Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2022/5758 K.2023/16435
Özet: Uyuşmazlık, davacının OHAL döneminde kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek göreve iade ve maddi haklarının 692 sayılı kanun hükümlerine göre faizli şekilde ödenmesini talep ettiği konudur. Mahkeme, davacının iddialarını reddederek, kamu görevinden çıkarılmasını hukuki olarak geçerli kılıp, maddi hak talebini de fatvine uygun şekilde ödenmesi kararı vermiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/5758
Karar No: 2023/16435
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı
Vekiller i: ...
İstemin Özeti: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda, OHAL süresiyle sınırlı olarak geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına dair Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM tarafından süresinde onaylanmadığı, yürütme ve yasama organlarının yargılama yetkisinin bulunmadığı, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının suçlamalara dayanak yapılanamayacağı, somut delil ve gerekçe gösterilmediği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki fiillerinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, ByLock programının münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılmadığı, ByLock programına ilişkin verilerin yasa dışı delil niteliğinde olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılmayacağı, bu programa ilişkin verilerin kendisine verilmediği, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği, Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu ve yasal nitelik taşığı, hesap açtığı tarihte Bank Asya'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgisi ve iltisakının ispatlanmadığı, sonradan elde edilen delillerin daha önce tesis edilmiş olan işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, irtibat ve iltisak kavramlarının hukuki karşılığının bulunmadığı, suç ve cezaların kanunla düzenlenebileceği ve geçmişe yürütülemeyeceği, aynı suçlama ve faaliyetlere dayalı olarak iki ayrı yargılama yapılamayacağı, Anayasada ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2022/5758
Karar No: 2023/16435
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı
Vekiller i: ...
İstemin Özeti: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda, OHAL süresiyle sınırlı olarak geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına dair Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM tarafından süresinde onaylanmadığı, yürütme ve yasama organlarının yargılama yetkisinin bulunmadığı, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının suçlamalara dayanak yapılanamayacağı, somut delil ve gerekçe gösterilmediği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki fiillerinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, ByLock programının münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılmadığı, ByLock programına ilişkin verilerin yasa dışı delil niteliğinde olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılmayacağı, bu programa ilişkin verilerin kendisine verilmediği, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği, Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu ve yasal nitelik taşığı, hesap açtığı tarihte Bank Asya'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgisi ve iltisakının ispatlanmadığı, sonradan elde edilen delillerin daha önce tesis edilmiş olan işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, irtibat ve iltisak kavramlarının hukuki karşılığının bulunmadığı, suç ve cezaların kanunla düzenlenebileceği ve geçmişe yürütülemeyeceği, aynı suçlama ve faaliyetlere dayalı olarak iki ayrı yargılama yapılamayacağı, Anayasada ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.