Danıştay5. DaireCeza Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2023/6444 K.2023/19313
Özet: Uyuşmazlık, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulamasının OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla davacının kamu görevinden çıkarılmasında anayasaya aykırı olduğu iddiası üzerine. Mahkeme, kararın hukuken bağlayıcı olmadığını, kanun hükümlerinin anayasaya uygun olduğunu ve davacının talebinin reddedildiğini belirtti.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/6444
Karar No: 2023/19313
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kanun Hükmünde Kararnamenin hem şekil hem esas açısından Anayasaya aykırı olduğu, OHAL KHK'sı ile alınan tedbirlerin ölçülü olması gerektiği, idari soruşturma yürütülmeden, bireyselleştirme yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, somut olayda adil yargılanma hakkının tüm güvencelerinin uygulanması gerektiği, OHAL döneminde olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5 maddesinde memurluğa engel suçlardan “mahkûm” olmama şartının arandığı, irtibat ve iltisak kavramlarına son derece geniş, muğlak ve başlı başına temel hakları ihlal eden anlamlar yüklendiği, Bank Asya’daki hesap hareketliliğinin rutin bankacılık faaliyeti olduğu, birikim yapmak amacıyla para yatırdığı, bankanın TMSF’ye devrinden sonra da işlemlerinin bulunduğu, yasal olarak faaliyet gösteren sendikaya üye olmasının irtibat ve iltisaka gerekçe olarak gösterilemeyeceği, sendika üyeliğinden Kasım 2015 tarihinde istifa ettiği, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu ve taksirle dahi işlenemeyeceği, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bunun 30 Mayıs 2016 tarihinde kamuoyuna duyurulduğu, ancak bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, mahkemeye erişim hakkı, savunma hakkı, hukuk devleti ilkesi, öngörülebilirlik ilkesi, çalışma hakkı gibi haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/6444
Karar No: 2023/19313
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kanun Hükmünde Kararnamenin hem şekil hem esas açısından Anayasaya aykırı olduğu, OHAL KHK'sı ile alınan tedbirlerin ölçülü olması gerektiği, idari soruşturma yürütülmeden, bireyselleştirme yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, somut olayda adil yargılanma hakkının tüm güvencelerinin uygulanması gerektiği, OHAL döneminde olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5 maddesinde memurluğa engel suçlardan “mahkûm” olmama şartının arandığı, irtibat ve iltisak kavramlarına son derece geniş, muğlak ve başlı başına temel hakları ihlal eden anlamlar yüklendiği, Bank Asya’daki hesap hareketliliğinin rutin bankacılık faaliyeti olduğu, birikim yapmak amacıyla para yatırdığı, bankanın TMSF’ye devrinden sonra da işlemlerinin bulunduğu, yasal olarak faaliyet gösteren sendikaya üye olmasının irtibat ve iltisaka gerekçe olarak gösterilemeyeceği, sendika üyeliğinden Kasım 2015 tarihinde istifa ettiği, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu ve taksirle dahi işlenemeyeceği, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bunun 30 Mayıs 2016 tarihinde kamuoyuna duyurulduğu, ancak bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, mahkemeye erişim hakkı, savunma hakkı, hukuk devleti ilkesi, öngörülebilirlik ilkesi, çalışma hakkı gibi haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.