‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2023/14789 K.2024/9062

Esas No: 2023/14789 · Karar No: 2024/9062 · Karar Tarihi: 04.06.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/14789
Karar No : 2024/9062


Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davacı) : ...
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: Davacı hakkında, PKK/KCK silahlı terör örgütüne müzahir derginin basım ve dağıtımında görev aldığı yönünde bilgi bulunduğu, davacının PKK/KCK silahlı terör örgütünün Diyarbakır Sur'da gerçekleştirdiği terör olayları sırasında "ailecek biz bayrağı da askeri de istemiyoruz", "Vatan, sizin vatanınız biz niye ölüyoruz, biz niye savaşıyoruz" şeklinde ve PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandası olan özerkliğin çok iyi bir şey olduğuna dair Kurum içinde söylemlerinin olduğu ve hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütüyle bağlantılı olduğu yönünde Kurum kanaati bulunduğu, idari karar alan makamların kararını dayandırdığı olguyu belirtmek durumunda olduğu halde ispatlamak zorunda olmadığı, davacının, örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği ve PKK/KCK terör örgütü ile iltisaklı ve/veya irtibatlı olduğu, davacının, örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği ve PKK/KCK terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davacı Savunmasının Özeti :Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY :
689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
15 Temmuz 2016 tarihinde terör örgütlerinin işbirliği ile gerçekleştirilen darbe girişimi sonucunda 250'den fazla kişinin öldürüldüğü, 2000'den fazla kişinin yaralanıp sakat kaldığı bilinmektedir. Devlet yönetimi tarafından bu tehlikenin bertaraf edilmesi amacıyla tesis edilen 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar alındığı, bu kararların adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğinde olduğu, olağanüstü hal kapsamında tesis edildiği izahtan varestedir.
1982 tarihli Anayasanın 129. maddesinde; "Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler." hükmüne yer verildiği, bu doğrultuda yasama organınca çıkarılan Devlet memurlarının özel kanunu niteliğinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Sadakat başlıklı 6. maddesinde; "Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar.", Tarafsızlık ve Devlete bağlılık başlıklı 7. maddesinde; "Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamazlar, bunlara yardım edemezler." emredici hükümleri gereği görev ifa etmek zorundadırlar.
Bu bağlamda, kamu personelinden terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalara ilişkin uyuşmazlık değerlendirildiğinde; PKK/KCK silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı nedeniyle kapatılan sivil toplum örgütlerine üye olma, örgütsel nitelikteki toplantı, yürüyüş gibi eylemlere katılma, örgüt içerisinde çeşitli görevler alma, söz, yazı ve eylemleri ile örgüte destek verme, emniyet veya istihbarat raporları, sosyal medya bağlantıları, kurum değerlendirmesi, ziyaret edilen web sitelerinin analizi gibi hertürlü olay ve olgu irtibat ve iltisakın varlığı konusunda değerlendirilebilecektir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı hakkında, personel bilgi dosyasında PKK/KCK silahlı terör örgütüne müzahir derginin basım ve dağıtımında görev aldığı, davacının kurumda PKK/KCK silahlı terör örgütünün Diyarbakır Sur'da gerçekleştirdiği terör olayları sırasında "ailecek biz bayrağı da askeri de istemiyoruz", "Vatan, sizin vatanınız biz niye ölüyoruz, biz niye savaşıyoruz" şeklinde ve PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandası olan özerkliğin çok iyi bir şey olduğuna dair söylemlerinin olduğu ve hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütüyle bağlantılı olduğu yönünde kurum kanaati bulunduğunun bildirildiği, söz konusu tespitlerin davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu yönünde değerlendirme yapılarak kamu görevinden çıkarıldığı görülmektedir. "İrtibat ve iltisak" kavramlarıyla illegal örgütün gizli yapılanması ve gizli ve yanıltıcı faaliyetlerinin somut tespit edilmesindeki güçlükler sebebiyle seçilmiş kavramlar olduğu sarihtir. Bu bağlamda, kamu görevi ifa ettiği kurumun süregelen zaman zarfında özellikle edindiği bilgilerle gözleme dayalı kanaatin hukuka aykırı olduğu söylenemez. Bu tespitlerin genel değerlendirme niteliğinde olmadığı da dikkate alındığında davacının kamu görevinden çıkarılması üzerine göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı görülmekte olduğundan İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?