‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2023/18065 K.2024/3558

Esas No: 2023/18065 · Karar No: 2024/3558 · Karar Tarihi: 19.03.2024
Özet: 1. Uygümazlık, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki kamu görevinden çıkarımının OHAL süresi bitiminden sonra kalıcı olup olmadığı ve bu işlemin tüzüksel gerekliliklerinin karşılanıp karşılanmadığı konularında davacının OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna farklı bir karar isteyerek açtığı davadır. 2. Mahkeme, açılan davayı reddederek, kamu görevinden çıkarma işleminin OHAL süresi boyunca geçici tedbir nitelikte olması gerektiğini, 19 Temmuz 2018’ten sonra böyle bir işlem tutarlı olmadığını ve ilgili kanun hükmünde kararnamelerin tüzüksel sücelerini (TBMM onayı gibi) göz önünde bul
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/18065
Karar No: 2024/3558

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, ölünceye kadar süreceği için geçici nitelikte olmayan kamu görevinden çıkarma işleminin, darbe girişimiyle ilişkisi olmayan kamu görevlileri açısından durumun kesinlikle gerektirdiği türden bir tedbir olmadığı ve bu durumun Anayasanın 15. ve 121. maddeleri ile AİHS'nin 15. maddesine aykırı olduğu, OHAL döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin Resmi Gazetede yayınlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve 30 gün içerisinde TBMM tarafından onaylanması gerektiği, oysa OHAL KHK'ların hiçbirinin Parlamento tarafından süresinde onanmadığı, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının "ceza hukuku anlamında bir ceza" olup bu tür cezalara ceza hukukuna dair tüm güvencelere saygı gösterilmek kaydıyla hükmedilebileceği, kişi ya da kişi gruplarının, MGK, Bakanlar Kurulu veya Yasama organı kararlarıyla suçlu ilan edilemeyeceği, mahkum olmuş gibi gösterilip cezalandırılamayacağı, "gizli" olan MGK kararlarının yasal hiçbir niteliği olmadığı için MGK kararlarına dayanılarak suçlama yapılamayacağı ve kişilerin ceza hukuku anlamında yaptırımlara tabi tululamayacağı, dava konusu işlemle adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ve şahsiliği ilkeleri, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri, şeref ve itibara saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, ifade özgürlüğü, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü başta olmak üzere Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan birçok temel hak ve özgürlüğünün ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?