Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2023/18570 K.2023/16802
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/18570
Karar No: 2023/16802
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, Anayasa'nın 129/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, hakkında soruşturma yürütülmediği, adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, mahkemeye erişim hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, tabii hakim ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, SD kart içeriğindeki bilgilere dayanılarak karar verilemeyeceği, söz konusu verilerin hukuka aykırı olarak elde edildiği ve veri inceleme raporunun tutarsız olduğu, üst amir kanaatinin soyut nitelik taşıdığı, kim tarafından hazırlandığının belli olmadığı, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurlarından sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... sanığın (davacının) kendi beyanıyla sabit olduğu üzere 2005-2006 yıllarında örgüte ait Selçuk FEM dershanesine gitmek suretiyle tanıştığı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü bünyesinde, Kırşehir İline atandığı 2010 yılında bekar polis memurlarının kaldığı örgüt evinde diğer meslektaşlarıyla birlikte kaldığı, evden ayrılıp evlendikten sonra da diğer meslektaşları tarafından sohbet toplantılarına davet edildiği, başka bir birimde çalışırken özellikle örgütçe farklı yargılamalara da yansıdığı üzere gözde olan istihbarat birimine başvurması için yönlendirilip şifahi mülakat ile bu birime geçmek için yönlendirildiği ve sınavla anılan birime atandığı, bu birime aynı yolla atanan diğer şahısların büyük kısmının da sanığın (davacının) örgüt faaliyetleri kapsamında haklarında beyanda bulunduğu kişiler olduğu, aynı şahıslarca tekrar sohbete davet edilmesi üzerine bu davete icabet ettiği ve örgütün eleman ve himmet vasıtasıyla maddi kaynak sağlama yönündeki en temel enstrümanlarından olan örgütsel nitelikli sohbet toplantılarına katılmaya başladığı, her ne kadar sanık (davacı) savunmalarında genellikle bu sohbetlerin örgütsel nitelikte değil arkadaşlar arası çay sohbeti niteliğinde olduğunu, sosyalleşmek için gittiğini ara ara iddia edip, nihayet kovuşturma evresinde 'İstemeyerek sohbetlere gittim. Arkadaş ortamında bulunduğumdan dolayı istemeyerekte olsa gittim. Hatır, gönül ilişkisi sebebiyle gittim. D.H.A. arkadaşım olduğu için, çağırdığı için gittim. Dini vecibeleri öğrenmek, biraz bilgi sahibi olmak amacıyla gittim.' şeklinde beyanda bulunsa da, soruşturmadaki tamamı müdafi eşliğindeki '05 Mayıs 2011 tarihinden 16/06/2014 tarihine kadar ben Kırşehir İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yaptığım süre içerisinde sohbet toplantılarına 4-5 kez istemeyerek de olsa gitmek zorunda kaldım. İstemeyerek de gitmemin sebebi cemaat mensubu olan polis arkadaşların şube içerisinde her şeye hakim ve sözlerinin geçtiği durumda olmalarıydı. Yani biraz da bu şahıslardan çekindiğim için bu sohbetlere gitmek zorunda kaldım.', 'Kamuoyunda 17/25 Aralık Operasyonları olarak bilinen dönemden önce ben görev yaptığım yerdeki birkaç arkadaşımın daveti üzerine dini hassasiyetlerim nedeniyle sohbet toplantılarına gittim ancak dini hassasiyetlerimden dahi olsa gittiğime çok pişmanım. Bu sohbet toplantılarında sadece dini vecibeler ile ilgili muhabbetler yapıldı.' şeklindeki, E.K.'nin yargılamasındaki '17-25 Aralıktan önce 2013 yılının içerisinde ben de cemaat olarak bildiğim örgütün toplantılarına bir kaç defa katılmıştım. Bu şahsı da bir kaç kez bu toplantılarda gördüm. .. O da benim gibi dinleyici konumundaydı.' şeklindeki, yine A. ve M.K. yargılamasındaki 'A.K.'yi dört beş kere sohbet toplantılarında görmüştüm. Kurban parası, burs, himmet adı altında bir para verdiğini görmedim. ..' şeklindeki tanık sıfatıyla verdiği beyanları ile kovuşturma evresindeki .... 