Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2023/19377 K.2024/3471
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/19377
Karar No: 2024/3471
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin Komisyon'un ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptali ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi, parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren işleyecek dönemsel faiziyle birlikte ödenmesi, manevi tazminat isteminin reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: Davacının, FETÖ ile irtibatı ve iltisakı bulunduğu değerlendirilerek 695 sayılı KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasının zorunlu, acil ve orantılı tedbir niteliğinde olup, haklı ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davacının Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dava dosyası tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi, parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren işleyecek dönemsel faiziyle birlikte ödenmesi, manevi tazminat isteminin reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
15 Temmuz 2016 tarihinde terör örgütlerinin işbirliği ile gerçekleştirilen darbe girişimi sonucunda 250'den fazla kişinin öldürüldüğü, 2000'den fazla kişinin yaralanıp sakat kaldığı bilinmektedir. Devlet yönetimi tarafından bu tehlikenin bertaraf edilmesi amacıyla tesis edilen 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar alındığı, bu kararların adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğinde olduğu, olağanüstü hal kapsamında tesis edildiği izahtan varestedir.
1982 tarihli Anayasanın 129. maddesinde; "Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler." hükmüne yer verildiği, bu doğrultuda yasama organınca çıkarılan Devlet memurlarının özel kanunu niteliğinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Sadakat başlıklı 6. maddesinde; "Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar.", Tarafsızlık ve Devlete bağlılık başlıklı 7. maddesinde; "Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamazlar, bunlara yardım edemezler." emredici hükümleri gereği görev ifa etmek zorundadırlar.
Bu bağlamda, kamu personelinden terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalara ilişkin uyuşmazlık 692 sayılı KHK ile birlikte değerlendirildiğinde; PKK/KCK silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı nedeniyle kapatılan sivil toplum örgütlerine üye olma, örgütsel nitelikteki toplantı, yürüyüş gibi eylemlere katılma, örgüt içerisinde çeşitli görevler alma, söz, yazı ve eylemleri ile örgüte destek verme, emniyet veya istihbarat raporları, sosyal medya bağlantıları, kurum değerlendirmesi, ziyaret edilen web sitelerinin analizi gibi her türlü olay ve olgu irtibat ve iltisakın varlığı konusunda değerlendirilebilecektir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı hakkındaki düzenlenen özet bilgi tablosunda; "sosyal medyada kimliğini açıklayarak siyasi yorum yaptığı, devlet büyüklerinin fotoğraflarını yayımlayarak yorumlarda bulunduğu, 2009 yılında tarihi eser kaçakçılığı suçundan gözaltına alındığı, savcılıkça ifadesinin alınmasından sonra serbest bırakıldığı, ... 2016 yılı itibarıyla kendisi ve aile bireylerinin çevrelerinde KONGRA-GEL (PKK)/KCK yanlısı şahıslar olarak tanındıkları, " bilgilerinin yer aldığı, Facebook sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu bir takım paylaşımlarla ilgili olarak hakkında açılan disiplin soruşturması bulunduğunun görüldüğü anlaşıldığından kamu görevi ifa ettiği kurumun süregelen zaman zarfında özellikle edindiği bilgilerle birlikte, gözleme dayalı kanaatinin hukuka aykırı olduğu söylenemez.
Yukarıda ifade edilen tespitlerin genel değerlendirme niteliğinde olmadığı da dikkate alındığında davacının kamu görevinden çıkarılması üzerine göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı görülmekte olduğundan İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Esas No: 2023/19377
Karar No: 2024/3471
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin Komisyon'un ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptali ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi, parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren işleyecek dönemsel faiziyle birlikte ödenmesi, manevi tazminat isteminin reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: Davacının, FETÖ ile irtibatı ve iltisakı bulunduğu değerlendirilerek 695 sayılı KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasının zorunlu, acil ve orantılı tedbir niteliğinde olup, haklı ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davacının Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dava dosyası tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi, parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren işleyecek dönemsel faiziyle birlikte ödenmesi, manevi tazminat isteminin reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
15 Temmuz 2016 tarihinde terör örgütlerinin işbirliği ile gerçekleştirilen darbe girişimi sonucunda 250'den fazla kişinin öldürüldüğü, 2000'den fazla kişinin yaralanıp sakat kaldığı bilinmektedir. Devlet yönetimi tarafından bu tehlikenin bertaraf edilmesi amacıyla tesis edilen 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar alındığı, bu kararların adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğinde olduğu, olağanüstü hal kapsamında tesis edildiği izahtan varestedir.
1982 tarihli Anayasanın 129. maddesinde; "Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler." hükmüne yer verildiği, bu doğrultuda yasama organınca çıkarılan Devlet memurlarının özel kanunu niteliğinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Sadakat başlıklı 6. maddesinde; "Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar.", Tarafsızlık ve Devlete bağlılık başlıklı 7. maddesinde; "Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamazlar, bunlara yardım edemezler." emredici hükümleri gereği görev ifa etmek zorundadırlar.
Bu bağlamda, kamu personelinden terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalara ilişkin uyuşmazlık 692 sayılı KHK ile birlikte değerlendirildiğinde; PKK/KCK silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı nedeniyle kapatılan sivil toplum örgütlerine üye olma, örgütsel nitelikteki toplantı, yürüyüş gibi eylemlere katılma, örgüt içerisinde çeşitli görevler alma, söz, yazı ve eylemleri ile örgüte destek verme, emniyet veya istihbarat raporları, sosyal medya bağlantıları, kurum değerlendirmesi, ziyaret edilen web sitelerinin analizi gibi her türlü olay ve olgu irtibat ve iltisakın varlığı konusunda değerlendirilebilecektir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı hakkındaki düzenlenen özet bilgi tablosunda; "sosyal medyada kimliğini açıklayarak siyasi yorum yaptığı, devlet büyüklerinin fotoğraflarını yayımlayarak yorumlarda bulunduğu, 2009 yılında tarihi eser kaçakçılığı suçundan gözaltına alındığı, savcılıkça ifadesinin alınmasından sonra serbest bırakıldığı, ... 2016 yılı itibarıyla kendisi ve aile bireylerinin çevrelerinde KONGRA-GEL (PKK)/KCK yanlısı şahıslar olarak tanındıkları, " bilgilerinin yer aldığı, Facebook sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu bir takım paylaşımlarla ilgili olarak hakkında açılan disiplin soruşturması bulunduğunun görüldüğü anlaşıldığından kamu görevi ifa ettiği kurumun süregelen zaman zarfında özellikle edindiği bilgilerle birlikte, gözleme dayalı kanaatinin hukuka aykırı olduğu söylenemez.
Yukarıda ifade edilen tespitlerin genel değerlendirme niteliğinde olmadığı da dikkate alındığında davacının kamu görevinden çıkarılması üzerine göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı görülmekte olduğundan İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.