‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2022/16509 K.2024/18848

Esas No: 2022/16509 · Karar No: 2024/18848 · Karar Tarihi: 19.11.2024
Özet: Davacı, idare kararıyla kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin TÜİK’de bildirilen iptal talebinin reddiyle ilgili olarak yapılan temyiz başvurusunda, takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığını ve yeterli inceleme yapılmadığını iddia ediyor. Danıştay Beşinci Daire, temyiz isteğini reddederek, bölge idare mahkemesinin kararını onaylıyor ve temyiz giderleri davacıya bırakmayı karar veriyor.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/16509
Karar No: 2024/18848

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...

Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle bildirilen Adalet Bakanlığının ... tarih ve .../... sayılı işlemi ile ... tarihli Bakan Olur'unun iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu, idarenin takdir yetkisini hukuka aykırı kullandığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aleyhe değerlendirilemeyeceği, yeterli inceleme yapılmadan dava konusu işlemin tesis edildiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle bağının bulunmadığı, HTS kayıtlarının örgütle bağlantısına delil teşkil etmeyeceği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

Bu durumda, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararında yer alan ''... Sanık ...'ın 2012 yılında örgütün sohbet toplantılarına katılmaya başladığı, bayanlardan sorumlu adliye mahrem imamı olduğu değerlendirilen "..." kod isimli Y.Ö. ve diğer örgüt mensuplarıyla örgütün gizlilik politikası içerisinde görüşmelerde bulunduğu, Y.Ö.'ün operasyonel hat olarak kullandığı ... numaralı gsm hattıyla yukarıda ayrıntısı belirtildiği üzere çok sayıda kez iletişim kurduğu, sanığın savunmasında "... kod Y.Ö.'ü "..." ismi ile tanıdığını, "..." ismi ile tanımadığını" belirtmesine karşın sanıktan elde edilen cep telefonu rehberinde Y.Ö.'ün operasyonel hat olarak kullandığı... numaralı GSM hattını "... Hoca" olarak kaydettiğinin dijital materyal incelemesi sonucu anlaşılması nazarında halen örgütte üst düzey konumda yer alan ... kod Y.Ö.'ü örgütsel tavırla korumaya çalıştığı, incelenen HTS kaydına göre sanığın örgüt tarafından Y.Ö.'den sonra kendisi ile ilgilenmesi için görevlendirilen V.Ş. isimli şahıs ile de 31/05/2014 ve 06/01/2015 tarihleri arası 4 farklı tarihte iletişiminin bulunduğu, sanığın aranmış olduğu operasyonel hattan sanıkla birlikte ardışık olacak şekilde haklarında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü soruşturması kapsamında adli işlem bulunan birden fazla şahsın da aranmış olması ve HTS kayıtlarında sanığın bu şahıslarla da irtibat halinde olduğunun görülmesi...'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?