Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2023/18836 K.2024/8284
Özet: 1. Konu: Davacı, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ekindeki isimlə göreve iade talebinin reddine ilişkin idari mahkeme kararının iptali ve maddi tazminat talebidir. 2. Mahkeme: Tüm yukarıdaki kararları bozalak yapacak şekilde, sihirli result.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/18836
Karar No: 2024/8284
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yargılama yapılmadan, soruşturma açılmadan, somut gerekçe sunulmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara uyulmadığı, savunma hakkına yönelik yasal düzenlemelerin ihlal edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının bulunmadığı, yasal olan sendikaya üyelik kaydı, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.’ye ödeme bilgisi, öğrenim kaydı ve Bank Asya’ya para yatırma gibi işlendiği zaman yasal olan eylemlerin suç delili olarak gösterilemeyeceği, adli kovuşturmada isnat edilen hususların idari mahkemelerce dikkate alınabilmesi için adli kovuşturmada mahkûmiyetine hükmedilmesi ve kararın kesinleşmesinin gerektiği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, BDKK’nın denetim ve gözetimindeki Bank Asya’da hesap açmasının Anayasal haklarının koruması altında olduğu, olağan bankacılık işlemleri gerçekleştirdiği, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinin Arındırma İlkelerine aykırı hareket edildiği, tesis edilen işlemin Anayasanın 15. ve 121. maddelerine aykırı olduğu, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, savunma hakkı, silahların eşitliği ilkesi, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesi, hak arama hürriyeti, kamu hizmetine girme hakkı, çalışma hakkı, kanunilik ilkesi, hukuk devleti ilkesi, hukukun üstünlüğü ilkesi, özel hayatın gizliliği ilkesi, makul sürede yargılanma hakkı, orantılılık ilkesi gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/18836
Karar No: 2024/8284
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yargılama yapılmadan, soruşturma açılmadan, somut gerekçe sunulmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara uyulmadığı, savunma hakkına yönelik yasal düzenlemelerin ihlal edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının bulunmadığı, yasal olan sendikaya üyelik kaydı, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.’ye ödeme bilgisi, öğrenim kaydı ve Bank Asya’ya para yatırma gibi işlendiği zaman yasal olan eylemlerin suç delili olarak gösterilemeyeceği, adli kovuşturmada isnat edilen hususların idari mahkemelerce dikkate alınabilmesi için adli kovuşturmada mahkûmiyetine hükmedilmesi ve kararın kesinleşmesinin gerektiği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, BDKK’nın denetim ve gözetimindeki Bank Asya’da hesap açmasının Anayasal haklarının koruması altında olduğu, olağan bankacılık işlemleri gerçekleştirdiği, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinin Arındırma İlkelerine aykırı hareket edildiği, tesis edilen işlemin Anayasanın 15. ve 121. maddelerine aykırı olduğu, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, savunma hakkı, silahların eşitliği ilkesi, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesi, hak arama hürriyeti, kamu hizmetine girme hakkı, çalışma hakkı, kanunilik ilkesi, hukuk devleti ilkesi, hukukun üstünlüğü ilkesi, özel hayatın gizliliği ilkesi, makul sürede yargılanma hakkı, orantılılık ilkesi gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.