‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2024/2762 K.2024/15066

Esas No: 2024/2762 · Karar No: 2024/15066 · Karar Tarihi: 10.10.2024
Özet: (1) Uyuşmazlık, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı bir subayın siyasi durum nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasının iptali ve yoksun kalan parasal haklarının faiziyle birlikte tazminat talebiyle ilgiliydi; (2) Danıştay, İdare Mahkemesinin kararını bozalak yerine istinafsız olarak reddederek, idarenin takdir yetkisini üstün bir erkenlik ilkesinin sınırları içinde değerlendirdi ve davacıya karşı kararını sürdürdü.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/2762
Karar No: 2024/15066

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Akdeniz Bölge Komutanlığı Üs Savunma Birlikleri Komutanlığı emrinde Dz. P. Uzm. Çvş. Olarak görev yapan davacı tarafından, 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin ilgili maddeleri uyarınca Deniz Kuvvetleri Komutanının teklifi Milli Savunma Bakanlığının onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sıra nolu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; dava konusu işlem bir disiplin cezası olmayıp, yaşanan hain darbe girişimi sonrasında FETÖ/PDY terör örgütünün oluşturduğu tehdidin sonlandırılmasını sağlamaya dönük idari bir tedbir olduğu, davacının görevden çıkarılmasına sebep olan sürecin darbe girişimiyle başlamasından dolayı idarece bu vahim duruma özgü tedbirler alınırken kullanılan takdir yetkisinin etkili bir şekilde kullanılmasının, ölçülülük ilkesini ihlal edecek genişlikte ve hakkın özünü zedeleyecek bir uygulama şeklinde değerlendirilemeyeceği, somut olayda gerek davacının görevinin niteliği gerekse darbe sırasında bulunduğu yer dikkate alındığında, idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis ettiği işlemin hukuka aykırı olduğunun söylenemeyeceği, bu durumda, ceza yargılamasında davacının beraatine karar verilmiş ise de, davacının ifa ettiği görev ve darbe sırasında bulunduğu yer dikkate alındığında, davacının görevine son verilmesine dair dava konusu işlemde idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; davacının istinaf istemi hakkında Dairelerince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, davacı vekiline 18/05/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, temyiz başvurusunun ise 08/01/2024 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yapıldığı tespit edilmiş olup, yasal süre geçirildikten sonra yapıldığı anlaşılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vekilinin ağır hastalığa yakalanarak vefat ettiği, başka bir şehirde ikamet etmesinden dolayı vekiline ulaşamadığı, bu nedenle temyiz başvurusunun süresinde yapılamadığı, mücbir sebep hali sayılması gerektiği, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: ... İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararı yönünden ise temyiz istemi reddedilerek temyiz süre ret kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması hakkında ayrıca karar verilmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 1. fıkrasında, " İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmüne; aynı maddenin 6. fıkrasında, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne; aynı Kanun'un 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş; devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karara yönelik temyiz istemi yönünden:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

İdare Mahkemesince verilen karara yönelik temyiz istemi yönünden:
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; idare mahkemelerinin kararlarına karşı 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca "istinaf" yoluna başvurulabileceği, istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemelerinin verdiği ve anılan Kanun'un 46. maddesinde sayılan konulara ilişkin kararlara karşı da "temyiz" yoluna başvurulabileceği, dolayısıyla idare mahkemelerinin kararlarına karşı, istinaf yoluna başvurulmadan doğrudan temyiz yoluna başvurulmasına hukuken olanak bulunmadığı, öte yandan sadece istinaf yoluna veya (uyuşmazlık konusu itibarıyla temyize tabi ise) önce istinaf yoluna ve sonrasında temyiz yoluna başvurulmak suretiyle kesinleşmiş bir karar hakkında temyiz yoluna başvurulması halinde aynı Kanun'un 48/6. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verileceği anlaşılmaktadır.

Olayda, idare mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ve istinaf üzerine verilen kararın temyizi üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen "temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine" ilişkin karar yukarıdaki başlıkta temyizen incelenerek hukuka uygun bulunmuş ve böylece idare mahkemesi kararı kesinleşmiştir.

Bu durumda, kesinleşen idare mahkemesi kararının temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?