Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2022/7160 K.2025/6825
Özet: Uyuşmazlık, 375 sayılı KHK’nin geçici 35/B‑6 maddesi kapsamında İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı'nın gerçekleştirilen imza işleminin iptaline ve ilgili mazur kararnın bozulmasına ilişkin davada, davacının delil ve prosedurevi bağlamda Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlali iddialarıyla ortaya konmuştur. Danıştay Beşinci Daire, idare davası müdahalelerini onaylayarak temyiz talebini reddetti ve önceki mahkeme kararının sonrasız şekilde devam ettirilmesine hükmetmiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/7160
Karar No: 2025/6825
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar): 1-... Bakanlığı /...
2- ... Komutanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın geçici 35/B-6 maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına dair İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Sabit hatlı telefonlardan görüştüğüne ilişkin HTS kayıtlarının elde ediliş şeklinin hukuka aykırı olduğu, var olduğu iddia edilen aramaların gerçeği yansıtmadığı, şüphenin aleyhine değerlendirildiği, baz-karşı baz uyumunun ortaya konulamadığı, içeriği tespit edilemeyen HTS kayıtlarının tek başına mahkumiyete delil olamayacağı, sohbet toplantılarına katıldığı yönünde verilen tanık beyanlarını kabul etmediği, sohbet toplantılarına katılmadığı, örgüte müzahir evlerde kalmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata saygı hakkının, silahların eşitliği ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiği, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2022/7160
Karar No: 2025/6825
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar): 1-... Bakanlığı /...
2- ... Komutanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın geçici 35/B-6 maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına dair İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Sabit hatlı telefonlardan görüştüğüne ilişkin HTS kayıtlarının elde ediliş şeklinin hukuka aykırı olduğu, var olduğu iddia edilen aramaların gerçeği yansıtmadığı, şüphenin aleyhine değerlendirildiği, baz-karşı baz uyumunun ortaya konulamadığı, içeriği tespit edilemeyen HTS kayıtlarının tek başına mahkumiyete delil olamayacağı, sohbet toplantılarına katıldığı yönünde verilen tanık beyanlarını kabul etmediği, sohbet toplantılarına katılmadığı, örgüte müzahir evlerde kalmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata saygı hakkının, silahların eşitliği ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiği, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.