Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2024/7692 K.2024/10020
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/7692
Karar No: 2024/10020
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı)-:... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırmadığı, örgüt üyeliği suçundan yapılan ceza soruşturmasında hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Aktif Eğitimciler Sendikasına örgüt talimatıyla üye olmadığı, sendikanın hiçbir faaliyetine katılmadığı gibi sendikanın kapatılmasından çok önce istifa ettiği, Kimse Yok Mu Derneğine insanı amaçla cüzi miktarda para gönderdiği ve işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı KHK ile de kapatılmıştır.
Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde .... Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wifi üzerinden erişim sağladığı bylock programı aracılığı ile diğer bylock kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin arızi durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır.
Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.
Dava konusu işlemde, davacının, Bank Asya'da açılmış hesabının bulunduğu ve bahse konu hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 0,00 TL iken 17/09/2014 tarihinde 9.227,39-TL tutarlı 91 günlük, 01/10/204 tarihinde 2.500,0-TL tutarlı 31 günlük ve 09/11/2014 tarihinde 301,62-TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtığı, Aktif Eğitimciler Sendikasına Ocak 2013 - Haziran 2013 tarihleri arasında 6 ay, Ocak 2014- Kasım 2015 tarihleri arasında 22 ay olmak üzere toplam 28 ay üyeliğinin bulunduğu, Kimse Yok Mu Derneğine 12/01/2014 - 03/10/2014 tarihleri arasında 34 adet SMS yoluyla para gönderdiği ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan adli soruşturma neticesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/49735 sayılı soruşturma dosyasından davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği tespitlerine yer verilmiştir
Davacı tarafından; ...'da öğrenci olarak bulunduğu sırada 2007 yılında ... Büyükşehir Belediyesinin verdiği bursu almak için Bank Asya'da hesap açtığı, hesap hareketlerinin küçük miktarlı günlük ihtiyaçlarını giderecek işlemlere ilişkin olduğu, öğretmen arkadaşlarının ısrarı ile Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu, 2014 yılında bizzat başvurarak üyelikten istifa ettiği, istifasının işleme konulmadığını sonradan öğrenmesi üzerine 2015 yılında tekrar istifa ettiği ve Kimse Yok Mu Derneğine, Afrika'ya yardım, su kuyusu ve fitre adı altında toplam 170 TL miktarında SMS yoluyla para gönderdiği iddia edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının 2014 yılında sendika üyeliğinden istifa ettiğini iddia etmesi, istifasının işleme konulmaması üzerine bu kez 2015 yılı Kasım ayında üyelikten istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında salt sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bank Asya'daki hesabına 17/09/2014 tarihinde 9.227,39-TL tutarlı 91 günlük, 01/10/204 tarihinde 2.500,0-TL tutarlı 31 günlük ve 09/11/2014 tarihinde 301,62-TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtığı tespiti bulunmakta ise de; örgüt üyeliği suçundan yapılan adli soruşturmada ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasından; "Şüpheliye Bank Asya hesap hareketleri ve hesap hareketleri incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu okundu soruldu,
CEVABEN: 2008 yılında açılan Bank Asya hesabı üniversite okuduğum dönemde ... Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen burs için açılmıştır. Söz konusu burslar bu hesaba yatırılıyordu. Yine hesaba gönderilen 2.120 TL abim Y.T tarafından gönderilmiştir. Abimin bu yapıyla herhangi bir alakası yoktur. Halen ve o dönemde ... da üniversite okuyup iş kurup çalışmaktadır. Ailemize destek için dolar olarak bir para göndermesi gerekiyordu. Önce maaş aldığım Halk Bankası'na gittim. Dolar hesabımın olmadığını söylediler. Yine İş Bankası'na gittim orada da dolar hesabım bulunmuyormuş. Bunun üzerine Bank Asya'ya gittim bana dolar hesabımın olduğunu söylediler ve abime vermiş olduğum hesap numarasına parayı göndermesini söyledim. O zamanlar çok yoğun çalıştığımdan hesap açtıracak dahi vaktim bulunmuyordu. Ben Bank Asya'da dolar hesabı açıldığını şuan sizden öğreniyorum. Bu şekilde abim bana bu parayı gönderdi. Yine ara ara ihtiyacım olduğunda para çekmek için para yatırıyordum. 