Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2023/15548 K.2023/16931
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/15548
Karar No: 2023/16931
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkının kullandırılmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülemez ve keyfiliğe yol açar nitelikte olduğu, somut olayda ceza hukuku anlamında bir suç ve cezanın bulunduğu, idarenin düzenleyici işlemleri ile suç ve ceza ihdas edilemeyeceği, bir derneğe ve sendikaya üye olmasının örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu ve bu nedenle cezalandırılmasının bu özgürlüğü açıkça ihlâl ettiği, dernek ve sendikalara ilişkin üyelik bilgilerinin kişisel veri niteliğinde olduğu ve bu bilgilerin bir mahkeme kararı olmadan alınması sebebiyle yasa dışı delil teşkil ettiği, menfaatlerini daha iyi koruyabileceği düşüncesiyle Aktif Eğitimciler Sendikası'na üye olduğu, bu sendikadan 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde istifa ettiği, Devletin vermiş olduğu izne dayalı olarak faaliyet gösteren bir bankaya yatırım amacıyla para yatırmasının ve bu yatırımdan kâr elde edilmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, Bank Asya'da bulunan hesabına para yatırmasının kamu görevinden çıkarılmasına dayanak yapılmasının mülkiyet hakkına müdahale oluşturduğu, herhangi bir talimat doğrultusunda Bank Asya'da bulunan hesabına para yatırmadığı, çevresinde gerçekleşen hırsızlık olayları sebebiyle parasını güvende tutmak için faizsiz ve katılım payı en yüksek banka olduğu için Bank Asya'ya yatırdığı, katılım hesabı dışında bu banka ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı, bankaya para yatırma işleminin tamamen yasal nitelikte olduğu, ByLock programına ilişkin verilerin yasa dışı delil niteliğinde olduğu ve hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, ByLock verilerini içeren dijital materyallerin yargılama sırasında tarafına verilmemesi sebebiyle silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesinin ihlâl edildiği, ByLock konusundaki yüksek yargı kararlarının mahkeme kararlarına dayanak olamayacağı, ByLock programını kullandığına ilişkin iddianın gerçek dışı olduğu, ByLock tespit tutanağında yer alan birçok mesajın çözümlenmediği, ByLock programını kullandığına ilişkin delilin kamu görevinden çıkarılmasından çok sonra tespit edildiği, aynı suçlama ve faaliyetlere dayalı olarak iki kez mahkûm edildiği, kamu görevinden çıkarılmasının ölçülü olmadığı, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan terör örgütü üyesiymiş gibi muamelede bulunulması sebebiyle masumiyet karinesinin, hakkındaki kişisel verilerin sosyal çevre bilgisi adı altında toplanmasının fişleme niteliğinde olması sebebiyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, hakkında herhangi bir yargılama yapılmadan bir suçla itham ve mahkûm edilmesi nedeniyle şeref ve itibara saygı hakkının, masumiyet karinesinden yararlanma konusunda diğer bireyler ile kendisi arasında eşitliğin gözetilmemesi sebebiyle ayrımcılık yasağının, tüm eğitim ve öğretim faaliyetleri sonucunda elde etmiş olduğu diploma ve benzeri belgelerin geçersiz sayılması sebebiyle eğitim hakkının, maaş ve diğer ekonomik haklarından yoksun bırakılması sebebiyle mülkiyet hakkının, kanunla önceden kurulmuş, tarafsız ve bağımsız bir mahkemede yargılanmaması sebebiyle adil yargılanma hakkının, ileri sürmüş olduğu iddiaların yargı mercileri tarafından dikkate alınmaması ve bu iddialar hususunda kararlarda bir değerlendirme yapılmaması sebebiyle gerekçeli karar hakkının ihlâl edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/15548
Karar No: 2023/16931
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkının kullandırılmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülemez ve keyfiliğe yol açar nitelikte olduğu, somut olayda ceza hukuku anlamında bir suç ve cezanın bulunduğu, idarenin düzenleyici işlemleri ile suç ve ceza ihdas edilemeyeceği, bir derneğe ve sendikaya üye olmasının örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu ve bu nedenle cezalandırılmasının bu özgürlüğü açıkça ihlâl ettiği, dernek ve sendikalara ilişkin üyelik bilgilerinin kişisel veri niteliğinde olduğu ve bu bilgilerin bir mahkeme kararı olmadan alınması sebebiyle yasa dışı delil teşkil ettiği, menfaatlerini daha iyi koruyabileceği düşüncesiyle Aktif Eğitimciler Sendikası'na üye olduğu, bu sendikadan 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde istifa ettiği, Devletin vermiş olduğu izne dayalı olarak faaliyet gösteren bir bankaya yatırım amacıyla para yatırmasının ve bu yatırımdan kâr elde edilmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, Bank Asya'da bulunan hesabına para yatırmasının kamu görevinden çıkarılmasına dayanak yapılmasının mülkiyet hakkına müdahale oluşturduğu, herhangi bir talimat doğrultusunda Bank Asya'da bulunan hesabına para yatırmadığı, çevresinde gerçekleşen hırsızlık olayları sebebiyle parasını güvende tutmak için faizsiz ve katılım payı en yüksek banka olduğu için Bank Asya'ya yatırdığı, katılım hesabı dışında bu banka ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı, bankaya para yatırma işleminin tamamen yasal nitelikte olduğu, ByLock programına ilişkin verilerin yasa dışı delil niteliğinde olduğu ve hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, ByLock verilerini içeren dijital materyallerin yargılama sırasında tarafına verilmemesi sebebiyle silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesinin ihlâl edildiği, ByLock konusundaki yüksek yargı kararlarının mahkeme kararlarına dayanak olamayacağı, ByLock programını kullandığına ilişkin iddianın gerçek dışı olduğu, ByLock tespit tutanağında yer alan birçok mesajın çözümlenmediği, ByLock programını kullandığına ilişkin delilin kamu görevinden çıkarılmasından çok sonra tespit edildiği, aynı suçlama ve faaliyetlere dayalı olarak iki kez mahkûm edildiği, kamu görevinden çıkarılmasının ölçülü olmadığı, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan terör örgütü üyesiymiş gibi muamelede bulunulması sebebiyle masumiyet karinesinin, hakkındaki kişisel verilerin sosyal çevre bilgisi adı altında toplanmasının fişleme niteliğinde olması sebebiyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, hakkında herhangi bir yargılama yapılmadan bir suçla itham ve mahkûm edilmesi nedeniyle şeref ve itibara saygı hakkının, masumiyet karinesinden yararlanma konusunda diğer bireyler ile kendisi arasında eşitliğin gözetilmemesi sebebiyle ayrımcılık yasağının, tüm eğitim ve öğretim faaliyetleri sonucunda elde etmiş olduğu diploma ve benzeri belgelerin geçersiz sayılması sebebiyle eğitim hakkının, maaş ve diğer ekonomik haklarından yoksun bırakılması sebebiyle mülkiyet hakkının, kanunla önceden kurulmuş, tarafsız ve bağımsız bir mahkemede yargılanmaması sebebiyle adil yargılanma hakkının, ileri sürmüş olduğu iddiaların yargı mercileri tarafından dikkate alınmaması ve bu iddialar hususunda kararlarda bir değerlendirme yapılmaması sebebiyle gerekçeli karar hakkının ihlâl edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.