Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2023/19717 K.2024/8288
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/19717
Karar No : 2024/8288
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri : Hukuk Müşaviri ...
Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, hakkında somut delil gösterilmeden, bireyselleştirme yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, ceza soruşturması ile HTS kayıtları belirtilmek suretiyle sorumlu tutulmasının idari işlemin sebep unsuru açısından hukuka aykırılık oluşturduğu, sözlü ifade verme ve tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara aykırı hareket edildiği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, kamu görevlilerinin emeklilik yaşına kadar çalışma, maaş elde etme ve emeklilik haklarına sahip olmasının mülkiyet hakkının koruması altında olduğu, Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddesine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, takdir yetkisinin keyfi olarak kullanılamayacağı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararının bulunmadığı, HTS kayıtlarının getirtilmesini talep ettiği ancak değerlendirilmediği, Kimse Yok Mu Derneğine sms gönderdiğine ilişkin HTS kayıtlarının dosya içerisinde olmadığı, dava konusu işlem ile mahkemeye erişim hakkı, savunma hakkı, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, hukukun üstünlüğü ilkesi, ölçülülük ilkesi, gerekçeli karar hakkı, etkili başvuru hakkı, hukuk devleti ilkesi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, eğitim hakkı, şeref ve itibara saygı hakkı, seyahat özgürlüğü, mülkiyet hakkı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ile şahsiliği ilkeleri, kanunilik ilkesi, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri gibi temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/19717
Karar No : 2024/8288
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri : Hukuk Müşaviri ...
Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, hakkında somut delil gösterilmeden, bireyselleştirme yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, ceza soruşturması ile HTS kayıtları belirtilmek suretiyle sorumlu tutulmasının idari işlemin sebep unsuru açısından hukuka aykırılık oluşturduğu, sözlü ifade verme ve tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara aykırı hareket edildiği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, kamu görevlilerinin emeklilik yaşına kadar çalışma, maaş elde etme ve emeklilik haklarına sahip olmasının mülkiyet hakkının koruması altında olduğu, Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddesine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, takdir yetkisinin keyfi olarak kullanılamayacağı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararının bulunmadığı, HTS kayıtlarının getirtilmesini talep ettiği ancak değerlendirilmediği, Kimse Yok Mu Derneğine sms gönderdiğine ilişkin HTS kayıtlarının dosya içerisinde olmadığı, dava konusu işlem ile mahkemeye erişim hakkı, savunma hakkı, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, hukukun üstünlüğü ilkesi, ölçülülük ilkesi, gerekçeli karar hakkı, etkili başvuru hakkı, hukuk devleti ilkesi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, eğitim hakkı, şeref ve itibara saygı hakkı, seyahat özgürlüğü, mülkiyet hakkı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ile şahsiliği ilkeleri, kanunilik ilkesi, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri gibi temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.