Danıştay 5. Daire İdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2024/17779 K.2024/14022
Özet: (1) Uyuşmazlık, 19 Temmuz 2018'de OHAL’in sona ermesinin ardından kamu görevinden çıkarılan davacının, böyle bir çıkarmanın anayasal dayanağı olmadığını ve adil yargılanma hakkı çiğnenmiş olduğunu iddia ettiği bir olgu üzerine yapılmıştır. (2) Danıştay, davacının iddialarını reddederek, kararın hukuka uygun olduğunu ve 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde yasal işlem olduğunu hükmetmiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/17779
Karar No: 2024/14022
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, adil yargılanma hakkının gereğine uygun bir yargılama yapılmadan, savunması dahi alınmadan kamu görevinden çıkarılmasının OHAL'e neden olan şiddet olaylarının bastırılmasıyla ilişkili olmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının son derece muğlak olduğu, yürütme ve yasama organlarınca kaynağını Anayasa’dan almayan bir Devlet yetkisi kullanıldığı, kimsenin MGK veya Bakanlar Kurulu kararıyla suçlu ilan edilemeyeceği, idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamayacağı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, AİHS'ye ek 7 nolu protokolün 4. maddesinde öngörülen non bis in idem ilkesinin açıkça ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerden yararlandırılması gerektiği, ... adlı gizli tanıktan elde edilen listenin kim tarafından, ne şekilde, hangi tarihte ve ne maksatla hazırlandığının bilinmediği, şaibelerle dolu olduğu, fişleme niteliğinde olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle ya da herhangi bir illegal yapı veya örgütle irtibatının yahut iltisakının bulunmadığı, temyize konu kararın Anayasa'ya, AİHS'e, BM MSHS'ye, hukukun genel ilkelerine, kanunlara aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2024/17779
Karar No: 2024/14022
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, adil yargılanma hakkının gereğine uygun bir yargılama yapılmadan, savunması dahi alınmadan kamu görevinden çıkarılmasının OHAL'e neden olan şiddet olaylarının bastırılmasıyla ilişkili olmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının son derece muğlak olduğu, yürütme ve yasama organlarınca kaynağını Anayasa’dan almayan bir Devlet yetkisi kullanıldığı, kimsenin MGK veya Bakanlar Kurulu kararıyla suçlu ilan edilemeyeceği, idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamayacağı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, AİHS'ye ek 7 nolu protokolün 4. maddesinde öngörülen non bis in idem ilkesinin açıkça ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerden yararlandırılması gerektiği, ... adlı gizli tanıktan elde edilen listenin kim tarafından, ne şekilde, hangi tarihte ve ne maksatla hazırlandığının bilinmediği, şaibelerle dolu olduğu, fişleme niteliğinde olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle ya da herhangi bir illegal yapı veya örgütle irtibatının yahut iltisakının bulunmadığı, temyize konu kararın Anayasa'ya, AİHS'e, BM MSHS'ye, hukukun genel ilkelerine, kanunlara aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.