Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2023/21667 K.2024/4161
Özet: (1) Davacı, 701 sayılı kanun kapsamında görevinden çıkarılmasının ardından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurusunun reddine ilişkin para ve özlük haklarının geri iadesini talep etti. (2) Danıştay Beşinci Daire, idare mahkemesinin kararının temyizdendiği yönüyle temyiz istentini reddetti ve davacının iade talebini kabul etmeyerek kamusal görevden çıkarılma kararının geçerli olduğunu belirledi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/21667
Karar No: 2024/4161
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda beraat kararı verildiği, gizli tanık ... dan elde edilen kodlama verilerinin hukuka uygun olmadığı gibi hangi zaman aralığına ilişkin olduğunun belli olmadığı ve bu verileri destekler somut deliller bulunmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, savunma hakkının, mülkiyet ve eğitim hakkının, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddia edilmektedir. Öte yandan, dava konusu kamu görevinden çıkartılma kararına dayanak teşkil eden KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeksizin, Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak, duruşma istemi ise 2577 sayılı Kanunun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmediğinden işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla yapılan ceza yargılamasında ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı mahkumiyet kararının, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararı ile kaldırılarak, davacının atılı suçtan beraatine karar verildiği ve UYAP kayıtlarının tetkikinden söz konusu kararın Yargıtayda temyiz incelemesinde olduğu görülmekle, ceza yargılamasında elde edilen delil ve tespitlerin, bakılmakta olan davada iltisak ve irtibat değerlendirmesi yönünden dikkate alınabilecektir.
Söz konusu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında "Tanık A.Ö. beyanında: "Benim hakkımda Fetö/PDY kapsamında dava açılmıştı etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandım. Ben 2002 yılında Adana'ya tayinim çıktığında ... ile tanışmıştım. Ben daha önce Polis memuru olarak görev yapıyordum. Adana'dayken toplantılara katılıyorduk arkadaşlarla sohbet ediyorduk FETÖ'nün hayatı ile ilgili sohbetler oluyordu. Bu toplantılara her hafta oluyordu. Fetullah Gülen'in video ve kitapları okunuyordu. Bu toplantılara ...'da geliyordu. Ben 2013 yılına kadar ... ile birlikte bu toplantılara katıldım. Bizden para ve himmet istiyorlardı ...'da para ve himmet veriyordu. 2013 yılından sonra ...'un sohbetlere devam edip etmediğini bilmiyorum çünkü Sivas'a tayin oldum. Bize sohbet veren hocalar sürekli değiştiği için isimlerini hatırlayamıyorum. Bizimle birlikte C.H. ve ismini hatırlamadığım arkadaşlarda katılıyordu. ...'un sohbete dinleyici olarak katılması dışında benim bildiğim bir görevi yoktu..."; Tanık A.Ö. Dairemizce alınan beyanında: " 2002-2013 yılları arasında Adana İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak çalıştım. Sanık ...'u da polis memuru olma sebebiyle tanırım. ... ile birlikte 2002-2008 yılları arasında aynı karakolda birlikte çalıştık. 2008 yılından sonra ayrı şubelerde görevlendirildik. Sanık ile birlikte çalıştığımız süre içerisinde örgütün sözde sohbet adı altındaki toplantılarına katıltık. İkimizde dinleyici konumundaydık, sohbet, açık kimlik bilgisini şu anda hatırlayamadığım ancak öğretmen olarak bildiğim kişiler tarafından veriliyordu. Sohbet adı altındaki toplantılarda namaz kılınır, örgüt liderinin CDleri izlenir ve kitapları okunurdu. Bu şekilde toplantılara 2013 yılının Şubat ayından Adana ilinden ayrıldığım tarihe kadar ara ara katılırdık. Adana ilinden ayrıldıktan sonra ...'un toplantılara katılıp katılmadığını bilmiyorum. Birlikte katıldığımız sohbetlere M.T. ile yine polis memuru olan C.H. ile isimlerini hatırlayamadığım polis memurları da katılırdı. Yukarıda da belirttiğim üzere ...'un bu toplantılara 2013 yılının Şubat ayına kadar katıldığını gördüm. Bu tarihten sonra ...' un herhangi bir eylemine tanık olmadım..." şeklinde beyanlara yer verildiği görülmektedir.
