Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2023/19544 K.2023/17005
Özet: Uyuşmazlık, kamu görevinden çıkarılan davacının OHAL döneminde yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, göreve iade talebiyle yapılacak başvurunun reddine ilişkin kararın iptalini istemesidir. Danıştay, temyiz kararını bozarak, idamı reddeden ilk derece kararını iptal etme talebini kabul etmeyerek, kararının geçerli olduğunu belirledi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/19544
Karar No: 2023/17005
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Üniversitesi Rektörlüğü/ ...
Vekili: Av....
İstemin Özeti: 697 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir somut olay ve olgu gösterilmeksizin, soruşturma yapılmaksızın ve savunması alınmaksızın kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, bu işlemin hukuken bir ceza niteliğinde olduğu, dolayısıyla ceza hukukuna ilişkin ilkelerin uygulanması gerektiği, suç ve cezaların ancak kanunlarla ihdas edilebileceği, KHK ile suç ve ceza düzenlenemeyeceği, savunması alınmaksızın işlem tesis edilmesinin daha sonra açılacak davalarda giderilebilecek nitelikte eksiklik olmadığı, 697 sayılı KHK'nın muğlak ve öngörülebilir olmaması sebebiyle yapılacak işlemlere dayanak olamayacağı, çocuğunu gönderdiği özel okulun yasal olarak kurulmuş ve Devletçe teşvik verilmiş bir okul olduğu, Bank Asya hesabını çok eski tarihte açtığı, talimatla para yatırmadığı, işlemlerinin olağan hesap hareketi olduğu, OHAL dönemlerinde devletlerin takdir yetkisi genişlemiş olsa dahi uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilemeyeceği, OHAL döneminde alınacak tedbirlerin durumun gerektirdiği türden ve ölçülü olması gerektiği, bu dönemlerde alınacak tedbirlerin sınırlı ve geçici nitelikte olabileceği, kamu görevinden çıkarılmasına yönelik işlem ile Anayasa ve AİHS'de güvence altına alınan suç ve cezaların kanuniliği, geriye yürümezliği, ayrımcılık yasağı ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Fetö/Pdy'nin terör örgütü olarak ilan edilmesinden önceki davranışlarından sorumlu tutulamayacağı, bu durumun suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesini ihlal ettiği, işlem tesis edilmeden önce kendisine isnat olunan eylemler hakkında bilgilendirme yapılmadığı için adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hakkındaki tanık beyanlarının kişisel yorumlardan ibaret olduğu, sadece aleyhe olan tanık ifadelerinin esas alındığı, ByLock programını kullanmadığı, buna ilişkin herhangi bir verinin olmadığı, elde edilen verilerin hukuka aykırı olduğu, non bis in idem ilkesinin ihlal edildiği, Cihan Medya A.Ş.'nin o tarihlerde yasal olarak faaliyet gösterdiği, bu şirkete yaptığı ödemenin neye ilişkin olduğunu hatırlamadığı, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/19544
Karar No: 2023/17005
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Üniversitesi Rektörlüğü/ ...
Vekili: Av....
İstemin Özeti: 697 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir somut olay ve olgu gösterilmeksizin, soruşturma yapılmaksızın ve savunması alınmaksızın kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, bu işlemin hukuken bir ceza niteliğinde olduğu, dolayısıyla ceza hukukuna ilişkin ilkelerin uygulanması gerektiği, suç ve cezaların ancak kanunlarla ihdas edilebileceği, KHK ile suç ve ceza düzenlenemeyeceği, savunması alınmaksızın işlem tesis edilmesinin daha sonra açılacak davalarda giderilebilecek nitelikte eksiklik olmadığı, 697 sayılı KHK'nın muğlak ve öngörülebilir olmaması sebebiyle yapılacak işlemlere dayanak olamayacağı, çocuğunu gönderdiği özel okulun yasal olarak kurulmuş ve Devletçe teşvik verilmiş bir okul olduğu, Bank Asya hesabını çok eski tarihte açtığı, talimatla para yatırmadığı, işlemlerinin olağan hesap hareketi olduğu, OHAL dönemlerinde devletlerin takdir yetkisi genişlemiş olsa dahi uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilemeyeceği, OHAL döneminde alınacak tedbirlerin durumun gerektirdiği türden ve ölçülü olması gerektiği, bu dönemlerde alınacak tedbirlerin sınırlı ve geçici nitelikte olabileceği, kamu görevinden çıkarılmasına yönelik işlem ile Anayasa ve AİHS'de güvence altına alınan suç ve cezaların kanuniliği, geriye yürümezliği, ayrımcılık yasağı ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Fetö/Pdy'nin terör örgütü olarak ilan edilmesinden önceki davranışlarından sorumlu tutulamayacağı, bu durumun suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesini ihlal ettiği, işlem tesis edilmeden önce kendisine isnat olunan eylemler hakkında bilgilendirme yapılmadığı için adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hakkındaki tanık beyanlarının kişisel yorumlardan ibaret olduğu, sadece aleyhe olan tanık ifadelerinin esas alındığı, ByLock programını kullanmadığı, buna ilişkin herhangi bir verinin olmadığı, elde edilen verilerin hukuka aykırı olduğu, non bis in idem ilkesinin ihlal edildiği, Cihan Medya A.Ş.'nin o tarihlerde yasal olarak faaliyet gösterdiği, bu şirkete yaptığı ödemenin neye ilişkin olduğunu hatırlamadığı, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.