‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2023/18567 K.2023/14050

Esas No: 2023/18567 · Karar No: 2023/14050 · Karar Tarihi: 18.10.2023
Özet: Uyuşmazlık, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddi ve bunun sonucunda yoksun kaldığı parasal hakların faizle birlikte ödenmesine ilişkin talebidir. Danıştay, temyiz başvurusunu incelerken davacının iddialarını reddederek, ilk derece mahkemesinin kararını bozamadığı ve davacının talebini kabul etmediği sonucuna vardı.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/18567
Karar No: 2023/14050

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı
Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı somut bir şekilde ortaya konulmadan, soruşturma yapılmadan ve savunma alınmadan kamu görevinden çıkarılması neticesinde adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı için masumiyet karinesinin ihlal edildiği, OHAL döneminde alınan tedbirlerin geçici olması ve nihai nitelikte olmaması gerektiği, OHAL KHK'larının 30 günlük süre içerisinde onaylanmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, 15 Temmuz 2016 öncesi eylemlerin cezalandırılmasının kanunların öngörülebilir olması gerekliliğine aykırı olduğu, ByLock programı kullanıcısı olmadığı, CGNAT kayıtlarının özel veri niteliğinde olduğu ve tespit olarak kullanılamayacağı, Kimse Yok mu Derneği'ne SMS yoluyla para gönderildiği bilgisine yer verildiği ancak ödemenin ne olduğu ve nerede kullanıldığına dair bir açıklama yapılamadığı, istihbari bilgi somut bir tespite dayanmadığından delil olarak kullanılamayacağı, Bank Asya hesabında 2014 yılından itibaren artış meydana geldiği hususunun aleyine delil olarak gösterildiği ancak 39.727,13-TL tutarlı katılım hesabı açıldığı bilgisinin doğru olmadığı, diğer hesabında bulunan hareketliliğin ise rutin bankacılık işlemleri olduğu, yasal olarak faaliyet gösteren sendika, dernek ve vakfa üye olmanın suç teşkil etmeyeceği, çocuğunu FETÖ'ye müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan okula göndermenin terör örgütü ile irtibat ve iltisak olarak değerlendirilemeyeceği, gazeteye aboneliğinin bulunmasının basın özgürlüğü ve haber alma özgürlüğü kapsamında kalması gerektiği, emsal ceza mahkemesi kararlarında dava konusu işlemde yer alan hususların irtibat ve iltisak olarak kabul edilemeyeceğine ilişkin değerlendirmelerin bulunduğu, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle terörist damgasıyla özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. ve 2. maddelerinin (7080 sayılı Kanun) Anayasa'ya aykırı olduğu ve anılan hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

Bununla beraber davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararında yer alan;
"... Dosyaya Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın'dan kazandırılan ... ID numaralı Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine göre kullanıcı adının 2016, Adı: ..., ... olduğu, ... ID yi ekleyen kişilerin A. P.-T. A. ... ID, ... ID, A. Ö. ... D, A. A. ... ID, H. K. ... ID, M. N. S. ... ID, ... ID, H. B. ... ID, S. K. ... ID olduğu görülmüş, bu kişilerin sanığa Bylock ta "..." ve "..." ismini verdiği görülmüştür. Yapılan yazışmalarda "abi, himmet, mütevelli" kelime öbeklerinin yer aldığı çok sayıda örgütsel yazışma görülmüştür..." tespitleri dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?