9.325 lira olarak yatırılan parada mevcut altın birikimlerimin paraya çevrilmesidir. Bu altınlar Kuveyt Türk'teydi. Kuveyt Türk altını bozdururken işlem bedeli talep etti. Bende sinirlendiğim için tüm altını alıp öncelikle Halk Bankasına daha sonra orada fiziki altın hesabı olmadığını öğrenince Bank Asya'ya fiziki olarak altınları yatırdım. 9,225 liralık yatırılan para bu sebeple yatırılmıştır. 2500 liralık parayı da birikim amaçlı yatırdım. Bana okuduğunuz ve hatırladığım kadarıylada 20 gün içerisinde bu parayı çektim. O dönemde Bank Asya'nın mevcut durumunu da hiç takip etmedim. Bankanın batmakta olduğunu duyunca da tüm paramı hemen çektim. O dönemde kimse bana Bank Asya'ya para yatırmam konusunda telkinde bulunmadı. Bankayı kurtarmak gibi bir durum da aklımın ucundan geçmedi. Bankaya para yatırdığım için sorumlu tutulacağımıda düşünmemiştim. Her ne kadar bu yapıya ait evlerde 2010 yılına kadar kalmışsam da o tarihten sonra bu yapıdan koptum. Herhangi bir bağlantım kalmadı. Bana örgüt içerisinde kimse herhangi bir talimat vermedi. Tamamen dini duygularla evlerinde kaldım. Yine Bank Asya'daki hesabımın bulunması ve yatırılan para anlattığım şekilde tesadüften ibarettir. Yapı nedeniyle işimden oldum. Esasında mağdur durumdayım. Atılı suçlamaları kabul etmiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu .... Dosyamız kapsamında şüphelinin 2006 ile 2010 yılları arasında muhafazakar yapıda bir ailede yetişmesi sebebiyle örgüte ait evlerde kaldığı, kendi beyanına göre 2010 yılı sonrası örgütle bağını koparttığı, şüphelinin örgütün amacını bilerek ve hiyerarşisinde yer alarak belirtilen tarihlerde evinde kaldığına, bu kapsamda TCK 21 maddesi gereğince kast unsurunun oluştuğuna dair delil bulunmadığı, yine şüphelinin Bank Asya hesabına yardım amaçlı para yatırdığına dair delil elde edilemediği," gerekçesiyle davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Kimse Yok Mu Derneğine örgüte destek amacıyla para gönderdiğine ilişkin herhangi bir delil veya tespitin bulunmaması karşısında söz konusu tespitin de örgütle irtibatına veya iltisakına ilişkin bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır.
Bu durumda, örgüt üyeliği suçundan yapılan soruşturmada davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Esas No: 2024/7692
Karar No: 2024/10020
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı)-:... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırmadığı, örgüt üyeliği suçundan yapılan ceza soruşturmasında hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Aktif Eğitimciler Sendikasına örgüt talimatıyla üye olmadığı, sendikanın hiçbir faaliyetine katılmadığı gibi sendikanın kapatılmasından çok önce istifa ettiği, Kimse Yok Mu Derneğine insanı amaçla cüzi miktarda para gönderdiği ve işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı KHK ile de kapatılmıştır.
Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde .... Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wifi üzerinden erişim sağladığı bylock programı aracılığı ile diğer bylock kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin arızi durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır.
Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.
Dava konusu işlemde, davacının, Bank Asya'da açılmış hesabının bulunduğu ve bahse konu hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 0,00 TL iken 17/09/2014 tarihinde 9.227,39-TL tutarlı 91 günlük, 01/10/204 tarihinde 2.500,0-TL tutarlı 31 günlük ve 09/11/2014 tarihinde 301,62-TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtığı, Aktif Eğitimciler Sendikasına Ocak 2013 - Haziran 2013 tarihleri arasında 6 ay, Ocak 2014- Kasım 2015 tarihleri arasında 22 ay olmak üzere toplam 28 ay üyeliğinin bulunduğu, Kimse Yok Mu Derneğine 12/01/2014 - 03/10/2014 tarihleri arasında 34 adet SMS yoluyla para gönderdiği ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan adli soruşturma neticesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/49735 sayılı soruşturma dosyasından davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği tespitlerine yer verilmiştir
