‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2024/18630 K.2024/18642

Esas No: 2024/18630 · Karar No: 2024/18642 · Karar Tarihi: 19.11.2024
Özet: UKTİ (Uetreme İş Kaydı Tekrarı) Yüksek Mahkemesi baştaki davacı, 19‑Temmuz 2018’de yürütülen OHAL döneminde kamu görevinden çıkarıldığı; davacı, bu kararın Anayasal dayanağı kalmadığını ve yoksun kalan haklarının düzeltilmesini talep etti. Mahkeme, OHAL sürecinin sona ermesinden sonra yerel idare kararının iptalini ve yoksun kalan ödemelerin faizli iadesini kabul ederek davayı olumlu şekilde karar verdi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/18630
Karar No: 2024/18642

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, bir kişinin aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkum edilemeyeceği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, sadakat yükümlülüğü nasıl ve ne şekilde ihlal ettiğinin davalı idare tarafından belirtilmediği, hakkında beraat kararı verildiği, Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyetleri olduğu, söz konusu hesabını geçmişten talimat tarihine kadar yoğun şekilde kullandığı, bankanın TMSF'ye devrinden sonra hesabında artış meydana geldiği, herhangi bir talimatla para çekmediği ve yatırmadığı, bankacılık işlemleri nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasının özel hayatın gizliliğinin ihlali sonucu doğurduğu, Kimse Yok Mu isimli derneğe insani duygularla yardımda bulunduğu ve bu durumun terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğunu göstermeyeceği, istifa neticesinde son bulmuş sendika üyeliğinin terör örgütü ile irtibat veya iltisaklı olduğu yönünde bir delil olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, Cihan Medya ödemesinin bir gazete veya dergi aboneliğinden kaynaklanmadığı, tarih aralıklarına ve taksit miktarlarına bakıldığında bu alışverişinin NT isimli mağazadan alınan elektronik eşya ve kırtasiye malzemelerine ilişkin olduğu, Aksu Eğitim A.Ş.'ye olan ödeme ise çocuğunun söz konusu şirketin dershanesinde eğitim almasından dolayı yapılmış bir ödeme olduğu, söz konusu hususların aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?