'Bu lanet yapının keşke yanından geçmeseydim keşke hiç bulunmasaydım. ...' beyanı nazara alındığında anılan toplantıların alelade çay sohbetlerinden ibaret olmadığına vakıf olduğunun ortada olması karşısında inkara yönelik savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, yine sanığın (davacının) örgütsel nitelikte sohbet toplantılarına katıldığının tanık N.C.'nin 'Yine Kırşehir Emniyet Müdürlüğünde istihbaratta çalışan A.K. ve ... de cemaat evlerine gider gelir, sohbetlere katılır.' şeklindeki müdafili soruşturma beyanıyla ve tanık F.K.'nin 'sanıkla (davacıyla) birlikte çalıştığımız 1.5 aylık dönemde ben 3 kez sohbete gittim, sohbeti verenin kim olduğunu bilmiyorum, ...., sanığı (davacıyı) ise istihbarat şubeye girmiş olduktan sonra çağrıldığım sohbette gördüm, ...' şeklindeki beyanlarıyla, yine sanığın (davacının) F.K. dosyasındaki tanıklığı sırasında Mahkeme Heyetinin sorusu üzerine 'Doğrudur, tekrar ederim, ifademdeki sohbet ortamı normal bir çay toplantısı idi, biz çay diye gittik, sohbet yapıldı, bunu söylemek istiyorum, sohbeti kim yaptı hatırlamıyorum, bu sohbetlerde dini konular konuşuldu, gittiğimize gideceğimize de pişman olduk' şeklindeki beyanıyla da sabit olduğu, sanık (davacı) hakkında EGM KOM Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan 24/03/2018 tarihli Veri İnceleme Raporunda (örgüt içi fişleme listesi) Güncel Lise tablosunda şahsın 2015 Mart ayına kadar örgüt içerisindeki konumunu gösteren "2015 ..." ibaresinin karşısında "EA" ibaresinin yazması, EA ibaresinin ise FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgtüm diyen ancak bazı zaafları olan kişileri ifade etmesinin de bu kanaati güçlendirdiği, katıldığı sohbet toplantılarında kendisinden himmet adı altında maaşının yüzde onu kadar para talebinde bulunulduğu, her ne kadar sanık (davacı) himmet vermeyi reddettiğini savunsa da toplantıya katılanlardan bir şekilde himmet alındığına yönelik tanık N.C.'nin 'Bu sohbetleri V. organize ederdi. Ben her ay olmasa da arada sırada himmet verirdim. Bu himmetler bazen sohbette verilirdi, dışarıda vermek isteyen dışarıda verirdi. ..' şeklindeki beyanları ve sanık (davacı) hakkında EGM KOM Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan 24/03/2018 tarihli Veri İnceleme Raporunda "Kurs Taksidi" satırının karşısında 150 ibaresinin bulunması, kurs taksidi ibaresinin örgüte aktarılan para/himmet miktarını ifade etmesi dikkate alındığında sanığın (davacının) himmet vermek suretiyle örgüte doğrudan maddi destek de sağladığının anlaşıldığı, her ne kadar sanık (davacı) 'Ben 2013 yılı Ağustos ayından önce çeşitli bahanelerle bu toplantı davetlerini ret ettim ve son olarak bu sohbet adı altındaki toplantılara katılmam yönünde bana hiçbir şekilde gelinmemesini bana böyle bir teklifte bir daha bulunulmamasını bu arkadaşlara kesin ve sert bir dille söyledim. 