Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2023/12801 K.2023/16623
Özet: Uyuşmazlık, davacının kamu görevinden çıkarılması ve bu kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle görevine iade talebiyle açılan idare davasında ortaya çıkmıştır. Mahkeme, İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi’nin kararlarını temyiz yolu ile inceleyerek davacının talebini reddetmiş ve göreve iade talebini yerine getirmemiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/12801
Karar No: 2023/16623
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında idari soruşturma yapılmadan kamu görevine son verildiği, somut bir tespit gösterilmeden ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan terör örgütü üyesi olduğunun kabul edilemeyeceği, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının ceza ve disiplin hukukunda karşılığı bulunmayan muğlak kavramlar olduğu, hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Bank Asya hesabını talimat ile açmadığı, işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, hesapta bulunan parayı araba almak için muhafaza ettikleri, eşinin vermiş olduğu 15/01/2019 tarihli tanık beyanında bankacılık işlemlerinin kendisi tarafından yapıldığının ifade edildiği, eşinin imzası olduğuna dair makbuz bulunduğu, iltisaklı kurumda KPSS sürecine hazırlanırken maddi olarak destek sağlaması amacıyla çalıştığı, 2016 yılı 2. döneminde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okula geçtiği, örgütle gönül bağı bulunsaydı iltisaklı okulda çalışmaya devam etmesi gerektiği, örgütle iltisaklı basın ve yayın kuruluşuna yapılan ödemenin okulun İngilizce zümresi kararı ile alınan dokümanları satın almak için öğrenci ücretlerinin yatırılmasından ibaret olduğu, çocuğunun kapatılan okulda kaydı olmasının ise hem okulun %50 teşvik kapsamında olması hem de çalıştığı okulda daha rahat olacağını düşünmesi ve daha nitelikli eğitim alacağı düşünmesiyle ilgili olduğu, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/12801
Karar No: 2023/16623
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında idari soruşturma yapılmadan kamu görevine son verildiği, somut bir tespit gösterilmeden ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan terör örgütü üyesi olduğunun kabul edilemeyeceği, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının ceza ve disiplin hukukunda karşılığı bulunmayan muğlak kavramlar olduğu, hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Bank Asya hesabını talimat ile açmadığı, işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, hesapta bulunan parayı araba almak için muhafaza ettikleri, eşinin vermiş olduğu 15/01/2019 tarihli tanık beyanında bankacılık işlemlerinin kendisi tarafından yapıldığının ifade edildiği, eşinin imzası olduğuna dair makbuz bulunduğu, iltisaklı kurumda KPSS sürecine hazırlanırken maddi olarak destek sağlaması amacıyla çalıştığı, 2016 yılı 2. döneminde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okula geçtiği, örgütle gönül bağı bulunsaydı iltisaklı okulda çalışmaya devam etmesi gerektiği, örgütle iltisaklı basın ve yayın kuruluşuna yapılan ödemenin okulun İngilizce zümresi kararı ile alınan dokümanları satın almak için öğrenci ücretlerinin yatırılmasından ibaret olduğu, çocuğunun kapatılan okulda kaydı olmasının ise hem okulun %50 teşvik kapsamında olması hem de çalıştığı okulda daha rahat olacağını düşünmesi ve daha nitelikli eğitim alacağı düşünmesiyle ilgili olduğu, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.