Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2022/9018 K.2025/8413
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/9018
Karar No : 2025/8413
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Anonim Şirketi / ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası bünyesinde yetkili denetçi yardımcısı olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Yönetim Komitesinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin amacı ile anılan KHK'da düzenlenen tedbirlerin kapsamı ve mahiyeti birlikte dikkate alındığında, anılan tedbirler vasıtasıyla başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılması suretiyle Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korunmasının amaçlandığı, buna göre KHK’nın 4. maddesinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarma tedbirinin, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran “olağanüstü tedbir” niteliğinde olduğu, bu durumda, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin yukarıda anılan 667 sayılı KHK kapsamında tesis edildiği hususu dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 28/09/2021 tarih ve E:2018/5427, K:2021/2730 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Beşinci Dairesince konunun aydınlatılması amacıyla belirtilen kurumlardan davacıya ait bilgilerin istenilmesi gerektiği görüşü doğrultusunda, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK), İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden, Vakıflar Genel Müdürlüğünden, Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakını gösteren tüm bilgi belgelerin gönderilmesinin istenildiği, ara karara verilen cevaplardan da davacının irtibat ve iltisakını ortaya koyacak herhangi bir bilgi belgenin sunulmadığı, bu durumda, davalı idarenin davacı hakkındaki değerlendirmelerini haklı kılacak hukuken geçerli ve kabul edilebilir bilgi belge bulunmadığından, dava konusu işlemde mevzuata uyarlık aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, 667 sayılı KHK'nın 3. ve 4. maddelerinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarma tedbirinin, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran “olağanüstü tedbir” niteliğinde olduğu, anılan tedbirin uygulanabilmesi için terör örgütleri veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile üyeler arasındaki bağın “sübut” derecesinde ortaya konulmasının aranmadığı, böyle bir bağın varlığına ilişkin “değerlendirme”nin yeterli görüldüğü, buradaki değerlendirmenin oluşacak bir “kanaati” ifade ettiği, bu kanaatin cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece meslekte kalmanın uygun olup olmadığı yönünde bir değerlendirmeden ibaret olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Davacı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde yetkili denetçi yardımcısı olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yönetim Komitesinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan kararın iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun... tarih ve Soruşturma No..., Karar No:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172. ve 173. maddeleri uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeyi kendiliklerinden yapacakları, mahkemelerin belirlenen süre içerisinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün değerlendirilmesinden; re'sen araştırma yetkisine istinaden idari yargı mercilerinin, maddi olayın gerçek niteliğinin saptanması için tarafların iddia ve savunmaları ile yetinmeyerek söz konusu iddia ve savunmalarda belirtilen