2013 yılı Ağustos ayından itibaren de beni hiçbir kimse bu konu ile alakalı rahatsız etmedi ve çağırmadı.' beyanıyla daha 17/25 Aralık süreci öncesi örgütle bağını kopardığını savunmuş, kovuşturma evresinde de 'İstihbarat Şubede çalıştığım dönemde 4-5 defa sohbet toplantılarına 2013 Ağustos ayına kadar katıldım. Ancak ondan sonra hiçbir şekilde cemaatin sohbet toplantılarına katılmadım. Önceki ifademde de bunu belirtmiştim. ...' şeklinde beyanda bulunmuşsa da, yine kovuşturma evresindeki '... E.K.'yi bir iki sefer görmüştüm sadece tanışma amaçlı sohbet toplantısında. Kendisini tanıyordum. Tarih olarak 2014 yılıydı ancak ayını çok hatırlamıyorum üzerinden zaman geçti. ..' .... tanık N.C.'nin 'ben 2013 yılında istihbarat şubeye atandığımda, gittiğimde sanık (davacı) da aynı birimde çalışıyordu, ben Fetullah Gülen sohbetlerine gittiğimde sanığı (davacıyı) da o sohbetlerde katılımcı olarak görüyordum, ...' şeklindeki ve yine 'Bu sohbetlerde namaz kılınır, kuran okunurdu. Bazen 2 haftada, bazen 10 günde, bazen de ayda bir bu sohbetler yapılırdı. Sanık (davacı) da bu sohbetlere genelde katılırdı. ... Ben sanığı (davacıyı) en son Kırşehir'de gördüm, kendisinin Kars iline tayini çıkmıştı, tayini çıkana kadar sanığı (davacıyı) gördüm, 2014 yılından sonra tayini çıkacağı için tayin işlemleri ve ev tutma işlemleri ile uğraştığı için çok sık gelmedi. Tayinler Mayıs ayında açıklanır, bu nedenle sanık (davacı) 2014 yılı Mayıs ayına kadar genelde bu sohbetlere katıldı, mayıstan sonra tayin olana kadar çok sık gelmezdi, çünkü tayin işlemleri ile uğraşırdı. Sanığın (davacının) bu sohbetlere katıldığını o sırada sohbetlerde bulunan İ., E. ya da A.K. da biliyordur.' şeklindeki tanık beyanları ile sabit olduğu üzere sanığın (davacının) örgütle olan bağını en az 2014 yılı ortalarına kadar sürdürdüğü, ...'" tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/18570
Karar No: 2023/16802
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, Anayasa'nın 129/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, hakkında soruşturma yürütülmediği, adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, mahkemeye erişim hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, tabii hakim ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, SD kart içeriğindeki bilgilere dayanılarak karar verilemeyeceği, söz konusu verilerin hukuka aykırı olarak elde edildiği ve veri inceleme raporunun tutarsız olduğu, üst amir kanaatinin soyut nitelik taşıdığı, kim tarafından hazırlandığının belli olmadığı, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurlarından sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... sanığın (davacının) kendi beyanıyla sabit olduğu üzere 2005-2006 yıllarında örgüte ait Selçuk FEM dershanesine gitmek suretiyle tanıştığı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü bünyesinde, Kırşehir İline atandığı 2010 yılında bekar polis memurlarının kaldığı örgüt evinde diğer meslektaşlarıyla birlikte kaldığı, evden ayrılıp evlendikten sonra da diğer meslektaşları tarafından sohbet toplantılarına davet edildiği, başka bir birimde çalışırken özellikle örgütçe farklı yargılamalara da yansıdığı üzere gözde olan istihbarat birimine başvurması için yönlendirilip şifahi mülakat ile bu birime geçmek için yönlendirildiği ve sınavla anılan birime atandığı, bu birime aynı yolla atanan diğer şahısların büyük kısmının da sanığın (davacının) örgüt faaliyetleri kapsamında haklarında beyanda bulunduğu kişiler olduğu, aynı şahıslarca tekrar sohbete