Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2022/4650 K.2023/17065
Özet: Uyuşmazlık, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebi ve yoksun kaldığı parasal hakların faizli ödenmesi talebini içeriyor. Danıştay Beşinci Daire, temyiz başvurusunu reddederek, idam kararının usule ve hukuka uygun olduğunu, davacının iadesi ve ödenme talebinin yerine getirilmesini gerekmeyen bir karar verdi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/4650
Karar No: 2023/17065
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu hizmetinden çıkarma işlemi tesis edilirken herhangi bir yargılama yapılmadığı, kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan terör örgütü üyesi ilan edildiği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde düzenlenen temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenme suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Davacının eşi hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "... Sanık ...'in 21/09/2016, 17/10/2016,19/12/2016, 07/01/2017, 14/02/2017 tarihli Bylock Sorgu sonuç Raporları ve 05/07/2017 tarihli Bylock içeriklerine dair tutanak içeriklerine göre sanığın kullandığını beyan ettiği ... numaralı GSM hattı ve ve eşinin adına kayıtlı olan ... isimli internet hattı üzerinden ... ımeı numaralı cihaz ve ... ıd numarası ile tespit tarihi 11/08/2014 tespit tarihi olmak üzere ile münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından kullanılan Bylock isimli gizli, kriptolu proğramı kullanarak örgütün iletişim ağına dahil olduğu, sanıktan ele geçen dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan raporda, incelenene dijital materyaller üzerinde herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı belirtilmekle birlikte, sanığın incelenen ... marka cep telefonunun ımeı numarasının bylock tespiti yapılan cihazın imeı numarasından farklı olması ve bylock tespitinde belirtilen ımeı numaralı cihazın ele geçirelemediği için incelenemediğinin anlaşıldığı, Kocaeli CBS tarafından gönderilen sanık hakkındaki Bylock içerik dökümlerinden sanığın bu yazılımı memduhhan kullanıcı adı olmak üzere ... ıd no ile 08/11/2014-14/12/2014 tarihleri arasında toplamda 298 sefer giriş yaparak kullandığının, sanığın kullandığı tespit edilen bylock proğramında ... ıd numaralı S.D. (...), ... ıd numaralı (...), ... ıd numaralı (B.), ... ıd numaralı, ... ıd numaralı, ... ıd numaralı M.S. (..., ..., ..., ...) kullanıcıları ile iltişim kurduğunun ve sanığın bu proğram üzerinden S.D.(... ID), ..., ..., ..., ... ıd numaralı kullanıcılarla arama kayıtlarının olduğunun anlaşıldığı, sanığın kullandığı tespit edilen bu proram üzerinden toplam gelen arama sayısının 10, toplam alınan mail sayısının 18, toplam giden arama sayısının 3, toplam log giriş sayısının 114 olduğunun görüldüğü, dosyada mevcut Bank Asya hesap hareketleri inceleme tutanağından sanığın örgütün finans kuruluşu olan bankada hesap açtırarak sözde örgüt liderinin bu bankaya para yatırılıp destek olunması yönündeki 25/12/2013 tarihli çağrısından sonra da bu hesabı üzerinden katılım hesapları açarak TL, Euro, USD bazında para yatırma işlemlerinin olduğunun anlaşıldığı, sanığın bu şekilde örgüte maddi yardımda bulunduğu, yine sanığın dosyadaki HTS tutanaklarında belirtilen haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatları nedeni ile haklarında adli işlem yürütülen bir kısım kişiler ile telefon iletişiminin olduğu, sanığın bylock proğramını kullandığını inkar etmesi karşısında dosyadaki bylock içeriklerine dair döküm kendisine okunduğunda ve incelemesi için süre verildikten sonra sanığın bu içerikleri kabul etmemesi dışında herhangi bir savunma geliştirememesi, suçlamayı kabul etmediğini bildirdiği ancak yukarıda sayılan delillere makul bir açıklama getiremediği bu şekilde savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik soyut derecede kaldığı ve itibar edilmemesi gerektiği kanaati ile sanığın üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediğinin sabit olduğu,.." gerekçesiyle verilen mahkumiyet kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile, "... Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih, ... soruşturma ve ... sayılı iddianamesi ile temyize konu dava dosyası kapsamında yargılamaya yansımayan yeni deliller bulunduğundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde ... esas sayı ile kamu davası açıldığının bildirilmesi, yargılamaya konu iddianamede ... sayı ile yürütülen soruşturma kapsamındaki delillere ve verilere atıfta bulunulduğunun belirtildiğinin görülmesi karşısında; yargılanan sanığa yüklenen silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçunun örgüt üyeliği suçunu da barındırması nazara alındığında tek suç ya da birden fazla suçun mevcudiyetinin araştırılması hususu gözetilerek; bildirilen dava dosyasının getirtilip incelenerek, kesinleşmiş ise onaylı sureti dosya içerisine alınıp, derdest ise iş bu dosya ile birleştirilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,.." gerekçesiyle bozulduğu ve bozma sonrası yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında devam ettiği değerlendirildiğinde, dava dosyasında yer alan davacı hakkında ByLock iletişim sistemini kullandığı hususunun açık ve net olarak ortaya konulamadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında "... Her ne kadar sanık ... hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK 314/2 madde gereğince cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de bylock raporunda bylock uygulamasının GSM hattı ile değil adsl hattı ile kullanıldığının belirtildiği, sanığa ait dijital materyal export raporunda bylock programına veya bylock kalıntısına rastlanmadığının belirtildiği..." gerekçesi ile hakkında verilen mahkumiyet kararının Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E:... K:... sayılı kararı ile "... Eşi hakkında da aynı suçtan ceza soruşturması yapıldığı halde anılan örgütle irtibatını ortaya koyan hiç bir delil ikame olunamayan sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.'de mevcut cari hesabı üzerinde 22.01.2016 tarihine kadar devam eden bankacılık işlemlerini, bizzat ve doğrudan TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bildiği FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme kastı ile gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheyi ortadan kaldıracak kesinlikte delil bulunmadığından ispat edilemeyen müsnet suçtan beraati yerine, olgu ve delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde, yerinde olmayan gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır..." gerekçesiyle bozulduğu ve bozma sonrası yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2022/4650
Karar No: 2023/17065
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu hizmetinden çıkarma işlemi tesis edilirken herhangi bir yargılama yapılmadığı, kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan terör örgütü üyesi ilan edildiği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde düzenlenen temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenme suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Davacının eşi hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "... Sanık ...'in 21/09/2016, 17/10/2016,19/12/2016, 07/01/2017, 14/02/2017 tarihli Bylock Sorgu sonuç Raporları ve 05/07/2017 tarihli Bylock içeriklerine dair tutanak içeriklerine göre sanığın kullandığını beyan ettiği ... numaralı GSM hattı ve ve eşinin adına kayıtlı olan ... isimli internet hattı üzerinden ... ımeı numaralı cihaz ve ... ıd numarası ile tespit tarihi 11/08/2014 tespit tarihi olmak üzere ile münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından kullanılan Bylock isimli gizli, kriptolu proğramı kullanarak örgütün iletişim ağına dahil olduğu, sanıktan ele geçen dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan raporda, incelenene dijital materyaller üzerinde herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı belirtilmekle birlikte, sanığın incelenen ... marka cep telefonunun ımeı numarasının bylock tespiti yapılan cihazın imeı numarasından farklı olması ve bylock tespitinde belirtilen ımeı numaralı cihazın ele geçirelemediği için incelenemediğinin anlaşıldığı, Kocaeli CBS tarafından gönderilen sanık hakkındaki Bylock içerik dökümlerinden sanığın bu yazılımı memduhhan kullanıcı adı olmak üzere ... ıd no ile 08/11/2014-14/12/2014 tarihleri arasında toplamda 298 sefer giriş yaparak kullandığının, sanığın kullandığı tespit edilen bylock proğramında ... ıd numaralı S.D. (...), ... ıd numaralı (...), ... ıd numaralı (B.), ... ıd numaralı, ... ıd numaralı, ... ıd numaralı M.S. (..., ..., ..., ...) kullanıcıları ile iltişim kurduğunun ve sanığın bu proğram üzerinden S.D.