‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2022/6257 K.2025/14159

Esas No: 2022/6257 · Karar No: 2025/14159 · Karar Tarihi: 10.12.2025
Özet: (1) Uyuşmazlık, davacının 677 sayılı kanun hükmünde kararnameye göre kamu görevinden çıkarılmasının ardından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı göreve iade talebinin reddine ilişkin başvurusunun iptali yönündedir. (2) Mahkeme, sürecin yeniden değerlendirilmesinin gerektiğine karar vererek, dosyanın ilgili Bölge İdare Mahkemesi’ne geri gönderilmesini ve önceki kararın bozulmasını hükümletti.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/6257
Karar No: 2025/14159

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı / ANKARA

VEKİLLERİ: Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı tarihte Bank Asya'ya para yatırdığının, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığının tespit edildiği, davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 18/03/2015-29/04/2016 tarihleri arasında ödeme bilgisinin bulunduğunun tespit edildiği, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı ayrıca ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile davacının, örgüt talimatı ile Bank Asya'ya para yatırdığı tespit edilerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin görüldüğü belirtilmiş ve davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından, kendisine savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı hususu ileri sürülmüş ise de, kamu görevinden çıkarılanların hem Anayasa Mahkemesi hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından etkili başvuru yolu olarak kabul edilen, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurabilmeleri ve başvurunun reddi halinde, yargısal başvuru yapabilmeleri, mahkemeye her türlü delil ileri sürebilmeleri, savunma yapabilmeleri ve çelişmeli yargılama usulünün bütün kurallarının uygulanması nedeniyle, davacının bu iddiasına itibar edilmediği, dava konusu Komisyon kararında, davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 18/03/2015-29/04/2016 tarihleri arasında ödeme bilgisinin bulunduğu tespitine yer verilmiş ise de; davacı tarafından istinaf dilekçesinde, söz konusu şirkete ödeme yapmadığı ileri sürüldüğünden, dosya münderecatı çerçevesinde yapılan incelemede, davacının adı geçen şirkete ödeme yaptığını gösteren somut bilgi ve belge bulunmadığı görülmekle, şirket ödeme bilgisinin davacı aleyhine olacak şekilde hükme esas alınamayacağı, bununla birlikte, Mahkeme kararında davacı hakkında yapılan diğer tespit ve değerlendirmelerde ise hukuki isabetsizlik bulunmadığından istinaf isteminin reddi gerektiği, İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olup, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuru hakkı tanınmasının savunma hakkı yerine geçmeyeceği, Anayasa'nın emredici hükümlerinin dikkate alınmadığı, kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü olmadığı, dava ve istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü iddiaları karşılayacak şekilde yeterli bir gerekçeye yer verilmeden istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, hakkındaki Bank Asya iddiasına ilişkin bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, anılan banka nezdindeki 6.000,00-TL tutarındaki cüzi hesap hareketlerinin FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyacak nitelikte olmadığı, örgüt talimatıyla hareket etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve

İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.

Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.

MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.

22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 tarih ve E:2018/78, K:2022/114 sayılı kararıyla, 7083 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ... ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.

Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.

Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

Diğer yandan, davacının, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddine karar verildiği, anılan kararın Yargıtayca bozulması üzerine yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve söz konusu kararın temyiz kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.

AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).

Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.

Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı tespitine yer verilmiştir.

Bu tespit ile ilgili olarak davacı, tüm dosya kapsamındaki ve ceza yargılamasındaki beyanlarında özetle; hakkındaki Bank Asya iddiasına ilişkin bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, anılan banka nezdindeki 6.000,00-TL tutarındaki cüzi hesap hareketlerinin FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyacak nitelikte olmadığını, örgüt talimatıyla hareket etmediğini, Bank Asya'da hesap açtığı dönemden yakın zaman sonra ev satın aldığını, kredi kullanabilmek için hesap açılması gerektiğinin bildirilmesi üzerine anılan bankada hesap açtığını, daha sonra ise yetkililerin çağrılarına uyarak bu bankadan parasını çekip krediyi başka bir katılım bankasından kullandığını, örgüte finansal destek sağlama amacı olmadığını, örgüt talimatına uyarak ev, araba satıp bankaya yatıran kişilerin bulunduğu ortamda cüzi miktardaki hesap hareketlerinin örgüte destek olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen bankanın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kar amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır.

Bu kapsamda, davacı adına açılmış olan hesaptaki FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, bankanın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğine yönelik bir inceleme yapılması gerekmektedir.

Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "... Sanığın Bank Asya Katılım Bankasındaki hareketleri incelendiğinde sanığın 06/01/2014 - 29/05/2015 tarihleri arasında Asya Katılım Bankasında 28/08/2014 tarihli hesabın bulunduğu, 08/09/2014 tarihinde 5.500,00 TL'lik 91 gün vadeli katılım hesabı açıldığı, sanığın hesabında Eylül 2014 itibariyle 6.800,00 TL para bulunduğu, Ekim 2014'de 7.800,00 TL para bulunduğu, Mart 2015 tarihi itibariyle paranın hesaptan çekildiği tespit edilmiş ise de de anlam taşıyan hesap hareketleri olmadığı, iktisadi olarak yapılan işlemler olduğu anlaşılmış ..." şeklinde tespitlerde bulunulduğu görülmüştür.

Yukarıda belirtilen Ceza Mahkemesi kararındaki davacının anlam taşıyan hesap hareketleri olmadığı, işlemlerin iktisadi işlemlerden ibaret olduğu yönündeki tespitler ve dava dilekçesi ekinde sunulan 26/03/2015 tarihinde davacının eşi N.K. adına 86.000,00-TL satış bedelli tapu senedi ve aynı tarihli T.F. Katılım Bankası A.Ş.'den eşi adına kullanılan krediye ilişkin belgeler dikkate alındığında davacının ev almak için hesapta para biriktirdiği, örgüte finansal destek sağlama amacı taşımadığı yönündeki iddiası Dairemizce itibar edilebilir nitelikte bulunmuş ve davacının örgüt talimatıyla hareket etmediği ve örgüte finansal destek sağlama amacı taşımadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, anılan hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen husus dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür.

Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 10/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?