davet edilmesi üzerine bu davete icabet ettiği ve örgütün eleman ve himmet vasıtasıyla maddi kaynak sağlama yönündeki en temel enstrümanlarından olan örgütsel nitelikli sohbet toplantılarına katılmaya başladığı, her ne kadar sanık (davacı) savunmalarında genellikle bu sohbetlerin örgütsel nitelikte değil arkadaşlar arası çay sohbeti niteliğinde olduğunu, sosyalleşmek için gittiğini ara ara iddia edip, nihayet kovuşturma evresinde 'İstemeyerek sohbetlere gittim. Arkadaş ortamında bulunduğumdan dolayı istemeyerekte olsa gittim. Hatır, gönül ilişkisi sebebiyle gittim. D.H.A. arkadaşım olduğu için, çağırdığı için gittim. Dini vecibeleri öğrenmek, biraz bilgi sahibi olmak amacıyla gittim.' şeklinde beyanda bulunsa da, soruşturmadaki tamamı müdafi eşliğindeki '05 Mayıs 2011 tarihinden 16/06/2014 tarihine kadar ben Kırşehir İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yaptığım süre içerisinde sohbet toplantılarına 4-5 kez istemeyerek de olsa gitmek zorunda kaldım. İstemeyerek de gitmemin sebebi cemaat mensubu olan polis arkadaşların şube içerisinde her şeye hakim ve sözlerinin geçtiği durumda olmalarıydı. Yani biraz da bu şahıslardan çekindiğim için bu sohbetlere gitmek zorunda kaldım.', 'Kamuoyunda 17/25 Aralık Operasyonları olarak bilinen dönemden önce ben görev yaptığım yerdeki birkaç arkadaşımın daveti üzerine dini hassasiyetlerim nedeniyle sohbet toplantılarına gittim ancak dini hassasiyetlerimden dahi olsa gittiğime çok pişmanım. Bu sohbet toplantılarında sadece dini vecibeler ile ilgili muhabbetler yapıldı.' şeklindeki, E.K.'nin yargılamasındaki '17-25 Aralıktan önce 2013 yılının içerisinde ben de cemaat olarak bildiğim örgütün toplantılarına bir kaç defa katılmıştım. Bu şahsı da bir kaç kez bu toplantılarda gördüm. .. O da benim gibi dinleyici konumundaydı.' şeklindeki, yine A. ve M.K. yargılamasındaki 'A.K.'yi dört beş kere sohbet toplantılarında görmüştüm. Kurban parası, burs, himmet adı altında bir para verdiğini görmedim. ..' şeklindeki tanık sıfatıyla verdiği beyanları ile kovuşturma evresindeki .... 'Bu lanet yapının keşke yanından geçmeseydim keşke hiç bulunmasaydım. ...' beyanı nazara alındığında anılan toplantıların alelade çay sohbetlerinden ibaret olmadığına vakıf olduğunun ortada olması karşısında inkara yönelik savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, yine sanığın (davacının) örgütsel nitelikte sohbet toplantılarına katıldığının tanık N.C.'nin 'Yine Kırşehir Emniyet Müdürlüğünde istihbaratta çalışan A.K. ve ... de cemaat evlerine gider gelir, sohbetlere katılır.' şeklindeki müdafili soruşturma beyanıyla ve tanık F.K.'nin 'sanıkla (davacıyla) birlikte çalıştığımız 1.5 aylık dönemde ben 3 kez sohbete gittim, sohbeti verenin kim olduğunu bilmiyorum, ...., sanığı (davacıyı) ise istihbarat şubeye girmiş olduktan sonra çağrıldığım sohbette gördüm, ...' şeklindeki beyanlarıyla, yine sanığın (davacının) F.K. dosyasındaki tanıklığı sırasında Mahkeme Heyetinin sorusu üzerine 'Doğrudur, tekrar ederim, ifademdeki sohbet ortamı normal bir çay toplantısı idi, biz çay diye gittik, sohbet yapıldı, bunu söylemek istiyorum, sohbeti kim yaptı hatırlamıyorum, bu sohbetlerde dini konular konuşuldu, gittiğimize gideceğimize de pişman olduk' şeklindeki beyanıyla da sabit olduğu, sanık (davacı) hakkında EGM KOM Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan 24/03/2018 tarihli Veri İnceleme