‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2023/13141 K.2024/3909

Esas No: 2023/13141 · Karar No: 2024/3909 · Karar Tarihi: 25.03.2024
Özet: (1) Davacı, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurarak, bu işlemin iptalini ve yoksun kalmış özlük, parasal haklarının iadesiyle birlikte yasal faiz talep ediyor. (2) Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi kararını bozarak, davacının haklarını koruyan ve yoksun kaldığı hakların geriye dönük ödenmesiyle birlikte yasal faizin de ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/13141
Karar No: 2024/3909

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ... Sendikası

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde harita mühendisi olarak görev yapmakta iken 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; hukuka uygun elde edilen delillerle, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından yapılan tespitlerde; Van Valiliğince Komisyona intikal ettirilen davacıya ait personel bilgi dosyasında; Van Valiliğinin ... ve ... sayılı yazısında davacının PKK/KCK terör örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğunun, davacının kurumunca Komisyona intikal ettirilen davacıya ait personel bilgi dosyasında; davacının PKK/KCK bölücü terör örgütü adına düzenlenen eylem ve etkinliklere katıldığı, PKK/KCK bölücü terör örgütüne işbirlikçilik faaliyetinde bulunduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğunun bildirildiği, davacı hakkında yapılan ceza soruşturmasında Türk Milletini, Cumhuriyetini ve TBMM'yi alenen aşağılama suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, yukarıda açıklanan söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, ceza yargılaması kapsamında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02/07/2012 tarihli fezlekesinde davacı hakkında, "01.01.2012 tarihinde saat 14:00'da ... Partisi Konya İl Teşkilatı tarafından Konya ili ... Mahallesi ... Caddesi ... Bulvarı ... İş Hanı No:... adresinde faaliyet gösteren ... Sen '... Sendikası' Konya Şubesi önünde yaklaşık 100 kişilik bir grubun toplandığı, söz konusu grubun basın açıklaması esnasında grup üyeleri tarafından 'Soykırıma hayır, Kürdistan Faşizme mezar olacak, ... halka hesap verecek direne direne kazanacağız' şeklinde slogan attıkları, yine aynı grubun ellerinde taşımış oldukları dövizlerde 'Soykırıma hayır, dün Halepçe bugün Uludere katliamlarına son devlet halkını katletti', 'katil devlet, katil Erdoğan', 'Uludere ...'nin 33 kurşunudur, ... faşizme son, ... döktüğü kanda boğulacaktır. Komkujiya qılabane sermaze dıkın, biji azadi gele kurda' (devlet halkını katletti kürt halkına yaşasın özgürlük) içerir sözler olduğu, yine aynı grubun yaptığı basın açıklamasında ise '... Ne tesadüftür ki günümüzün Genelkurmay Başkanlığı da Uludere'deki bu katliamı da yanlış istihbarat aldık gibi pervasızca bir yalan beyanda bulunarak ört pas etmeye çalışmaktadır, ... Sayın Erdoğan! sen insanlık suçu işliyorsun Sayın ERDOĞAN' şeklinde ifadelere yer verildiği, 'katil devlet, katil Erdoğan' yazılı pankartı yukarıda açık kimliği yazılı şüphelinin taşıdığı" hususlarının yer aldığı, kovuşturma aşamasında davacının, "Şırnak Uludere Ortasu köyünde yaşanan olayla ilgili olarak basın açıklamasına katılmıştım, basın açıklamasının yapılacağı yere gittiğimde gelişi güzel bir pankart elime aldım, ne yazdığını okumamıştım, belli bir süre bu pankartı taşıdım, daha sonra pankartta iddianamede belirtilen sözlerin yazılı olduğunu fark ettim, bilseydim kesinlikle taşımazdım, suçsuzum, beraatimi istiyorum şeklinde beyanda bulunduğu" hususlarının tespit edildiği belirtilmiş ve davacının durumu değerlendirildiğinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının PKK/KCK terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından, dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlem Mahkemelerince hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlemden dolayı yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebinin de kabulüne olanak bulunmadığı belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü kapsamında örgütsel suçtan herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturması bulunmadığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası kapsamında Türk Milletini, Cumhuriyetini ve TBMM'yi alenen aşağılama suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kamu görevinden çıkarılması üzerine Van Valiliği tarafından yapılan suç duyurusu sonrası FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan yürütülen soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No:... sayılı kararıyla "hakkındaki ihraç kararı dışında somut bir delil olmadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında, Van Valiliğince Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, Van Valiliğinin ... tarihli ve ... sayılı yazısında davacının PKK/KCK terör örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirme bulunduğunun bildirildiği bilgisinin yer aldığı ancak dava dosyası incelendiğinde davacı hakkında herhangi bir idari soruşturma bulunmadığı gibi davacının PKK/KCK terör örgütüyle iltisaklı olduğu değerlendirmesine ilişkin herhangi bir somut açıklamada bulunulmadığının görüldüğü, davacının hizmet belgesi incelendiğinde, davacının davalı idarede harita mühendisi olarak görev yapmaktayken 692 sayılı KHK ile kamu görevine son verildiğinin görüldüğü, İdare Mahkemesince yapılan 07/10/2020 tarihli ara kararına cevaben gelen "Saha ve Sosyal Çevre Araştırma Tutanağında", davacının "... PKK/KCK bölücü terör örgütü adına eylem ve etkinliklere katıldığı, işbirlikçilik faaliyetinde bulunduğu değerlendirildiği, erkek kardeşinin PKK/KCK kapsamında tutuklandığı, babası hakkında adli işlem yapıldığı." şeklinde bilgiye yer verildiği ancak Emniyet Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında "... yapılan tetkiklerde PKK/KCK terör örgütüyle ilgili herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığının" belirtildiği, ayrıca dava dosyasında davacının PKK/KCK terör örgütüyle iltisak ve irtibatına dair herhangi bir somut bilgi ve belge bulunmadığı gibi belirtilen tutanak ve kurum değerlendirmesi dışında başka bir delil ve tespitin dosyaya sunulmadığı, öte yandan, UYAP örgütlü suçlar sorgulama modülünde yapılan sorgulamada davacının terör örgütleriyle iltisak ve irtibatına dair herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanılmadığı belirtilmiş ve yukarıda açıklanan delil ve tespitler ile davacının beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının PKK/KCK terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna kanaat getirilmesine yeterli düzeyde somut verinin dosyada mevcut olmadığı anlaşıldığından, dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve yoksun kaldığı parasal haklarının 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere dönemsel tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek olan yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere dönemsel tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek olan yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacının 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, bu işlem nedeniyle davacı tarafından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunulduğu ve bu başvurunun reddedildiği, davacının gerek KHK ile kamu görevinden çıkarılmasında gerekse OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapmış olduğu başvurunun reddedilmesinde idarelerinin herhangi bir dahli bulunmadığından, idarelerine husumet yöneltilemeyeceği, davanın süresi içerisinde açılmadığı, öte yandan dava konusu işlemde hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrası gereğince idari yargı yerlerince yerindelik denetimi yapılamayacağı, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve

İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.

Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.

MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir.

14/07/2017 tarih ve 30124 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.

Davalı idare bünyesinde harita mühendisi olarak görev yapan davacı, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvuru Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir.

Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.

Öte yandan, davacı hakkında; (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, Devletin Askeri veya Emniyet Teşkilatını alenen aşağılama suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, Türk Milletini, Cumhuriyeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılama suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:... sayılı kararıyla soruşturma izni verilmediği gerekçesiyle ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, ayrıca davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile görevli memura hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itirazın reddedilerek bahse konu kararın 12/12/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.

AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).

Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.

Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.

Uyuşmazlıkta, davacı, PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu gerekçesiyle KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olup, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile davacı hakkındaki ceza soruşturmalarındaki ve kovuşturmasındaki tespitler davacının anılan örgütle bağlantısı yönünden incelendiğinde;
İdare Mahkemesince yapılan 07/10/2020 tarihli ara kararına cevap olarak dosyaya sunulan Saha ve Sosyal Çevre Araştırma Tutanağında davacının PKK/KCK bölücü terör örgütü adına düzenlenen eylem ve etkinliklere katıldığı, PKK/KCK bölücü terör örgütüne işbirlikçilik faaliyetinde bulunduğu yönünde bilgilere yer verildiği görülmüştür.