hususların gerçeğe uygun olup olmadığını saptamak adına maddi delil ve bulguları toplamak ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli her türlü inceleme, bilgi edinme ve araştırma yollarını tüketmekle yükümlü oldukları anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesince, Dairemizin bozma kararına uyularak yapılan ... tarih ve E:... sayılı ara kararı ile ilgili kurum ve kuruluşlardan davacının FETÖ/PDY ile irtibatı veya iltisakına ilişkin tespitlerin ve bu tespitlere dayanak bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği; söz konusu ara kararına İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünce verilen 10/03/2022 tarihli cevabi yazıda, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüklerince; darbe teşebbüsü ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturmaları kapsamında 15/07/2016 tarihinden 09/03/2022 tarihine kadar yazıda belirtilen ... (T.C:...) isimli şahısla ilgili yetki dahilinde yapılan evrak ve bilgisayar tetkikinde; ... Cumhuriyet Başsavcılığının .../... sayılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturma dosyası kapsamında Şube Müdürlüklerince şüpheli olarak ifadesi alınan K.B. (T.C: ...) isimli şahsın beyanında adının geçtiğinin tespit edildiği ve bahse konu ... isimli şahıs hakkında beyanda bulunan K.B. isimli şahsa ait ifade ve teşhis tutanağının bir örneğinin ekte sunulduğunun belirtildiği; ara kararı cevabı eki olarak dava dosyasına sunulan ... Cumhuriyet Başsavcılığının .../... sayılı dosyasında yer alan 06/05/2021 tarihli Şüpheli İfade Tutanağında K.B. isimli şahsın, "...2008-2009 YILLARI ÜNİVERSİTE DÖNEMİ Bu yıl dönem başında benim kaldığım ev değiştirildi. Daha doğrusu her sene hatta her dönem herkesin evini değiştirmeye çalışırlardı. Bunun sebebi de uzun süre bir evde kalarak etraftaki kişilerce bilinmesini engellemekti. Ben gene Mecidiyeköy'de ... mahallesinde bir eve geçtim. Bu eve cemaat içerisinde Hakyemez ismi verildi. Bu evde artık ben ev abiliği yapmıyordum. Bu evin ev abisi;... ... isimli şahıstı. Bu evde ... ve benim dışımda; .....?: Nereli olduğunu hatırlamadığım, Boğaziçi Üniversitesi'nde Ekonomi ya da İşletme bölümü öğrencisi olduğunu bildiğim, şu an 32-33 yaşlarında olan şahıs... İsimli şahıslar kalıyordu...İkinci dönem ... isimli şahıstan ev abiliğini aldılar, onun yerine ... isimli şahıs ev abisi oldu. Ev abisinin neden değiştiğini bilmiyorum. Bu tip bilgileri bizimle paylaşmazlardı... 2009-2010 YILLARI ÜNİVERSİTE DÖNEMİ Bu yıl eve gittiğimizde o dönem BBTM olan ... (K) ... isimli şahıs yeni bir ev tuttuklarını, yakın zamanda bir kamyonun geleceğini ve evi oraya taşıyacağımızı söyledi. Kısa bir süre sonra tuttukları kamyon geldi ve biz eşyaları yeni tuttukları ... Mahallesindeki eve taşıdık. Bu evin adı da diğer evden taşındığımız için Hakyemez olarak kaldı. Bu evin abiliğini artık ... isimli şahıs yapmıyordu Bu evin yeni abisi; O.T.Ş: nereli olduğunu bilmediğin, hakkında başka bir bilgi bilmediğim, şu an 31-32 yaşlarında olan şahıs. İsimli şahıs olmuştu... 2. Dönem ... isimli şahıs evden ayrıldı. Ancak başka bir eve mi geçti yoksa cemaatten mi ayrıldı onu hatırlamıyorum. ... isimli şahsın yerine şuan ismini hatırlayamadığım bir şahıs geldi..." yönünde beyanlarda bulunduğu, ... isimli şahıs olabileceği değerlendirilen şahısların resimlerinin K.B. isimli şahsa gösterildiği 08/05/2021 tarihli Fotoğraf Teşhis Tutanağında ise, K.B. isimli şahsın... (T.C:...) isimli kişiyi kesin ve net olarak teşhis ettiği yönünde tespitlerin yer aldığı görülmüştür.