Raporunda (örgüt içi fişleme listesi) Güncel Lise tablosunda şahsın 2015 Mart ayına kadar örgüt içerisindeki konumunu gösteren "2015 ..." ibaresinin karşısında "EA" ibaresinin yazması, EA ibaresinin ise FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgtüm diyen ancak bazı zaafları olan kişileri ifade etmesinin de bu kanaati güçlendirdiği, katıldığı sohbet toplantılarında kendisinden himmet adı altında maaşının yüzde onu kadar para talebinde bulunulduğu, her ne kadar sanık (davacı) himmet vermeyi reddettiğini savunsa da toplantıya katılanlardan bir şekilde himmet alındığına yönelik tanık N.C.'nin 'Bu sohbetleri V. organize ederdi. Ben her ay olmasa da arada sırada himmet verirdim. Bu himmetler bazen sohbette verilirdi, dışarıda vermek isteyen dışarıda verirdi. ..' şeklindeki beyanları ve sanık (davacı) hakkında EGM KOM Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan 24/03/2018 tarihli Veri İnceleme Raporunda "Kurs Taksidi" satırının karşısında 150 ibaresinin bulunması, kurs taksidi ibaresinin örgüte aktarılan para/himmet miktarını ifade etmesi dikkate alındığında sanığın (davacının) himmet vermek suretiyle örgüte doğrudan maddi destek de sağladığının anlaşıldığı, her ne kadar sanık (davacı) 'Ben 2013 yılı Ağustos ayından önce çeşitli bahanelerle bu toplantı davetlerini ret ettim ve son olarak bu sohbet adı altındaki toplantılara katılmam yönünde bana hiçbir şekilde gelinmemesini bana böyle bir teklifte bir daha bulunulmamasını bu arkadaşlara kesin ve sert bir dille söyledim. 2013 yılı Ağustos ayından itibaren de beni hiçbir kimse bu konu ile alakalı rahatsız etmedi ve çağırmadı.' beyanıyla daha 17/25 Aralık süreci öncesi örgütle bağını kopardığını savunmuş, kovuşturma evresinde de 'İstihbarat Şubede çalıştığım dönemde 4-5 defa sohbet toplantılarına 2013 Ağustos ayına kadar katıldım. Ancak ondan sonra hiçbir şekilde cemaatin sohbet toplantılarına katılmadım. Önceki ifademde de bunu belirtmiştim. ...' şeklinde beyanda bulunmuşsa da, yine kovuşturma evresindeki '... E.K.'yi bir iki sefer görmüştüm sadece tanışma amaçlı sohbet toplantısında. Kendisini tanıyordum. Tarih olarak 2014 yılıydı ancak ayını çok hatırlamıyorum üzerinden zaman geçti. ..' .... tanık N.C.'nin 'ben 2013 yılında istihbarat şubeye atandığımda, gittiğimde sanık (davacı) da aynı birimde çalışıyordu, ben Fetullah Gülen sohbetlerine gittiğimde sanığı (davacıyı) da o sohbetlerde katılımcı olarak görüyordum, ...' şeklindeki ve yine 'Bu sohbetlerde namaz kılınır, kuran okunurdu. Bazen 2 haftada, bazen 10 günde, bazen de ayda bir bu sohbetler yapılırdı. Sanık (davacı) da bu sohbetlere genelde katılırdı. ... Ben sanığı (davacıyı) en son Kırşehir'de gördüm, kendisinin Kars iline tayini çıkmıştı, tayini çıkana kadar sanığı (davacıyı) gördüm, 2014 yılından sonra tayini çıkacağı için tayin işlemleri ve ev tutma işlemleri ile uğraştığı için çok sık gelmedi. Tayinler Mayıs ayında açıklanır, bu nedenle sanık (davacı) 2014 yılı Mayıs ayına kadar genelde bu sohbetlere katıldı, mayıstan sonra tayin olana kadar çok sık gelmezdi, çünkü tayin işlemleri ile uğraşırdı. Sanığın (davacının) bu sohbetlere katıldığını o sırada sohbetlerde bulunan İ., E. ya da A.K. da biliyordur.' şeklindeki tanık beyanları ile sabit olduğu üzere sanığın (davacının) örgütle olan bağını en az 2014 yılı ortalarına kadar sürdürdüğü, ...'" tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.