Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2022/5183 K.2023/15924
672 sayılı Kanun2577 sayılı Kanun6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun
Özet: Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/5183 E. , 2023/15924 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5183 Karar No : 2023/15924 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'ye vesayeten ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5183
Karar No : 2023/15924
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'ye vesayeten ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında idari soruşturma yapılmadan kamu görevine son verildiği, yargı kararı olmadan terör örgütüne üyeliğin saptanamayacağı, masumiyet karinesi ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, 15 Temmuz 2016 öncesi eylemlerin cezalandırılması kanunların öngörülebilir olması gerekliliğine aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramları suç teşkil ediyorsa Kanun ile açıklanması gerektiği, somut ve net kavramlar olmadığı, OHAL KHK'sı ile tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran bir tedbir olduğu, hukuka aykırı olarak ByLock delili elde edildiği, AHİM kararına göre şifreli bir iletişim uygulamasının indirilmesi veya kullanılmasının ya da gönderilen mesajların gizliliğini koruyacak diğer bir koruma yöntemi kullanılmasının tek başına bu iletişim programının yasa dışı olduğunu veya eylemin suç teşkil ettiğini ispat etmeye yeterli olamayacağı, çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği, hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç olmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki eylemlerin suç oluşturmayacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle terörist damgasıyla özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının davacı ile vasisine ve davalı idareye tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5183
Karar No : 2023/15924
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'ye vesayeten ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında idari soruşturma yapılmadan kamu görevine son verildiği, yargı kararı olmadan terör örgütüne üyeliğin saptanamayacağı, masumiyet karinesi ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, 15 Temmuz 2016 öncesi eylemlerin cezalandırılması kanunların öngörülebilir olması gerekliliğine aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramları suç teşkil ediyorsa Kanun ile açıklanması gerektiği, somut ve net kavramlar olmadığı, OHAL KHK'sı ile tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran bir tedbir olduğu, hukuka aykırı olarak ByLock delili elde edildiği, AHİM kararına göre şifreli bir iletişim uygulamasının indirilmesi veya kullanılmasının ya da gönderilen mesajların gizliliğini koruyacak diğer bir koruma yöntemi kullanılmasının tek başına bu iletişim programının yasa dışı olduğunu veya eylemin suç teşkil ettiğini ispat etmeye yeterli olamayacağı, çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği, hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç olmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki eylemlerin suç oluşturmayacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle terörist damgasıyla özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının davacı ile vasisine ve davalı idareye tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.