz; 2) Mahkeme, davacının tüm iddialarını reddederek, ilk derece kararı ve istinaf kararının onaylandığını, davacının görevine iade talebinin zamandan dolayı iptal edildiğini ve yeniden çıkış hakkının olmadığını belirledi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2025/2080
Karar No: 2025/2327
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen ve ne zaman hazırlandığı belli olmayan kodlama verilerinin güvenilir olmadığı ve tek başına hükme esas alınamayacağı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak tespitinde kullanılan kriterlerin şahsında mevcut olmadığı, hakkında yürütülen ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ... kod adlı gizli tanık ifadelerinin çelişkili olduğu ve hatalı veriler içerdiği, üst amir kanaatine karşı savunma imkanı tanınmadığı ve bu kanaatin hukuki bir dayanağının bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğunun somut, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerektiği, Devlete karşı sadakat yükümlülüğünün temel hak ve özgürlüklerden yararlanmaya engel oluşturmayacağı, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu ve taksirle dahi işlenemeyeceği, aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki eylem veya işlemlerden dolayı terör örgütü üyeliği ile sorumlu tutulamayacağı ve suçlanamayacağı, somut olayda kişiye karşı yöneltilmiş bir suçlamanın bulunduğu ve ceza hukukuna ilişkin ilkelerin uygulanması gerektiği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, non bis in idem ilkesi, mahkemeye erişim hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2025/2080
Karar No: 2025/2327
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen ve ne zaman hazırlandığı belli olmayan kodlama verilerinin güvenilir olmadığı ve tek başına hükme esas alınamayacağı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak tespitinde kullanılan kriterlerin şahsında mevcut olmadığı, hakkında yürütülen ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ... kod adlı gizli tanık ifadelerinin çelişkili olduğu ve hatalı veriler içerdiği, üst amir kanaatine karşı savunma imkanı tanınmadığı ve bu kanaatin hukuki bir dayanağının bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğunun somut, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerektiği, Devlete karşı sadakat yükümlülüğünün temel hak ve özgürlüklerden yararlanmaya engel oluşturmayacağı, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu ve taksirle dahi işlenemeyeceği, aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki eylem veya işlemlerden dolayı terör örgütü üyeliği ile sorumlu tutulamayacağı ve suçlanamayacağı, somut olayda kişiye karşı yöneltilmiş bir suçlamanın bulunduğu ve ceza hukukuna ilişkin ilkelerin uygulanması gerektiği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, non bis in idem ilkesi, mahkemeye erişim hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.