Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2025/1315 K.2025/2875
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1315
Karar No : 2025/2875
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında beraat kararı verildiği, mahkemelerin bu beraat kararını delil değerlendirmesinde dikkate alması gerektiği, ceza yargılamasında tespit olunan tüm delillerin örgüt ile herhangi bir irtibat ya da iltisakı olmadığını açıkça ortaya koyduğu, yerel mahkeme tarafından ... kod adlı gizli tanık tarafından sunulan listede "EA" kodu bulunduğu belirtilerek hükme esas kabul edildiği, aynı belgeyi değerlendiren ceza mahkemesince ise belgenin sıhhati hususunda şüphe bulunduğu, belgeye dışarıdan müdahale bulunup bulunulmadığının sabit olmadığı, bu kodlamaya göre örgüt irtibatının olması halinde muhakkak başkaca delilin ortaya çıkmış olması gerektiği, bu kodlamayı doğrulayan başkaca delilin bulunmadığı gerekçesiyle hükme esas delil olamayacağını belirttiği, bu kodlama listesinin kim tarafından ve hangi amaçla düzenlendiğinin tespit edilemediği, çelişkili bilgiler içerdiği, hukuki delil olmadığı, somut, şüpheden uzak başkaca delillerle desteklenmedikçe tek başına hükme esas alınamayacağı, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, örgüt ile hiçbir irtibatının bulunmadığı, örgütün hiçbir kurum ve kuruluşu ile irtibatının bulunmadığı, 2013 yılı öncesinde ya da sonrasında örgüt kurumları ve yayın organları ile bağlantısının bulunmadığı, kızının dershaneye gittiği dönemde her hafta gazete eki olarak verilen deneme kitapçığını alabilmek için bir yıllığına gazete abonesi olduğu, bu aboneliğin hangi gerekçe ile hükme esas alındığının kararda belirtilmediği, hakkında tesis edilen işlem ile Anayasa ve AİHS ile korunan birçok hakkının ve hukuki ilkenin ihlal edildiği, suç ve cezaların geriye yürütülemeyeceği, savunma hakkı tanınmadan, adil bir yargılama süreci işletilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, masumiyet karinesinin görmezden gelindiği, yargılama sürecinde non bis in idem ilkesine uygun davranılıp davranılmadığının değerlendirilmesi gerektiği, terör örgütü üyeliği suçlaması bakımından sorumluluğun başlangıç tarihinin darbe teşebbüsü tarihi olduğu, hakkındaki delillerin hepsinin FETÖ/PDY yapılanmasının terör örgütü ilanından önceki tarihlere ait olduğu, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa'nın 15. ve 121. maddelerine aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarma işleminin idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, savunma hakkı tanınmadan ve masumiyet karinesi ihlal edilerek hakkında işlem tesis edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1315
Karar No : 2025/2875
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında beraat kararı verildiği, mahkemelerin bu beraat kararını delil değerlendirmesinde dikkate alması gerektiği, ceza yargılamasında tespit olunan tüm delillerin örgüt ile herhangi bir irtibat ya da iltisakı olmadığını açıkça ortaya koyduğu, yerel mahkeme tarafından ... kod adlı gizli tanık tarafından sunulan listede "EA" kodu bulunduğu belirtilerek hükme esas kabul edildiği, aynı belgeyi değerlendiren ceza mahkemesince ise belgenin sıhhati hususunda şüphe bulunduğu, belgeye dışarıdan müdahale bulunup bulunulmadığının sabit olmadığı, bu kodlamaya göre örgüt irtibatının olması halinde muhakkak başkaca delilin ortaya çıkmış olması gerektiği, bu kodlamayı doğrulayan başkaca delilin bulunmadığı gerekçesiyle hükme esas delil olamayacağını belirttiği, bu kodlama listesinin kim tarafından ve hangi amaçla düzenlendiğinin tespit edilemediği, çelişkili bilgiler içerdiği, hukuki delil olmadığı, somut, şüpheden uzak başkaca delillerle desteklenmedikçe tek başına hükme esas alınamayacağı, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, örgüt ile hiçbir irtibatının bulunmadığı, örgütün hiçbir kurum ve kuruluşu ile irtibatının bulunmadığı, 2013 yılı öncesinde ya da sonrasında örgüt kurumları ve yayın organları ile bağlantısının bulunmadığı, kızının dershaneye gittiği dönemde her hafta gazete eki olarak verilen deneme kitapçığını alabilmek için bir yıllığına gazete abonesi olduğu, bu aboneliğin hangi gerekçe ile hükme esas alındığının kararda belirtilmediği, hakkında tesis edilen işlem ile Anayasa ve AİHS ile korunan birçok hakkının ve hukuki ilkenin ihlal edildiği, suç ve cezaların geriye yürütülemeyeceği, savunma hakkı tanınmadan, adil bir yargılama süreci işletilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, masumiyet karinesinin görmezden gelindiği, yargılama sürecinde non bis in idem ilkesine uygun davranılıp davranılmadığının değerlendirilmesi gerektiği, terör örgütü üyeliği suçlaması bakımından sorumluluğun başlangıç tarihinin darbe teşebbüsü tarihi olduğu, hakkındaki delillerin hepsinin FETÖ/PDY yapılanmasının terör örgütü ilanından önceki tarihlere ait olduğu, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa'nın 15. ve 121. maddelerine aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarma işleminin idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, savunma hakkı tanınmadan ve masumiyet karinesi ihlal edilerek hakkında işlem tesis edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.