‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2023/11311 K.2023/11314

Esas No: 2023/11311 · Karar No: 2023/11314 · Karar Tarihi: 20.09.2023
Özet: Uyuşmazlık, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesindeki isimlerin işten çıkarılmasına ilişkin çektiği iade talebinin, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından reddedilmesi ihracından kaynaklanmış demektir. Danıştay 5. Daire Başkanlığı, davacının talebini reddederek, ilgili idari kararların geçerli olduğunu ve müvekkilin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin usul ve esaslara uyulduğunu belirlemiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/11311
Karar No: 2023/11314

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av....

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Hukuk Müşaviri ...

İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde sadece durumun gerektirdiği türden geçici tedbirlerin alınabileceği, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15., 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine aykırı olduğu ve 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, MGK kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı, Bakanlar Kurulunca tesis edilen işlemin fonksiyon gaspına yol açtığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara uyulmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, boyu kamu görevinde çalışamama gibi son derece ağır ve sivil ölüme yol açan bir ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, somut olayda kişiye karşı yöneltilmiş bir suçlamanın bulunduğu ve ceza hukukuna ilişkin ilkelerin uygulanması gerektiği, ByLock verilerinin hukuka uygun olarak elde edilmediği ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, ByLock’a ilişkin içerik tespitinin yapılmadığı, CGNAT kayıtlarının hatalı olduğu, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından faaliyetine izin verilmiş olan sendikaya üye olmasının ret gerekçesi olarak gösterilemeyeceği, anılan sendikada yöneticilik vasfının bulunmadığı, çocuğunu devlet tarafından teşvik verilen bir okula gönderdiği, tanık beyanının gerçeği yansıtmadığı ve kişisel kanaate dayandırıldığı, dava konusu işlemin tebliğ edilmediği, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine yönelik iddianın soyut ve varsayıma dayalı olduğu, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, savunma hakkı, mahkemeye erişim hakkı, kanunla önceden kurulmuş mahkeme önünde yargılanma hakkı, doğal hâkim ilkesi, gerekçeli karar hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi, örgütlenme özgürlüğü, eğitim hakkı, ölçülülük ilkesi gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma isteminin reddine karar verilerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?