Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2023/10134 K.2023/14627
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/10134
Karar No: 2023/14627
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ile parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca idari soruşturma yapılmadan kamu görevine son verildiği, yargı kararı olmadan terör örgütüne üyeliğin saptanamayacağı, masumiyet karinesi ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, 15 Temmuz 2016 öncesi eylemlerin cezalandırılmasının kanunların öngörülebilir olması gerekliliğine aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarının Kanun ile açıklanması gerektiği, hukuka aykırı olarak ByLock delili elde edildiği, AHİM kararına göre şifreli bir iletişim uygulamasının indirilmesi veya kullanılmasının ya da gönderilen mesajların gizliliğini koruyacak diğer bir koruma yöntemi kullanılmasının tek başına bu iletişim programının yasa dışı olduğunu veya eylemin suç teşkil ettiğini ispat etmeye yeterli olamayacağı, çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği, Bank Asya hesabının örgütsel saikle kullanılmadığı, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemenin çocuğunun eğitimi için yapıldığı, ilk derece Mahkemesi tarafından gerekçe gösterilen hususun eşi hakkında kesinleşen mahkumiyet kararı olduğu ancak tarih itibariyle kamu görevinden çıkarılmasından sonra kesinleşen bir karar olduğu ve bu sebeple gerekçe gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu, hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç olmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle terörist damgasıyla özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 24/03/2022 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle hali hazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla beraber, davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K... sayılı kararında yer alan;
"...sanığın sadece FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından gizlilik içerisinde kullanılan By-Lock isimli programı, 12/08/2014 ilk tespit tarihi olarak kendisine ait ... GSM numaralı telefon ile kullandığının tespit edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/08/2017 tarihli yazısı ekinde gönderilen tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesinde, İD numarasının ..., kullanıcı adının ''...'', şifresinin ''...." olduğu, değişik tarihlerde uygulamaya bir çok kez giriş yapıldığı, Her ne kadar sanık Bylock proğramını kullanmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/08/2017 tarihli yazısı ekinde gönderilen tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesinde; ''...'" kullanıcı adı, ''...." şifresinde bulunan rakamların, sanığın son olarak görev yaptığı Balıkesir ilinin plaka kodu (10), nüfusa kayıtlı olduğu Rize ilinin plaka kodu (53) ve üniversite öğrenimini gördüğü İzmir ilinin plaka kodu (35) ile örtüştüğü, yine BTK'dan gönderilen ... GSM numaralı telefonun iletişimin tespitine dair kayıtların incelenmesinde; söz konusu Bylock tespit ve değerlendirme tutanağında ismi bulunan, ancak sanığın aşamalarda tanımadığını belirttiği A. A. isimli şahısla bir çok kez görüşmesinin bulunduğu, dijital verilerin yanlışlığa ve hataya mahal vermeyecek derecede veriler olduğu, dolayısıyla bylock içeriklerinin sanığa ait olduğu, sanık tarafından kullanıldığı anlaşılmakla, bu kullanım şekli Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı ile onaylanan... Ceza Dairesinin kararı da gözetildiğinde Mahkememizce de delil olarak kabul edilmiş..." tespitleri dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/10134
Karar No: 2023/14627
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ile parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca idari soruşturma yapılmadan kamu görevine son verildiği, yargı kararı olmadan terör örgütüne üyeliğin saptanamayacağı, masumiyet karinesi ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, 15 Temmuz 2016 öncesi eylemlerin cezalandırılmasının kanunların öngörülebilir olması gerekliliğine aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarının Kanun ile açıklanması gerektiği, hukuka aykırı olarak ByLock delili elde edildiği, AHİM kararına göre şifreli bir iletişim uygulamasının indirilmesi veya kullanılmasının ya da gönderilen mesajların gizliliğini koruyacak diğer bir koruma yöntemi kullanılmasının tek başına bu iletişim programının yasa dışı olduğunu veya eylemin suç teşkil ettiğini ispat etmeye yeterli olamayacağı, çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği, Bank Asya hesabının örgütsel saikle kullanılmadığı, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemenin çocuğunun eğitimi için yapıldığı, ilk derece Mahkemesi tarafından gerekçe gösterilen hususun eşi hakkında kesinleşen mahkumiyet kararı olduğu ancak tarih itibariyle kamu görevinden çıkarılmasından sonra kesinleşen bir karar olduğu ve bu sebeple gerekçe gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu, hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç olmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle terörist damgasıyla özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 24/03/2022 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle hali hazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla beraber, davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K... sayılı kararında yer alan;
"...sanığın sadece FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından gizlilik içerisinde kullanılan By-Lock isimli programı, 12/08/2014 ilk tespit tarihi olarak kendisine ait ... GSM numaralı telefon ile kullandığının tespit edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/08/2017 tarihli yazısı ekinde gönderilen tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesinde, İD numarasının ..., kullanıcı adının ''...'', şifresinin ''...." olduğu, değişik tarihlerde uygulamaya bir çok kez giriş yapıldığı, Her ne kadar sanık Bylock proğramını kullanmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/08/2017 tarihli yazısı ekinde gönderilen tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesinde; ''...'" kullanıcı adı, ''...." şifresinde bulunan rakamların, sanığın son olarak görev yaptığı Balıkesir ilinin plaka kodu (10), nüfusa kayıtlı olduğu Rize ilinin plaka kodu (53) ve üniversite öğrenimini gördüğü İzmir ilinin plaka kodu (35) ile örtüştüğü, yine BTK'dan gönderilen ... GSM numaralı telefonun iletişimin tespitine dair kayıtların incelenmesinde; söz konusu Bylock tespit ve değerlendirme tutanağında ismi bulunan, ancak sanığın aşamalarda tanımadığını belirttiği A. A. isimli şahısla bir çok kez görüşmesinin bulunduğu, dijital verilerin yanlışlığa ve hataya mahal vermeyecek derecede veriler olduğu, dolayısıyla bylock içeriklerinin sanığa ait olduğu, sanık tarafından kullanıldığı anlaşılmakla, bu kullanım şekli Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı ile onaylanan... Ceza Dairesinin kararı da gözetildiğinde Mahkememizce de delil olarak kabul edilmiş..." tespitleri dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.