Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2024/15794 K.2024/14033
Özet: (1) Davacı, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna sahte başvurusunun reddi ve bu nedenle iptal kararının verilememesi yönünden istinaf ve temyiz başvurusu yaptı; (2) Mahkeme, davacının iddialarının hukuka uygun olmadığını belirterek İdare Mahkemelerinin kararlarını bozulmadan onaylayarak mahkeme kararına karşı yöneltilen tüm temyiz taleplerini reddetti.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/15794
Karar No: 2024/14033
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü ...
İstemin Özeti: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Sonuçları itibariyle sivil ölüme sebebiyet verecek şekilde kamu görevinden çıkarılma cezası ile cezalandırıldığı, AİHM kararları dikkate alındığında bu yaptırımın ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza yargılamasındaki tüm güvencelere uygun bir yargılama sonucunda uygulanabilir olduğu, terör örgütü üyeliği suçunun ancak kasten işlenebilen bir suç olduğu, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun insan hakları ihlallerini inceleme ve giderme görevini yerine getirmediği, savunması alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, masumiyet karinesi ihlâl edilerek bir daha kamu görevinde çalışamayacak şekilde kamu görevinden çıkarılmasının objektif bir gerekçesinin bulunmadığı, somut olayda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları dikkate alındığında ortada ceza hukuku anlamında bir cezanın bulunduğu, uyuşmazlıkta ceza hukuku ilke ve güvencelerinin uygulanması gerektiği, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca OHAL dönemlerinde dahi ölçülülük ilkesinin ihlal edilemeyeceği, masumiyet karinesinden yaralanma hakkının askıya alınamayacağı, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılabileceği, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan birçok temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2024/15794
Karar No: 2024/14033
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü ...
İstemin Özeti: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Sonuçları itibariyle sivil ölüme sebebiyet verecek şekilde kamu görevinden çıkarılma cezası ile cezalandırıldığı, AİHM kararları dikkate alındığında bu yaptırımın ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza yargılamasındaki tüm güvencelere uygun bir yargılama sonucunda uygulanabilir olduğu, terör örgütü üyeliği suçunun ancak kasten işlenebilen bir suç olduğu, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun insan hakları ihlallerini inceleme ve giderme görevini yerine getirmediği, savunması alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, masumiyet karinesi ihlâl edilerek bir daha kamu görevinde çalışamayacak şekilde kamu görevinden çıkarılmasının objektif bir gerekçesinin bulunmadığı, somut olayda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları dikkate alındığında ortada ceza hukuku anlamında bir cezanın bulunduğu, uyuşmazlıkta ceza hukuku ilke ve güvencelerinin uygulanması gerektiği, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca OHAL dönemlerinde dahi ölçülülük ilkesinin ihlal edilemeyeceği, masumiyet karinesinden yaralanma hakkının askıya alınamayacağı, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılabileceği, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan birçok temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.