Olayda, Bölge İdare Mahkemesince, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına ilişkin olarak İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünce dosyaya sunulan K.B. isimli şahsın davacı hakkındaki iddiaları yönünden gerekli araştırmalar yapılmadan ve K.B. isimli şahsın beyanları davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı yönünden değerlendirilmeden yalnızca ara karara verilen cevaplarda davacının irtibat ve iltisakını ortaya koyacak herhangi bir bilgi belgenin sunulmadığı belirtilerek İdare Mahkemesi kararının kaldırıldığı ve dava konusu işlemin iptali yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, İdare Dava Dairesince, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında yer alan K.B. isimli şahsa ait 06/05/2021 tarihli şüpheli ifade tutanağında yer alan davacı hakkındaki beyan ve tespitlerin davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının alınmasından sonra değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 01/07/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/9018
Karar No : 2025/8413
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Anonim Şirketi / ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası bünyesinde yetkili denetçi yardımcısı olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Yönetim Komitesinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin amacı ile anılan KHK'da düzenlenen tedbirlerin kapsamı ve mahiyeti birlikte dikkate alındığında, anılan tedbirler vasıtasıyla başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılması suretiyle Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korunmasının amaçlandığı, buna göre KHK’nın 4. maddesinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarma tedbirinin, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran “olağanüstü tedbir” niteliğinde olduğu, bu durumda, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin yukarıda anılan 667 sayılı KHK kapsamında tesis edildiği hususu dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 28/09/2021 tarih ve E:2018/5427, K:2021/2730 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Beşinci Dairesince konunun aydınlatılması amacıyla belirtilen kurumlardan davacıya ait bilgilerin istenilmesi gerektiği görüşü doğrultusunda, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK), İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden, Vakıflar Genel Müdürlüğünden, Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakını gösteren tüm bilgi belgelerin gönderilmesinin istenildiği, ara karara verilen cevaplardan da davacının irtibat ve iltisakını ortaya koyacak herhangi bir bilgi belgenin sunulmadığı, bu durumda, davalı idarenin davacı hakkındaki değerlendirmelerini haklı kılacak hukuken geçerli ve kabul edilebilir bilgi belge bulunmadığından, dava konusu işlemde mevzuata uyarlık aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, 667 sayılı KHK'nın 3. ve 4. maddelerinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarma tedbirinin, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran “olağanüstü tedbir” niteliğinde olduğu, anılan tedbirin uygulanabilmesi için terör örgütleri veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile üyeler arasındaki bağın “sübut” derecesinde ortaya konulmasının aranmadığı, böyle bir bağın varlığına ilişkin “değerlendirme”nin yeterli görüldüğü, buradaki değerlendirmenin oluşacak bir “kanaati” ifade ettiği, bu kanaatin cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece meslekte kalmanın uygun olup olmadığı yönünde bir değerlendirmeden ibaret olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Davacı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde yetkili denetçi yardımcısı olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yönetim Komitesinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan kararın iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun... tarih ve Soruşturma No..., Karar No:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172. ve 173. maddeleri uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeyi kendiliklerinden yapacakları, mahkemelerin belirlenen süre içerisinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün değerlendirilmesinden; re'sen araştırma yetkisine istinaden idari yargı mercilerinin, maddi olayın gerçek niteliğinin saptanması için tarafların iddia ve savunmaları ile yetinmeyerek söz konusu iddia ve savunmalarda belirtilen hususların gerçeğe uygun olup olmadığını saptamak adına maddi delil ve