‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2023/15339 K.2024/8283

Esas No: 2023/15339 · Karar No: 2024/8283 · Karar Tarihi: 27.05.2024
Özet: (1) Mahkeme, Davacının Sağlık Bakanlığı tarafından 15/06/2021 tarihinde yapılan görevden uzaklaştırma kararının iptali ve yoksun kaldığı maaşların ödenmesi talebini inceliyor. (2) Mahkeme, bu talebi reddederek, verilen görevden uzaklaştırma ve ilgili mali sorumlulukların hukuka uygunluğunu onaylıyor.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/15339
Karar No: 2024/8283

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av....

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri: Hukuk Müşaviri ...

Hukuk Müşaviri ...

İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile görevden uzaklaştırıldığı 15/06/2021 tarihinden itibaren yoksun kaldığı maaşlarının emsalleri için yapılan artışlar da eklenerek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir somut gerekçe gösterilmeden, adil bir yargılama süreci işletilmeden ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra dini bir cemaat olarak anılan örgüt ile ilişkisini kestiği, bu durumun ceza yargılaması ile tespit edildiği, FETÖ/PDY’nin terör veya suç örgütü olmadığının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararıyla ortaya konulduğu, sadakat yükümlülüğünün temel hak ve özgürlüklerden yararlanmaya engel oluşturmayacağı, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine yönelik somut delilin bulunmadığı, işlendiği zaman yasal olan faaliyetler gerekçe gösterilerek işlem tesis edilemeyeceği, kurum kanaatinin hukuka aykırı olduğu ve hiçbir somut belgeye dayanmadığı, ceza yargılamasında etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiği ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili bildiği her şeyi anlattığı, hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, savunma hakkı, kamu hizmetine girme hakkı, ayrımcılık yasağı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesi, kanunilik ilkesi, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, örgütlenme özgürlüğü, non bis in idem ilkesi, ölçülülük ilkesi gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan etkin pişmanlık kapsamında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının etkin pişmanlıktan yararlandığından bahisle davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?