Bununla birlikte, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Fezleke No:... sayılı fezlekesinde davacı hakkında, " 01.01.2012 tarihinde saat 14:00'da ... Partisi Konya İl Teşkilatı tarafından Konya ili ... Mahallesi ... Caddesi ... Bulvarı ... İş Hanı No:... adresinde faaliyet gösteren ... Sen '... Sendikası' Konya Şubesi önünde yaklaşık 100 kişilik bir grubun toplandığı, söz konusu grubun basın açıklaması esnasında grup üyeleri tarafından 'Soykırıma hayır, Kürdistan Faşizme mezar olacak, ... halka hesap verecek direne direne kazanacağız' şeklinde slogan attıkları, yine aynı grubun ellerinde taşımış oldukları dövizlerde 'Soykırıma hayır, dün Halepçe bugün Uludere katliamlarına son devlet halkını katletti', 'katil devlet, katil Erdoğan', 'Uludere ...'nin 33 kurşunudur, ... faşizme son, ... döktüğü kanda boğulacaktır. Komkujiya qılabane sermaze dıkın, biji azadi gele kurda' (devlet halkını katletti kürt halkına yaşasın özgürlük) içerir sözler olduğu, yine aynı grubun yaptığı basın açıklamasında ise '... Ne tesadüftür ki günümüzün Genelkurmay Başkanlığı da Uludere'deki bu katliamı da yanlış istihbarat aldık gibi pervasızca bir yalan beyanda bulunarak ört pas etmeye çalışmaktadır, ... Sayın Erdoğan! sen insanlık suçu işliyorsun Sayın ERDOĞAN' şeklinde ifadelere yer verildiği, 'katil devlet, katil Erdoğan' yazılı pankartı yukarıda açık kimliği yazılı şüphelinin taşıdığı" şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür.

Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında da, "... suç tarihinde sanığın ... tarafından Konya il merkezinde bulunan ... sen Konya Şubesi önünde Uludere'de terörist zannedilerek 33 kişinin öldürülmesi olayını protesto etmek amacıyla organize edilen basın açıklaması sırasında 'Katil Erdoğan' yazılı pankartı alenen görülecek şekilde taşıdığı, sanığın da bu pankartı taşıdığını kabul ettiği..." şeklinde tespitlere yer verildiği anlaşılmıştır.

FETÖ/PDY tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler kapsamında, yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı silahlanmış bir terör örgütü olan PKK/KCK'ya yönelik olarak da tedbir alınmasının ve bu bağlamda kamu görevlilerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, kanunlarına, kurumlarına, dolayısıyla Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin en hassas ve azami şekilde yapılmasının, yaşanan söz konusu olağanüstü dönemin doğal bir sonucu olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, davacının PKK/KCK bölücü terör örgütü adına düzenlenen ve çeşitli yasa dışı sloganların atıldığı ve pankartların taşındığı eyleme katıldığına ve anılan eylemde "katil devlet, katil Erdoğan" yazılı pankartı alenen görülecek şekilde taşıdığına yönelik tespitlerin, PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde tespitler olduğu ve bu tespitler nedeniyle davacının kamu görevinden çıkarılmasının söz konusu olağanüstü durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere dönemsel tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal hakların kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere dönemsel tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda verilen temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ...-TL temyiz yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı idareye iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:
692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere dönemsel tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek olan yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, Konya Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde öğrenci iken 01/01/2012 tarihinde ... Partisi tarafından Konya il merkezinde bulunan ... Sen Konya şubesi önünde Uludere'de terörist sanılarak otuz üç kişinin öldürülmesi olayını protesto etmek amacıyla organize edilen basın açıklaması sırasında "katil Devlet, katil Erdoğan" yazılı pankartı taşıması şeklindeki eylemine ilişkin olarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca Adalet Bakanlığından soruşturma izni talep edildiği, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Adalet Bakanınca, eylemin Anayasa'nın 25. ve 26. maddeleri ile korunan düşünce ve kanaat ve düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetleri kapsamında kaldığı, "Türk Milletini, Cumhuriyeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisini Alenen Aşağılama" suçunun şartlarının gerçekleşmediği kanaati ile soruşturma izni verilmediğinin belirtildiği, bunun üzerine Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:... sayılı kararıyla davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.

Bu durumda, davacının yukarıda belirtilen eyleminin düşünce ve kanaat ile düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetleri kapsamında kaldığı anlaşıldığından anılan eylemin davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan, dosyaya sunulan Saha ve Sosyal Çevre Araştırma Tutanağında davacının PKK/KCK bölücü terör örgütü adına düzenlenen eylem ve etkinliklere katıldığı, PKK/KCK bölücü terör örgütüne işbirlikçilik faaliyetinde bulunduğu yönünde bilgilere yer verilmiş ise de bu bilgiyi doğrular nitelikte herhangi bir delil veya tespitin de dosyaya sunulmadığı, davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü kapsamında örgütsel suçtan herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturması bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılması üzerine Van Valiliği tarafından yapılan suç duyurusu sonrası FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan yürütülen soruşturma sonucunda .. Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No:... sayılı kararıyla "hakkındaki ihraç kararı dışında somut bir delil olmadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.

Bu itibarla, dava dosyasında davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakını gösteren herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının ödenmesi isteminin kabulü yönünde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıdaki gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?