‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2023/15648 K.2023/17823

Esas No: 2023/15648 · Karar No: 2023/17823 · Karar Tarihi: 29.11.2023
Özet: Uyuşmazlık, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin kanuna aykırı olarak kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebiyle başvurduğu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ve bu kararın yasalara uygun olarak değerlendirilemediği iddiasına dayanıyor. Mahkeme, davacının iddialarını reddederek, Komisyon kararının hukuka uygun olduğunu, KHK'nın geçerliliğini ve davacının görevden çıkarılmasının yasal temellere dayandığını belirleyerek kararının bozulmamasına hükmedmiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/15648
Karar No: 2023/17823

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Başkanlığı / ANKARA
Vekilleri: 1. Hukuk Müşaviri ...,
Av. ...

İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, kararda iddialarının karşılanmadığı, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, usul, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, söz konusu KHK'nın Anayasa'nın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmadığı, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki fiillerinden dolayı sorumlu tutulmayacağı, yasal olarak faaliyet gösteren (banka, sendika, dernek, vakıf, okul, şirket gibi) tüzel kişilerle geçmişte kurulan hukuk ilişkilerinin OHAL ilanı sonrasında terör örgütleriyle iltisak nedeni olarak kabul edilemeyeceği, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir somut delil olmadığı, Devletin vermiş olduğu izne dayalı olarak faaliyet gösteren bir bankaya yatırım amacıyla para yatırmasının ve bu yatırımdan kâr elde edilmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, Bank Asya'da bulunan hesabına para yatırmasının kamu görevinden çıkarılmasına dayanak yapılmasının mülkiyet hakkına müdahale oluşturduğu, herhangi bir talimat doğrultusunda Bank Asya'da bulunan hesabına para yatırmadığı, Bank Asya'ya ait verilerin yasa dışı olduğu ve özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği, bir kişi hakkında aynı eylem ya da suçlamalar nedeniyle iki ayrı yargılama yapılamayacağı gibi iki ayrı cezaya da hükmedilemeyeceği, masumiyet karinesinin, savunma hakkının, adil yargılanma hakkının, gerekçeli karar hakkının, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdari Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
"... Tanık M.N.K.; sanığın imamları toplantılara çağıran kişi olduğunu, "örgütün imamlarından sorumlu" olduğunu, sanığın kendisini 2014-2015 yıllarında bu şekilde toplantılara çağırdığını, kendisinin bir kez katıldığını, bunda da Fetullah Gülen'in kasetlerini izlettiğini, Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisinin daha çok satılması, okuma salonlarındaki çocuklara yardım yapılması ile ilgili konuştuğunu, sanıkla 17/25 Aralık sürecinden sonra pek karşılaşmadığını, bu tarihten sonra karşılaştıklarında sanığın kendisine neden toplantılara katılmadığı konusunda sitem ettiğini, sanığın örgütün dershanelerine öğrenci topladığını, bu dershanelere yardımda bulunduğunu, zaman gazetesi aboneliği için telkinde bulunduğu, sanığın faaliyet yaptığı dönemlerde bölge imamı diye bir kavram olmadığını ancak "Akdeniz ilçesinden sorumlu kişi" olduğunu bildiğini beyan etmiştir. Tanık ...; sanığın 2004-2005 yıllarından bu yana tanıdığını, 17/25 Aralık 2013 tarihinden önce sanığın "Akdeniz Bölgesindeki imamları organize ettiğini", bu tarihten önce MBTS sınavlarına çalışmak için toplantılar yapıldığını, bu toplantılara kendisini sanığın çağırdığını, sanıkla birlikte bir kez Ufuk Okuma Salonuna gittiğini, sanığın kayyum atanan kadar Zaman Gazetesine abone olduğunu, 17/25 Aralık sürecinden sonra sanığın Gülnar'da arsasını sattığını ve bu arsadan gelen parayı Bankasya'ya yatırdığını kendisine söylediğini beyan etmiştir..." şeklinde beyanda bulunmuştur..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?