Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2023/627 K.2023/3533
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/627
Karar No : 2023/3533
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yürütülmeden tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, ByLock programını kullanmadığı, hukuken geçerli olmaması gereken ByLock kullanımına dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, yasal bankacılık faaliyetlerinin suç olarak gösterilemeyeceği, aksine durumun mülkiyet hakkı, özel hayata saygı hakkı ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine müdahale oluşturacağı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, gerekçeli karar hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle iki ayrı cezaya hükmedilemeyeceği, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi İdare / Bölge İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "....Davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı.... bu eylemi sebebiyle FETÖ/PDY terör örgütüyle bağ kurduğu sonucuna varıldığı..." belirtilmişse de; davacının yargılandığı ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında;
"... Her ne kadar sanık Bank Asya'da hesabına 11/09/2014 tarihinde katılım hesabı açarak 6000TL para yatırmış ise de; sanık bu parayı arkadaşına borcunu havale etmek için yatırdığını beyan ettiği, bilirkişi raporunun incelenmesinde 15/09/2014 tarihinde sanığın 6000TL'yi ... isimli şahsa havale ettiğinin görüldüğü, durum karşısında sanığın talimatla para yatırdığına ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bu husus hükme esas alınmamıştır." tespiti dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede Bank Asya'daki para artışının dikkate alınamayacağı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/04/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/627
Karar No : 2023/3533
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yürütülmeden tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, ByLock programını kullanmadığı, hukuken geçerli olmaması gereken ByLock kullanımına dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, yasal bankacılık faaliyetlerinin suç olarak gösterilemeyeceği, aksine durumun mülkiyet hakkı, özel hayata saygı hakkı ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine müdahale oluşturacağı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, gerekçeli karar hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle iki ayrı cezaya hükmedilemeyeceği, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi İdare / Bölge İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "....Davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı.... bu eylemi sebebiyle FETÖ/PDY terör örgütüyle bağ kurduğu sonucuna varıldığı..." belirtilmişse de; davacının yargılandığı ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında;
"... Her ne kadar sanık Bank Asya'da hesabına 11/09/2014 tarihinde katılım hesabı açarak 6000TL para yatırmış ise de; sanık bu parayı arkadaşına borcunu havale etmek için yatırdığını beyan ettiği, bilirkişi raporunun incelenmesinde 15/09/2014 tarihinde sanığın 6000TL'yi ... isimli şahsa havale ettiğinin görüldüğü, durum karşısında sanığın talimatla para yatırdığına ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bu husus hükme esas alınmamıştır." tespiti dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede Bank Asya'daki para artışının dikkate alınamayacağı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/04/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.