Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2022/5589 K.2023/19267
Özet: (1) Uyuşmazlık, kamu görevinden çıkarılan davacının OHAL döneminde yapılan görevden çıkarılmanın anayasaya aykırı olduğunu iddia etmesi ve yolsuzluk ve yasal faiz talepleri kapsamında başlatılan idari davadır. (2) Mahkeme, davacının iddialarını reddetmiş, görevden çıkarılmanın hukuki dayanağının sürdüğünü, ByLock delillerinin geçersizliğini ve davacının talep ettiği parasal hakların ödenmesiyle ilgili kararını bozmamıştır.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/5589
Karar No: 2023/19267
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av....
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av....
İstemin Özeti: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kalındığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda ve OHAL süresiyle sınırlı olarak, geçici tedbirler alınabileceği, "terör örgütü suçunun" kasten işlenebilen bir suç olduğu, kastın bu suçun kurucu unsurlarından birisi olduğu, 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden, kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir somut delil bulunmadığı, ByLock verilerinin yasa dışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, mahkemelerin ByLock konusunda sadece MİT, Emniyet, BTK ve Cumhuriyet Savcılıklarının gönderdiği yazılara dayalı olarak ve bu yazıların mutlak doğruyu yansıttığını değerlendirerek kararlar verdiği, Temmuz 2016 öncesine ilişkin yapılmış hiçbir suçlamanın bulunmadığı, AİHM'ye göre, bir temel hakka yönelik müdahalenin yasal dayanağı olabilmesi için bu yasanın önceden kabul edilmiş, ilan edilmiş, erişilebilir ve uygulaması öngörülebilir olması gerektiği, sonradan çıkarılan bir KHK ile getirilen yükümlülük ve yaptırımın uygulamasının öngörülebilir olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2022/5589
Karar No: 2023/19267
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av....
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av....
İstemin Özeti: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kalındığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda ve OHAL süresiyle sınırlı olarak, geçici tedbirler alınabileceği, "terör örgütü suçunun" kasten işlenebilen bir suç olduğu, kastın bu suçun kurucu unsurlarından birisi olduğu, 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden, kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir somut delil bulunmadığı, ByLock verilerinin yasa dışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, mahkemelerin ByLock konusunda sadece MİT, Emniyet, BTK ve Cumhuriyet Savcılıklarının gönderdiği yazılara dayalı olarak ve bu yazıların mutlak doğruyu yansıttığını değerlendirerek kararlar verdiği, Temmuz 2016 öncesine ilişkin yapılmış hiçbir suçlamanın bulunmadığı, AİHM'ye göre, bir temel hakka yönelik müdahalenin yasal dayanağı olabilmesi için bu yasanın önceden kabul edilmiş, ilan edilmiş, erişilebilir ve uygulaması öngörülebilir olması gerektiği, sonradan çıkarılan bir KHK ile getirilen yükümlülük ve yaptırımın uygulamasının öngörülebilir olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.