Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2023/13902 K.2023/16922
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/13902
Karar No: 2023/16922
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu idarelerinin ve idare mahkemelerinin irtibat ve iltisak tespitinde bulunamayacağı, bir terör örgütü ile iltisak ve irtibat hususlarının ancak ceza yargılaması sonucunda ve kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı ile tespit edilebileceği, dava konusu işlemde yasama ve yürütme makamları tarafından yargı yetkisinin kullanıldığı, hakkında herhangi bir disiplin soruşturması açılmadan ve savunması alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na başvuru ile dava açma yollarının bulunmasının savunma hakkı yerine geçmeyeceği, hakkında hiçbir somut bilgi veya belge bulunmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak olan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede hakkında hiçbir kişiselleştirme yapılmadan soyut, anonim ve şablonik bir gerekçe ile kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında verilmiş olan mahkûmiyet kararının kesinleşmediği ve bu nedenle dava konusu işleme dayanak olamayacağı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak tarafına herhangi bir tebligat yapılmadığı, Millî Güvenlik Kurulu kararlarının icrai nitelikte olmadığı ve herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, bu nedenle Millî Güvenlik Kurulu kararlarının yasama organı tarafından dikkate alınmasının mümkün olmadığı, kanun hükmünde kararnamelerin Anayasa'da öngörülen 30 (otuz) günlük süre içerisinde TBMM'de onaylanmadığı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, adil yargılanma hakkının, aşağılayıcı muamele ve onur kırıcı işlem yasağının, mahkemeye erişim hakkının, kanunla kurulmuş tarafsız ve bağımsız bir mahkemede yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, gerekçeli karar hakkının, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, aldığı eğtimlerin yok sayılması sebebiyle eğitim hakkının, maaş, emeklilik ve sosyal güvenlik haklarından yoksun bırakılması sebebiyle mülkiyet hakkının, kamu görevinden çıkarılmasının ölçülü olmaması sebebiyle çalışma hakkının, üyesi olduğu dernek hakkında bir terör örgütünün kontrolü altında bulunduğuna ilişkin bir mahkeme kararı olmadığından ifade özgürlüğü ile dernek ve sendikalara üye olma hakkının, ayrımcılık yasağının ihlâl edildiği, Devlete olan sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiğine ilişkin tarafına isnat edilmiş herhangi bir suçlamanın ya da delilin bulunmadığı, işlendiği sırada tamamen yasal olan faaliyetlere dayanılarak sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiğinin iddia edildiği, ByLock programına ilişkin verilerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ve bu verilerin hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, Devlet kurumlarının izni dahilinde kurulan, Devletin denetim ve gözetimi altında bulunan ve yasal olarak faaliyet gösteren bir bankaya yatırım amacıyla para yatırılması ve bu yatırımdan kâr elde edilmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, Bank Asya'ya para yatırma nedeniyle tarafına suçlama yöneltilmesinin Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, hayatın olağan akışına uygun olarak görüşmüş olduğu kişilerle ilgili iletişim kayıtlarının davanın reddine dayanak yapılmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/13902
Karar No: 2023/16922
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu idarelerinin ve idare mahkemelerinin irtibat ve iltisak tespitinde bulunamayacağı, bir terör örgütü ile iltisak ve irtibat hususlarının ancak ceza yargılaması sonucunda ve kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı ile tespit edilebileceği, dava konusu işlemde yasama ve yürütme makamları tarafından yargı yetkisinin kullanıldığı, hakkında herhangi bir disiplin soruşturması açılmadan ve savunması alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na başvuru ile dava açma yollarının bulunmasının savunma hakkı yerine geçmeyeceği, hakkında hiçbir somut bilgi veya belge bulunmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak olan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede hakkında hiçbir kişiselleştirme yapılmadan soyut, anonim ve şablonik bir gerekçe ile kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında verilmiş olan mahkûmiyet kararının kesinleşmediği ve bu nedenle dava konusu işleme dayanak olamayacağı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak tarafına herhangi bir tebligat yapılmadığı, Millî Güvenlik Kurulu kararlarının icrai nitelikte olmadığı ve herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, bu nedenle Millî Güvenlik Kurulu kararlarının yasama organı tarafından dikkate alınmasının mümkün olmadığı, kanun hükmünde kararnamelerin Anayasa'da öngörülen 30 (otuz) günlük süre içerisinde TBMM'de onaylanmadığı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, adil yargılanma hakkının, aşağılayıcı muamele ve onur kırıcı işlem yasağının, mahkemeye erişim hakkının, kanunla kurulmuş tarafsız ve bağımsız bir mahkemede yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, gerekçeli karar hakkının, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, aldığı eğtimlerin yok sayılması sebebiyle eğitim hakkının, maaş, emeklilik ve sosyal güvenlik haklarından yoksun bırakılması sebebiyle mülkiyet hakkının, kamu görevinden çıkarılmasının ölçülü olmaması sebebiyle çalışma hakkının, üyesi olduğu dernek hakkında bir terör örgütünün kontrolü altında bulunduğuna ilişkin bir mahkeme kararı olmadığından ifade özgürlüğü ile dernek ve sendikalara üye olma hakkının, ayrımcılık yasağının ihlâl edildiği, Devlete olan sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiğine ilişkin tarafına isnat edilmiş herhangi bir suçlamanın ya da delilin bulunmadığı, işlendiği sırada tamamen yasal olan faaliyetlere dayanılarak sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiğinin iddia edildiği, ByLock programına ilişkin verilerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ve bu verilerin hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, Devlet kurumlarının izni dahilinde kurulan, Devletin denetim ve gözetimi altında bulunan ve yasal olarak faaliyet gösteren bir bankaya yatırım amacıyla para yatırılması ve bu yatırımdan kâr elde edilmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, Bank Asya'ya para yatırma nedeniyle tarafına suçlama yöneltilmesinin Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, hayatın olağan akışına uygun olarak görüşmüş olduğu kişilerle ilgili iletişim kayıtlarının davanın reddine dayanak yapılmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.