‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2022/7938 K.2025/9096

Esas No: 2022/7938 · Karar No: 2025/9096 · Karar Tarihi: 18.09.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7938
Karar No : 2025/9096

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA

**VEKİLLERİ:** Av. ...
Hukuk Müşaviri ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hatay İli, ... Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda ... olarak görev yapan davacının, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; davacı hakkındaki ceza mahkemesi kararı ve dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, davacının örgüt evi ve yurtlarında kalmadığı, ByLock kaydının bulunmadığı, Bank Asya'da hesabının olmadığı, dijital materyallerde FETÖ/PDY ile alakalı bilgiler bulunmadığı, sabit numaralardan yapılan aramaların doğrudan örgüt sistematiğine uygun olmadığı ve arayan kişilerin mahrem imam olduğu yönünde bir tespit bulunmadığı, bütün bu hususlar birlikte değerlendirilerek davacının açılan ceza davasından beraat ettiği de dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ya da iltisakı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan Anayasa 125. maddesi gereğince dava konusu işlemden kaynaklı olarak davacının yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının dava açma tarihi olan 26/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının 26/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ OLAY VE

**İLGİLİ MEVZUAT:**
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demoktarik hukuk düzenini ortadan kaldırmayı amaçlayan ve bu amacı gerçekleştirmek üzere, özellikle Devletin Mülkiye, Adliye, Emniyet Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde kadrolaşmaya giden FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin "kamu görevinde çıkarılmasına ilişkin tedbirler" kapsamında olağanüstü hal döneminde birçok kanun hükmünde kararname yürürlüğe konulmuştur.
Olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra, 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararı ile) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; ...9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işci dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır." kuralı getirilmiştir. Ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
Hatay İli, Antakya 11 Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda ambulans ve acil bakım teknikeri olarak görev yapan davacı, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve anılan kararın 09/06/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi anılan kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bursa İl Jandarma Komutanlığı emrinde 2010-2012 tarihleri arasında görev yapan davacının, hakkında yürütülen adli soruşturma kapsamında alınan 26/09/2019 tarihli analiz raporuna göre ardışık arama kayıtları şu şekildedir;
-... - 06/11/2010 - Cumartesi - 13:14:29 - 89 sn - O.K. ( MEB Personeli –Öğretmen ) - Bursa
-... - 06/11/2010 - Cumartesi - 13:17:04 - 34 sn - ... ( Askeri Personel –Astsubay ) - Bursa
-... - 22/06/2011- Çarşamba- 14:15:04 - 64 sn - C.A. ( Askeri Personel –Astsubay ) - Bursa
-... - 22/06/2011- Çarşamba - 14:16:45 - 81 sn - ... ( Askeri Personel – Astsubay ) - Bursa
-... - 20/08/2011 - Cumartesi - 15:31:19 - 0 sn - Ö.D. ( Askeri Personel – Astsubay ) - Bursa
-... - 20/08/2011 - Cumartesi -15:32:33 - 59 sn - Ö.D. ( Askeri Personel - Astsubay ) - Bursa
-... - 20/08/2011 - Cumartesi - 15:34:13 - 0 sn - ... ( Askeri Personel – Astsubay ) - Bursa
Bununla birlikte, davacı ile ardışık arandığı belirtilen O.K. isimli şahsın davacının yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında; "... Bana okunan talimat ve eklerini anladım. Sanığı tanımıyorum. Ben MEB'de çalışmaktayken şu an ihraç edildim, yargılamam devam etmektedir, etkin pişmanlıkta bulundum. FETÖ içerisinde cemaatten kopup tekrar kazandırılmak istenen askerlerin geri kazandırılmasını ben yapardım. İddianamede sanık ile ardışık arandığım tespit edilmiş, bu sebeple ardışık aranmış olabilirim. Bizim askerlerle birebir bağlantımız olmazdı. Sadece askerleri takip eden kimse o kişi bize ulaşırdı. Askerlerin ismi bize verilmezdi. Bu askerlerin öğrencilikten itibaren bağlı olduğu abileri olurdu. Bizi arayan kişinin istediği üzerine asker hakkında biz bu sivil abilere ulaşırdık. Bu da ayda yılda bir olurdu...” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen analiz raporunda belirtilen aramaların Bursa ilindeki sabit hattan yapıldığı, aramaların yapıldığı tarihte davacının Bursa ilinde astsubay olarak görev yaptığı, davacı ile ardışık arandığı iddia edilen C.A. ve Ö.D. isimli kişilerin askeri personel olduğu ve haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturması kapsamında işlem tesis edildiği, O.K. isimli kişinin ise Milli Eğitim Bakanlığı personeli olmakla birlikte örgüt içerisindeki astsubayların takibini yaptığının anlaşıldığı, söz konusu tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının, örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunduğu anlaşılan davacının, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/09/2025 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?