‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2023/4352 K.2023/19909

Esas No: 2023/4352 · Karar No: 2023/19909 · Karar Tarihi: 19.12.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4352
Karar No : 2023/19909

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf mahkemesi kararında hiçbir açıklama yapılmadan istinaf başvurusunun reddedildiği, bu hususun Anayasa'da öngörülen mahkeme kararlarının gerekçeli olması ilkesine aykırı olduğu, kişisel bilgilerinin hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilerek fişleme yapıldığı, hukuka aykırı yöntemlerle oluşturulan delillerin davanın esasına etki etmeyeceği, somut delillere dayalı olmadan fişleme niteliğinde belgelerin ve kurum kanaatinin hukuka aykırı olduğu, hangi fiilerinin irtibat ya da iltisak kavramlarını oluşturduğunun açıklanmadığı, hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ya da iltsaklı olduğunu gösteren hiçbir hukuki açıklama ya da delilin bulunmadığı, ilk derece mahkemesine tanık listesi sunduğu hâlde tanıklarının çağrılmadığı ve bu sebeple silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesinin ihlâl edildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alam devlet memurluğundan ihraca sebep olacak fiillerin hiçbirini gerçekleştirmediği, kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan kamu görevinden çıkarılması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, kesin bir delil bulunmadan kanaate ve inanca dayalı olarak ceza verilemeyeceği, Garson kod adlı gizli tanığın duruşmada dinlenilmesi ve elinde bulunan bilgi ve belgelerin duruşmada tartışılmasının adil yargılanma hakkının bir gereği olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir alakasının bulunmadığı, meslek hayatının hiçbir döneminde terör örgütleri ile bir araya gelmediği, adil bir yargılamanın sağlanabilmesi için davanın taraflarına davayla ilgili bilgi ve belgelere ulaşma olanağının sağlanması gerektiği, bu bakımdan davalı idare tarafından tarafına suç isnadında bulunulduğundan hakkındaki tüm bilgi ve belgelere ulaşmasının sağlanması gerektiği, hakkında ByLock uygulamasını kullandığına ilişkin bir veri veya tespitin bulunmadığı, yargılama sırasında ispat yükünün davalı idareden alınarak kendi üzerinde bırakıldığı, hakkındaki kodlamanın Garson kod adlı gizli tanık ve diğer FETÖ/PDY terör örgütü mensupları tarafından şahsına karşı uydurulduğu ve iftira niteliğinde olduğu, hafıza kartı içerisinde yer alan kendisine ilişkin bilgilerin doğruyu yansıtmadığı, darbe girişimi karşısında göstermiş olduğu üstün gayret neticesinde ödüllendirildiği, fişleme niteliğinde olan bilgilere dayalı olarak kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendiktenip dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?