Davacı hakkındaki ceza yargılamasında elde edilen ve bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/21667
Karar No: 2024/4161
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda beraat kararı verildiği, gizli tanık ... dan elde edilen kodlama verilerinin hukuka uygun olmadığı gibi hangi zaman aralığına ilişkin olduğunun belli olmadığı ve bu verileri destekler somut deliller bulunmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, savunma hakkının, mülkiyet ve eğitim hakkının, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddia edilmektedir. Öte yandan, dava konusu kamu görevinden çıkartılma kararına dayanak teşkil eden KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeksizin, Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak, duruşma istemi ise 2577 sayılı Kanunun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmediğinden işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla yapılan ceza yargılamasında ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı mahkumiyet kararının, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararı ile kaldırılarak, davacının atılı suçtan beraatine karar verildiği ve UYAP kayıtlarının tetkikinden söz konusu kararın Yargıtayda temyiz incelemesinde olduğu görülmekle, ceza yargılamasında elde edilen delil ve tespitlerin, bakılmakta olan davada iltisak ve irtibat değerlendirmesi yönünden dikkate alınabilecektir.
Söz konusu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında "Tanık A.Ö. beyanında: "Benim hakkımda Fetö/PDY kapsamında dava açılmıştı etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandım. Ben 2002 yılında Adana'ya tayinim çıktığında ... ile tanışmıştım. Ben daha önce Polis memuru olarak görev yapıyordum. Adana'dayken toplantılara katılıyorduk arkadaşlarla sohbet ediyorduk FETÖ'nün hayatı ile ilgili sohbetler oluyordu. Bu toplantılara her hafta oluyordu. Fetullah Gülen'in video ve kitapları okunuyordu. Bu toplantılara ...'da geliyordu. Ben 2013 yılına kadar ... ile birlikte bu toplantılara katıldım. Bizden para ve himmet istiyorlardı ...'da para ve himmet veriyordu. 2013 yılından sonra ...'un sohbetlere devam edip etmediğini bilmiyorum çünkü Sivas'a tayin oldum. Bize sohbet veren hocalar sürekli değiştiği için isimlerini hatırlayamıyorum. Bizimle birlikte C.H. ve ismini hatırlamadığım arkadaşlarda katılıyordu. ...'un sohbete dinleyici olarak katılması dışında benim bildiğim bir görevi yoktu..."; Tanık A.Ö. Dairemizce alınan beyanında: " 2002-2013 yılları arasında Adana İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak çalıştım. Sanık ...'u da polis memuru olma sebebiyle tanırım. ... ile birlikte 2002-2008 yılları arasında aynı karakolda birlikte çalıştık. 2008 yılından sonra ayrı şubelerde görevlendirildik. Sanık ile birlikte çalıştığımız süre içerisinde örgütün sözde sohbet adı altındaki toplantılarına katıltık. İkimizde dinleyici konumundaydık, sohbet, açık kimlik bilgisini şu anda hatırlayamadığım ancak öğretmen olarak bildiğim kişiler tarafından veriliyordu. Sohbet adı altındaki toplantılarda namaz kılınır, örgüt liderinin CDleri izlenir ve kitapları okunurdu. Bu şekilde toplantılara 2013 yılının Şubat ayından Adana ilinden ayrıldığım tarihe kadar ara ara katılırdık. Adana ilinden ayrıldıktan sonra ...'un toplantılara katılıp katılmadığını bilmiyorum. Birlikte katıldığımız sohbetlere M.T. ile yine polis memuru olan C.H. ile isimlerini hatırlayamadığım polis memurları da katılırdı. Yukarıda da belirttiğim üzere ...'un bu toplantılara 2013 yılının Şubat ayına kadar katıldığını gördüm. Bu tarihten sonra ...' un herhangi bir eylemine tanık olmadım..." şeklinde beyanlara yer verildiği görülmektedir.
Davacı hakkındaki ceza yargılamasında elde edilen ve bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.