Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2023/4502 K.2023/16988
Özet: (1) Uyuşmazlık, davacının 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye bağlı ekliste isminin kaldırılması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasının ardından, göreve iade talebine karşı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu ve ilgili idare mahkemelerinin kararlarını kaldırma yönündeki itirazlardan kaynaklanıyor; (2) Danıştay Beşinci Daire, İdare Dava Dairesi’nin kararını onaylayarak, kararın bozulmasına gerek olmadığını ve davacının talebinin reddine karar verdi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/4502
Karar No: 2023/16988
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av....
Karşı Taraf (Davalı): ... Başkanlığı / ANKARA
Vekili: I. Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının memuriyete engel teşkil etmeyeceği, ByLock programını kullanan kişinin kendisi mi eşi mi olduğunun tam olarak ortaya konulamadığı, ByLock programının Google Play Store'da 2016 yılı Şubat ayına kadar yer aldığı, herkesin kolaylıkla erişebileceği bir program olduğu, herkese açık bu programı indirme ve kullanmanın suç olduğuna ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığı, Bank Asya'da rutin bankacılık işlemi gerçekleştirdiği, örgütsel saikle hareket etmediği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "..davacının; ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit bulunarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği." hususu hükme esas alınmış ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, anılan kararın hüküm fıkrasının; 'adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,' şeklinde düzeltilmesine, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından temyiz aşamasında yatırılan temyiz başvuru harcı mahsup edildikten sonra adli yardım kararından dolayı tahsili ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki temyiz karar harcı ile kullanılacak posta giderlerinin davacıdan tahsili için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesi, 1. fıkrası uyarınca Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/4502
Karar No: 2023/16988
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av....
Karşı Taraf (Davalı): ... Başkanlığı / ANKARA
Vekili: I. Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının memuriyete engel teşkil etmeyeceği, ByLock programını kullanan kişinin kendisi mi eşi mi olduğunun tam olarak ortaya konulamadığı, ByLock programının Google Play Store'da 2016 yılı Şubat ayına kadar yer aldığı, herkesin kolaylıkla erişebileceği bir program olduğu, herkese açık bu programı indirme ve kullanmanın suç olduğuna ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığı, Bank Asya'da rutin bankacılık işlemi gerçekleştirdiği, örgütsel saikle hareket etmediği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "..davacının; ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit bulunarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği." hususu hükme esas alınmış ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, anılan kararın hüküm fıkrasının; 'adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,' şeklinde düzeltilmesine, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından temyiz aşamasında yatırılan temyiz başvuru harcı mahsup edildikten sonra adli yardım kararından dolayı tahsili ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki temyiz karar harcı ile kullanılacak posta giderlerinin davacıdan tahsili için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesi, 1. fıkrası uyarınca Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.