bulguları toplamak ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli her türlü inceleme, bilgi edinme ve araştırma yollarını tüketmekle yükümlü oldukları anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesince, Dairemizin bozma kararına uyularak yapılan ... tarih ve E:... sayılı ara kararı ile ilgili kurum ve kuruluşlardan davacının FETÖ/PDY ile irtibatı veya iltisakına ilişkin tespitlerin ve bu tespitlere dayanak bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği; söz konusu ara kararına İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünce verilen 10/03/2022 tarihli cevabi yazıda, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüklerince; darbe teşebbüsü ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturmaları kapsamında 15/07/2016 tarihinden 09/03/2022 tarihine kadar yazıda belirtilen ... (T.C:...) isimli şahısla ilgili yetki dahilinde yapılan evrak ve bilgisayar tetkikinde; ... Cumhuriyet Başsavcılığının .../... sayılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturma dosyası kapsamında Şube Müdürlüklerince şüpheli olarak ifadesi alınan K.B. (T.C: ...) isimli şahsın beyanında adının geçtiğinin tespit edildiği ve bahse konu ... isimli şahıs hakkında beyanda bulunan K.B. isimli şahsa ait ifade ve teşhis tutanağının bir örneğinin ekte sunulduğunun belirtildiği; ara kararı cevabı eki olarak dava dosyasına sunulan ... Cumhuriyet Başsavcılığının .../... sayılı dosyasında yer alan 06/05/2021 tarihli Şüpheli İfade Tutanağında K.B. isimli şahsın, "...2008-2009 YILLARI ÜNİVERSİTE DÖNEMİ Bu yıl dönem başında benim kaldığım ev değiştirildi. Daha doğrusu her sene hatta her dönem herkesin evini değiştirmeye çalışırlardı. Bunun sebebi de uzun süre bir evde kalarak etraftaki kişilerce bilinmesini engellemekti. Ben gene Mecidiyeköy'de ... mahallesinde bir eve geçtim. Bu eve cemaat içerisinde Hakyemez ismi verildi. Bu evde artık ben ev abiliği yapmıyordum. Bu evin ev abisi;... ... isimli şahıstı. Bu evde ... ve benim dışımda; .....?: Nereli olduğunu hatırlamadığım, Boğaziçi Üniversitesi'nde Ekonomi ya da İşletme bölümü öğrencisi olduğunu bildiğim, şu an 32-33 yaşlarında olan şahıs... İsimli şahıslar kalıyordu...İkinci dönem ... isimli şahıstan ev abiliğini aldılar, onun yerine ... isimli şahıs ev abisi oldu. Ev abisinin neden değiştiğini bilmiyorum. Bu tip bilgileri bizimle paylaşmazlardı... 2009-2010 YILLARI ÜNİVERSİTE DÖNEMİ Bu yıl eve gittiğimizde o dönem BBTM olan ... (K) ... isimli şahıs yeni bir ev tuttuklarını, yakın zamanda bir kamyonun geleceğini ve evi oraya taşıyacağımızı söyledi. Kısa bir süre sonra tuttukları kamyon geldi ve biz eşyaları yeni tuttukları ... Mahallesindeki eve taşıdık. Bu evin adı da diğer evden taşındığımız için Hakyemez olarak kaldı. Bu evin abiliğini artık ... isimli şahıs yapmıyordu Bu evin yeni abisi; O.T.Ş: nereli olduğunu bilmediğin, hakkında başka bir bilgi bilmediğim, şu an 31-32 yaşlarında olan şahıs. İsimli şahıs olmuştu... 2. Dönem ... isimli şahıs evden ayrıldı. Ancak başka bir eve mi geçti yoksa cemaatten mi ayrıldı onu hatırlamıyorum. ... isimli şahsın yerine şuan ismini hatırlayamadığım bir şahıs geldi..." yönünde beyanlarda bulunduğu, ... isimli şahıs olabileceği değerlendirilen şahısların resimlerinin K.B. isimli şahsa gösterildiği 08/05/2021 tarihli Fotoğraf Teşhis Tutanağında ise, K.B. isimli şahsın... (T.C:...) isimli kişiyi kesin ve net olarak teşhis ettiği yönünde tespitlerin yer aldığı görülmüştür.
Olayda, Bölge İdare Mahkemesince, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına ilişkin olarak İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünce dosyaya sunulan K.B. isimli şahsın davacı hakkındaki iddiaları yönünden gerekli araştırmalar yapılmadan ve K.B. isimli şahsın beyanları davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı yönünden değerlendirilmeden yalnızca ara karara verilen cevaplarda davacının irtibat ve iltisakını ortaya koyacak herhangi bir bilgi belgenin sunulmadığı belirtilerek İdare Mahkemesi kararının kaldırıldığı ve dava konusu işlemin iptali yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, İdare Dava Dairesince, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında yer alan K.B. isimli şahsa ait 06/05/2021 tarihli şüpheli ifade tutanağında yer alan davacı hakkındaki beyan ve tespitlerin davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının alınmasından sonra değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 01/07/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.