Davacı tarafından; ...'da öğrenci olarak bulunduğu sırada 2007 yılında ... Büyükşehir Belediyesinin verdiği bursu almak için Bank Asya'da hesap açtığı, hesap hareketlerinin küçük miktarlı günlük ihtiyaçlarını giderecek işlemlere ilişkin olduğu, öğretmen arkadaşlarının ısrarı ile Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu, 2014 yılında bizzat başvurarak üyelikten istifa ettiği, istifasının işleme konulmadığını sonradan öğrenmesi üzerine 2015 yılında tekrar istifa ettiği ve Kimse Yok Mu Derneğine, Afrika'ya yardım, su kuyusu ve fitre adı altında toplam 170 TL miktarında SMS yoluyla para gönderdiği iddia edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının 2014 yılında sendika üyeliğinden istifa ettiğini iddia etmesi, istifasının işleme konulmaması üzerine bu kez 2015 yılı Kasım ayında üyelikten istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında salt sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bank Asya'daki hesabına 17/09/2014 tarihinde 9.227,39-TL tutarlı 91 günlük, 01/10/204 tarihinde 2.500,0-TL tutarlı 31 günlük ve 09/11/2014 tarihinde 301,62-TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtığı tespiti bulunmakta ise de; örgüt üyeliği suçundan yapılan adli soruşturmada ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasından; "Şüpheliye Bank Asya hesap hareketleri ve hesap hareketleri incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu okundu soruldu,
CEVABEN: 2008 yılında açılan Bank Asya hesabı üniversite okuduğum dönemde ... Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen burs için açılmıştır. Söz konusu burslar bu hesaba yatırılıyordu. Yine hesaba gönderilen 2.120 TL abim Y.T tarafından gönderilmiştir. Abimin bu yapıyla herhangi bir alakası yoktur. Halen ve o dönemde ... da üniversite okuyup iş kurup çalışmaktadır. Ailemize destek için dolar olarak bir para göndermesi gerekiyordu. Önce maaş aldığım Halk Bankası'na gittim. Dolar hesabımın olmadığını söylediler. Yine İş Bankası'na gittim orada da dolar hesabım bulunmuyormuş. Bunun üzerine Bank Asya'ya gittim bana dolar hesabımın olduğunu söylediler ve abime vermiş olduğum hesap numarasına parayı göndermesini söyledim. O zamanlar çok yoğun çalıştığımdan hesap açtıracak dahi vaktim bulunmuyordu. Ben Bank Asya'da dolar hesabı açıldığını şuan sizden öğreniyorum. Bu şekilde abim bana bu parayı gönderdi. Yine ara ara ihtiyacım olduğunda para çekmek için para yatırıyordum. 9.325 lira olarak yatırılan parada mevcut altın birikimlerimin paraya çevrilmesidir. Bu altınlar Kuveyt Türk'teydi. Kuveyt Türk altını bozdururken işlem bedeli talep etti. Bende sinirlendiğim için tüm altını alıp öncelikle Halk Bankasına daha sonra orada fiziki altın hesabı olmadığını öğrenince Bank Asya'ya fiziki olarak altınları yatırdım. 9,225 liralık yatırılan para bu sebeple yatırılmıştır. 2500 liralık parayı da birikim amaçlı yatırdım. Bana okuduğunuz ve hatırladığım kadarıylada 20 gün içerisinde bu parayı çektim. O dönemde Bank Asya'nın mevcut durumunu da hiç takip etmedim. Bankanın batmakta olduğunu duyunca da tüm paramı hemen çektim. O dönemde kimse bana Bank Asya'ya para yatırmam konusunda telkinde bulunmadı. Bankayı kurtarmak gibi bir durum da aklımın ucundan geçmedi. Bankaya para yatırdığım için sorumlu tutulacağımıda düşünmemiştim. Her ne kadar bu yapıya ait evlerde 2010 yılına kadar kalmışsam da o tarihten sonra bu yapıdan koptum. Herhangi bir bağlantım kalmadı. Bana örgüt içerisinde kimse herhangi bir talimat vermedi. Tamamen dini duygularla evlerinde kaldım. Yine Bank Asya'daki hesabımın bulunması ve yatırılan para anlattığım şekilde tesadüften ibarettir. Yapı nedeniyle işimden oldum. Esasında mağdur durumdayım. Atılı suçlamaları kabul etmiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu .... Dosyamız kapsamında şüphelinin 2006 ile 2010 yılları arasında muhafazakar yapıda bir ailede yetişmesi sebebiyle örgüte ait evlerde kaldığı, kendi beyanına göre 2010 yılı sonrası örgütle bağını koparttığı, şüphelinin örgütün amacını bilerek ve hiyerarşisinde yer alarak belirtilen tarihlerde evinde kaldığına, bu kapsamda TCK 21 maddesi gereğince kast unsurunun oluştuğuna dair delil bulunmadığı, yine şüphelinin Bank Asya hesabına yardım amaçlı para yatırdığına dair delil elde edilemediği," gerekçesiyle davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Kimse Yok Mu Derneğine örgüte destek amacıyla para gönderdiğine ilişkin herhangi bir delil veya tespitin bulunmaması karşısında söz konusu tespitin de örgütle irtibatına veya iltisakına ilişkin bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır.
Bu durumda, örgüt üyeliği suçundan yapılan soruşturmada davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.