‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2023/15680 K.2024/10682

Esas No: 2023/15680 · Karar No: 2024/10682 · Karar Tarihi: 25.06.2024
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/15680
Karar No: 2024/10682

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Valiliği / ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, hissedarı olduğu Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel numaralı taşınmaz üzerine 22/02/2017 tarihinde konulan ve 26/03/2021 tarihinde kaldırılan "OHAL KHK'ları kapsamında satışı yapılamaz veya herhangi bir işleme tabi olamaz" şeklindeki ihtiyati tedbirden dolayı söz konusu taşınmazı kullanamamasından kaynaklı olarak uğradığı zararın tazmini istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Ankara Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla söz konusu işlemden kaynaklanan 1.000.000,00-TL maddi ve 250.000,00-TL manevi zararın 22/02/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dava konusu taşınmazın niteliğinin arsa olduğu, anılan taşınmazın ... Vakfına ait iken 06/01/2016 tarihinde İpek Üniversitesine bağış yolu ile intikal ettirildiği, davacı tarafından 11/03/2016 tarihinde taşınmazın satın alındığı ve davalı idarece 675 sayılı KHK'nın 12.maddesi uyarınca 22/02/2017 tarihinde tapuya şerh konulduğu, 26/03/2021 tarihinde de bu şerhin kaldırıldığı, davacı tarafından taşınmaza şerh konulduğu için taşınmazı kullanamadığı, taşınmazı kat karşılığı inşaata verilmesi halinde elde edeceği taşınmazların değerlerinden kaynaklanan gelirden yoksun kaldığı, taşınmazı satmak istediği zaman satamadığı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğinin ileri sürüldüğü, dava konusu taşınmaza 675 sayılı KHK'nın 12.maddesindeki amir hüküm uyarınca şerh konulduğu ve yine davacı hakkında yapılan inceleme sonucunda elde edilen bilgi ve belgelere göre söz konusu şerhin kaldırıldığı, olayda her ne kadar davacı tarafından taşınmaza şerh konulmasından dolayı mülkiyet hakkının ihlal edildiği, bu şerhten dolayı maddi yönden zarara uğradığı ileri sürülmüş ise de, yapılan incelemede, söz konusu taşınmazın niteliğinin arsa olduğu, davacının şerhten dolayı bu arsayı ne şekilde kullanamadığı için zarara uğradığı veya arsanın değerinin bu şerhten dolayı düştüğü hususunun soyut iddialar dışında somut delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının anılan şerhten dolayı uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, davacı tarafından, bu şerhten dolayı kalp rahatsızlığı geçirdiği, bu nedenle manevi yönden zarara uğradığı ileri sürülerek manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, söz konusu şerh ile davacının rahatsızlığı arasında illiyet bağı kurulamadığından, söz konusu işlemden dolayı davacının manevi yönden bir zarara uğradığından söz edilemeyeceği kanaatine varıldığından, 250,000,00-TL manevi zararın 22/02/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin reddine, ayrıca dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının söz konusu şerhten dolayı uğradığını ileri sürdüğü 1.000.000,00-TL maddi zararın 22/02/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerekmiştir.

Belirtilen gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; kararın usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hissedarı olduğu taşınmaza konulan ihtiyati tedbir ile yapılan müdahalenin ölçüsüz nitelikte olduğu, söz konusu ihlalden dolayı ortaya çıkan zararın Anayasa'da yer alan hükümler ve idari yargı kararları ile kabul edilen idarenin sorumluluğuna ilişkin ilkeler uyarınca tazminine karar verilmesi gerektiği, idarenin işlemi nedeniyle maddi ve manevi olarak zarara uğradığı, davalı idare tarafından tazminat talebi kendisinden alınan taahhüt nedeniyle reddedilmişse de doğmayan haktan önceden vazgeçilmesinin hak arama özgürlüğüne aykırı olduğu, ilk derece mahkemesi tarafından herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın zararın doğmadığı yönünde verilen kararın eksik inceleme ürünü olup bozmayı gerektirdiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. İstinaf isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA,
2. Temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?