(... ID), ..., ..., ..., ... ıd numaralı kullanıcılarla arama kayıtlarının olduğunun anlaşıldığı, sanığın kullandığı tespit edilen bu proram üzerinden toplam gelen arama sayısının 10, toplam alınan mail sayısının 18, toplam giden arama sayısının 3, toplam log giriş sayısının 114 olduğunun görüldüğü, dosyada mevcut Bank Asya hesap hareketleri inceleme tutanağından sanığın örgütün finans kuruluşu olan bankada hesap açtırarak sözde örgüt liderinin bu bankaya para yatırılıp destek olunması yönündeki 25/12/2013 tarihli çağrısından sonra da bu hesabı üzerinden katılım hesapları açarak TL, Euro, USD bazında para yatırma işlemlerinin olduğunun anlaşıldığı, sanığın bu şekilde örgüte maddi yardımda bulunduğu, yine sanığın dosyadaki HTS tutanaklarında belirtilen haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatları nedeni ile haklarında adli işlem yürütülen bir kısım kişiler ile telefon iletişiminin olduğu, sanığın bylock proğramını kullandığını inkar etmesi karşısında dosyadaki bylock içeriklerine dair döküm kendisine okunduğunda ve incelemesi için süre verildikten sonra sanığın bu içerikleri kabul etmemesi dışında herhangi bir savunma geliştirememesi, suçlamayı kabul etmediğini bildirdiği ancak yukarıda sayılan delillere makul bir açıklama getiremediği bu şekilde savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik soyut derecede kaldığı ve itibar edilmemesi gerektiği kanaati ile sanığın üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediğinin sabit olduğu,.." gerekçesiyle verilen mahkumiyet kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile, "... Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih, ... soruşturma ve ... sayılı iddianamesi ile temyize konu dava dosyası kapsamında yargılamaya yansımayan yeni deliller bulunduğundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde ... esas sayı ile kamu davası açıldığının bildirilmesi, yargılamaya konu iddianamede ... sayı ile yürütülen soruşturma kapsamındaki delillere ve verilere atıfta bulunulduğunun belirtildiğinin görülmesi karşısında; yargılanan sanığa yüklenen silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçunun örgüt üyeliği suçunu da barındırması nazara alındığında tek suç ya da birden fazla suçun mevcudiyetinin araştırılması hususu gözetilerek; bildirilen dava dosyasının getirtilip incelenerek, kesinleşmiş ise onaylı sureti dosya içerisine alınıp, derdest ise iş bu dosya ile birleştirilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,.." gerekçesiyle bozulduğu ve bozma sonrası yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında devam ettiği değerlendirildiğinde, dava dosyasında yer alan davacı hakkında ByLock iletişim sistemini kullandığı hususunun açık ve net olarak ortaya konulamadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında "... Her ne kadar sanık ... hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK 314/2 madde gereğince cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de bylock raporunda bylock uygulamasının GSM hattı ile değil adsl hattı ile kullanıldığının belirtildiği, sanığa ait dijital materyal export raporunda bylock programına veya bylock kalıntısına rastlanmadığının belirtildiği..." gerekçesi ile hakkında verilen mahkumiyet kararının Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E:... K:... sayılı kararı ile "... Eşi hakkında da aynı suçtan ceza soruşturması yapıldığı halde anılan örgütle irtibatını ortaya koyan hiç bir delil ikame olunamayan sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.'de mevcut cari hesabı üzerinde 22.01.2016 tarihine kadar devam eden bankacılık işlemlerini, bizzat ve doğrudan TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bildiği FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme kastı ile gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheyi ortadan kaldıracak kesinlikte delil bulunmadığından ispat edilemeyen müsnet suçtan beraati yerine, olgu ve delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde, yerinde olmayan gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır..." gerekçesiyle bozulduğu ve bozma sonrası yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.